English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ I ] / I knew it

I knew it traduction Turc

16,360 traduction parallèle
I knew it!
Biliyordum!
I knew it, I knew it, I knew it!
Biliyordum, biliyordum, biliyordum!
I knew it.
Biliyordum.
- Mmm, I knew it!
Anlamıştım!
Yes! I knew it...
Biliyordum...
I knew it!
Biliyordum.
- I knew it.
- Biliyordum.
I knew it when you said it.
Söylediğin an anlamıştım.
At least then they wouldn't think I knew it was coming.
- En azından haberim varmış gibi gözükmezdim.
I knew it didn't sound good.
Sonunun iyi olmayacağını biliyordum.
And my offer to quit, I knew it'd push you to do it.
Benim işi bırakmana dair teklifim de seni iyice kamçıladı.
I... I didn't know what... "inside you" meant at 13, but I knew it needed to be off your phone.
Ve 13 yaşımdayken'içine girmek'ne anlama geliyordu bilmiyordum ama silinmesi gerektiğini biliyordum.
But I knew it was Andy in that water.
Fakat sudakinin Andy olduğunu anladım.
I knew it had to be you.
Sen olduğunu biliyordum.
Oh, bloody hell. I knew it.
Siktir, biliyordum.
- See, I knew it.
- Bak, söylemiştim!
I mean I knew it was founded by Quakers, but beyond that...
Protestanlar tarafından kurulduğunu biliyordum ama onun ötesinde...
I knew it, but I didn't wanna believe it.
Biliyordum ama inanmak istememiştim.
I knew it!
- Biliyordum!
I knew it was you the moment I saw you.
Seni görür görmez onun sen olduğunu anlamıştım.
Before I knew it she stole my heart away
Ve bir bakmışım ki Kalbimi almış götürmüş
I knew it would come back to haunt me,
Beni avlamak için geri dönebileceğini biliyordum.
I knew it was you.
Sen olduğunu biliyordum.
I knew it just wasn't Vandal Savage.
Sadece Vandal Savage olmadığını biliyordum.
I knew you had more than a bad burrito the other day. I knew it was more than that.
Geçen gün bozuk dürüm yemiştin falan ama ama bundan fazlası olduğunu biliyordum be.
I just was really scared of what it was that I knew that I needed.
Sadece ne istediğimi bildiğim için korkuyordum.
I'm telling you. Elias knew it was someone from our class.
Elias bizim sınıftan biri olduğunu biliyordu.
I just think it's unethical and some of the listeners would be upset if they knew calls were faked.
Bence bu hiç etik değil ve dinleyenlerimizden bazıları aramaların sahte olduğunu öğrenirse üzülecektir.
It was like I suddenly knew what I had to do.
Sanki bir anda yapmam gerekeni anlamıştım.
I knew it!
Biliyordum lan!
And I knew that if I gave you my money, that you wouldn't sleep until you put it in all the right places.
Ve sana paramı verirsem doğru yere yatırana kadar uyumayacağını biliyorum.
I knew that if I gave you my money, you would do whatever you had to and wouldn't care what it looked like.
Sana parayı verdiğimde yapman gerekeni yaptın ve nasıl göründüğüne bakmadın...
I knew what would happen with it, and I didn't know if I could or should be involved in that.
Ne olacağını biliyordum ama bu işin içinde olmalı mıyım, bilmiyordum.
And I knew the firm, the surviving families, would need it.
Şirketin, geride kalan ailelerin bu paraya ihtiyacı olacağını biliyordum.
You know, I always knew something was wrong ; and I had this anger, I couldn't put my finger on it, until here.
Bilirsin, bir şeylerin yanlış olduğunu hep biliyordum ve içimde bu öfke vardı ama bir türlü çözemiyordum, ta ki burada.
So I let it leak that we were closer than anyone knew.
Ben de bu işi en iyi bizim yapacağımızı ona gösterdim.
You know I made those trades after the first tower was hit, before we knew it was terrorism, before I knew my whole firm was gonna die.
Ben o işlemleri İIk Kule vurulduktan sonra, terör saldırı olduğunu ve tüm ortaklarımın öldüğünü öğrenmeden önce yaptım.
I did it because even though I knew my colleagues, my friends would all be gone, their families would still be here, and they would be my responsibility.
Meslektaşlarımın, arkadaşlarımın hepsinin öldüğünü ama ailelerinin arkada kaldığını ve kalanların benim sorumluluğumda olduğunu bildiğim için bunu yaptım.
It's just some people, if they knew exactly what I looked like, they wouldn't even show up, so adjustments... need to be made.
Evet benim. Bazı insanlar görünüşümü tam olarak bilince de, boy göstermiyorlar bile...... işte bu yüzden de düzenlemeler yaptım.
Somehow I knew that was the only way it would happen.
Bir şekilde bunun olmasının tek yolunun bu olduğunu biliyordum.
I made it clear what we knew.
Neyi bildiğimizi açık açık belirttim.
I thought you knew how I was resurrected and... and what it did to me.
Nasıl hayata geri döndüğümü bildiğini sanıyordum. Bana ne yaptığını.
When I was there, It knew everything that Will did, even after he was... gone.
Ben oradayken, O şey Will'in bildiği her şeyi biliyordu. Hatta o öldükten sonra bile.
Technically, I see a child come in looking like that, I'm supposed to pick up the phone, but... I assumed you already knew about it.
Teknik olarak bir çocuğu öyle gördüğümde telefon açmam gerekir ama sizin çoktan bildiğinizi varsaydım.
He knew what it meant and I can't remember the words.
Ne anlama geldiğini biliyordu. Ama ben kelimeleri hatırlayamıyorum.
I knew when I brought you back, it would never be about saving lives.
Seni geri getirdiğimde hayat kurtarmakla ilgilenmeyeceğini biliyordum.
But that was a completely black assignment, so I'd be very interested to know how Shadowspire knew about it.
Ama tamamıyla gizli bir görevdi dolayısıyla Shadowspire'ın bunu nereden öğrendiğini bilmek isterim.
I knew it.
- Biliyordum.
It was one time, and I knew that you and Oliver were together, but I was young and stupid and selfish, and I should have been honest with you.
Tek seferlik bir şeydi ve Oliver ile beraber olduğunuzu biliyordum ama aptal ve bencildim ve sana karşı dürüst olmam gerekirdi. Hayır.
I knew it wasn't real!
- Gerçek olmadığını biliyordum!
Phonograph! I knew that,'cause I invented it.
Bunu biliyordum çünkü onu ben icat ettim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]