English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ N ] / Neither did he

Neither did he traduction Turc

97 traduction parallèle
- Neither did he half the time.
- Hayatının yarısında da yoktu
- Neither did he.
- O da pek farkında değildi.
Come to think of it, neither did he.
Düşünüyorum da, onun için de öyle.
Neither did he.
Benim de.
Neither did he marry another woman
Başka biriyle de evlenmedi.
Neither did he.
Ona da söylemedin.
Apparently, neither did he.
Bunu o da beklemiyordu.
AND THEN AGAIN, NEITHER DID HE.
Ve sonrasında, onunda şansı kalmadı.
Yeah, neither did he.
Evet. O da anlamadı zaten.
Then again, neither did he.
Zaten o da görememişti. "
Neither did he cast any spell, nor did he try to deceive me.
O ne büyü yaptı ne de beni kandırdı.
- Neither did he till recently.
- John da bilmiyordu.
Neither did he.The tumor was doing crazy things to his mind...
Tümör zihnini çok karıştırıyordu.
Neither did he.
O da kesmedi.
Neither did he.
O da bilmiyordu.
Neither did he, I never let it show.
O da etmemişti, çaktırmıyordum.
Neither did he really.
Aslıında o da pek tanımaz
Neither did he.
O da girmiyordu.
I didn't know she was his at the time and neither did he, for that matter
O sıralar Claire'in onun kızı olduğunu bilmiyordum. Nathan'ın da haberi yoktu.
Well, neither did he.
- O da işlememiş.
And neither did he.
And neither did he.
I didn't feel a thing, so neither did he.
Hiçbir şey hissetmedim aynı şekilde o da.
I didn't know what I was doing. Neither did he.
İkimiz de ne yaptığımızı bilmiyorduk.
This was always his excuse, but neither he nor we believed it and he did not try to disguise its conventionality
Bahanesi her zaman buydu fakat buna ne o ne de biz inanıyorduk. O da resmiyetini gizlemeye çalışmıyordu.
Neither did Jackson, just before he collapsed.
Jackson da kırpmıyordu.
The real business world. And for that matter, neither did your husband. He lived in that ivory tower of Pentagon bureaucrats, pushovers.
Kayınbiraderim gelecek ay 20. yıldönümü partisi düzenliyor, ve ben de aslında düşünüyordum ki, gündeme getirmeli miyim yoksa getirmemeli miyim, bilmiyorum.
Neither did Benjamin Franklin when he flew that kite in the thunderstorm.
Benjamin Franklin de fırtınada uçurtma uçururken ne yaptığını bilmiyordu.
Neither did Dwyer's, so he had to play with his sister's.
Dwyer'a da, bu yüzden kızkardeşininkilerle oynamak zorunda kalmış.
Neither did Gabby Hayes, and he was 90.
- Gabby Hayes'in de yoktu. - Ama 90 yaşındaydı.
Oh, he didn't make it, and neither did you.
Başaramadı, senin gibi!
If he's neither, how did he know where the body would be?
Eğer değilse, cesedin nerede bulunacağını nasıl bildi?
Neither did Reza but I insisted and he ate some anyway
Rıza'nın da... ama yemesi için ısrar ettim.
Neither did he.
O da öyle.
But he didn't mention anything, and neither did I... so I don't know.
Ama hiç konusunu açmadı, ben de bir şey söylemedim yani bilmiyorum.
Neither one of us believe that he did it. He hadn't the balls to do this.
İkimiz de onun yaptığına inanmıyoruz.
Neither do I... barry fleming. Why did he let me in?
Son beş aydır ayda bin dolar ödediğim bir şantajcı.
Neither did lieutenant Cameron when he died, sir.
Öldüğünde, Teğmen Cameron da anlamamıştı, efendim.
Neither did L. Ron when he started.
L. Ron'da bilmiyordu başladığında.
He didn't care about dancing and neither did I!
Dans etmenin veya ne istediğimin onun için bir önemi yoktu!
Neither did he.
Kurban da öyle.
I can't be certain he did it, and neither can you.
Onun yaptığını ne ben ne de sen, kesin olarak söyleyemeyiz.
He won't tell us his name, either. He didn't have any i.d. On him, and neither did the dead guy.
Ne onun üzerinden ne de ölü adamın üzerinden kimlik yok.
He wishes that he could take back what he did, but he can't change what happened, and neither can you.
Olanları değiştirebilmeyi o kadar çok istiyor ki, ama olan oldu, sen de o da bunu değiştiremezsiniz.
HE DIDN'T DO IT, AND NEITHER DID I.
Evet, onu cuma gecesi aldım. Evet, tamam.
Neither did the miller when he left his house that morning.
İyi geceler denir, ama zebra diyenler de var.
Ηe said he was going to go help my mother but he didn't come back, and neither did she.
Anneme yardım edeceğini söylemişti ama o da, annem de geri gelmedi.
He didn't like it. Neither did the second,
İkincisi de.
- No, I didn'T. Neither did anyone else, because he's not dead.
Hayır ne ben ne başkası kocanı öldürmedi.
And neither am I, but we're, uh... we're still alive because of what he did... for what it's worth...
Ben de değilim, ama onun sayesinde hala hayattayız. - Ne önemi var ki..
Did you dump him or did he dump you? Neither.
O mu seni terk etti, sen mi onu terk ettin?
Neither did he when you hired him.
Babamı işe aldığınızda onun da yoktu.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]