English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ P ] / Play it again

Play it again traduction Turc

397 traduction parallèle
But I could play it again and see.
Yine de tekrar çalıp bakabilirim.
And he'll play it again.
Bir kere daha oynayacak.
You must play it again soon.
Yine oynamalısın.
- Play it again.
- Tekrar çal.
- Play it again!
- Bir kez daha çal!
Callers have complained they couldn't hear all of the Vince Everett record... because of the commercial, so we're going to play it again.
Reklamlar yüzünden Vince Everett'ın... şarkısını dinleyemediğinden yakınan o kadar çok kişi aradı ki... kaydı tekrar çalacağız.
I'll never want to play it again.
Bir daha asla oynamak istemiyorum.
Play it again.
Yine oyna.
Play it again!
Tekrar!
- Play it again!
Yeniden çal.
Play it again?
Tekrar çalalım mı?
I'm gonna play it again.
Tekrar çalayım.
Play it, play it again, just like you done it before, real sweet.
Tekrar çal, demin çaldığın gibi, tatlı bir şekilde.
Play it again, Sam.
Tekrar çal, Sam.
Play it again while I get some tea.
Ben çay alırken sen tekrar çal.
Shall we play it again?
Bir daha çalalım mı?
Gonna play it again?
Tekrar çalacak mısın?
Play it again.
Tekrar çal.
No, you can't play it again.
Hayır, tekrar çalamazsın onu.
Play It Again! One More Time!
Bir daha!
Play it again, Magic Balladeer.
Tekrar çal, sihirli aşık.
Play it again.
Bir daha dinlet.
[Groans] That's it, play it again,
Aferin oğlum.
- Play it again.
Tekrar dinletsene.
- Stop. Zoom in, and play it again.
Yakınlaştır, tekrar oynat.
You play it over and over again.
Tekrar tekrar çalıyorsun.
Like it was in my mind to ask you, if I hadn't been so late, would you play for me again?
Eğer bu kadar geç gelmeseydim, sana bir şey soracaktım, benim için tekrar çalar mısın, diyecektim?
It's been years. I'll never live to play on Broadway again.
Ne kadar çabuk geçiyor yıllar Bir daha ala sahneye çıkamayacağım.
He said it'd be at least two months before I could play golf again.
Tekrar golf oynayabilmemin en az 2 ay'ı bulacağını söyledi.
What does it cost me to play again?
Ben kaç koyacaktım?
This play is not only canceled, but I'll see to it that neither one of you ever works again on any stage!
Bu oyun sadece iptal edilmekle kalmayacak, fakat sizlerden hiçbirinin herhangi bir sahnede çalışmamanızı da sağlayacağım!
It's that same play again. Kelly over, right tackle.
İlerliyor, aynı oyunu uyguluyor.
Maybe we should do it again. I mean, we could play Monopoly, something.
Keşke ölseydim!
I mean it. I'll never play the piano again.
Bir daha asla sana rol yapmam.
If you are lucky at play, you should profit by it and place the money you win at decent interest so that you may find it again some day.
Eğer kumarda şanslıysanız kazandıklarınızı doğru dürüst bir faize koyun ki ileride gerektiğinde kullanabilesiniz.
And again... No, it's kept in play this time.
Ve yine...
It was trying to catch the speckled fishes that play in the pool and I had to clod it to try to make it go up the tree again and let them alone.
Gölette oynayan benekli balıkları yakalamaya çalışıyordu ve onları rahat bırakması için onu tekrar ağacın tepesine göndererek bunu engellemek zorundaydım.
Sarah knows how to play poker? It's good to see you again.
Sarah, tekrar görüştüğümüze sevindim.
I think it means that if I build a baseball field out there Shoeless Joe Jackson will come back and play ball again.
Sanırım orada bir beyzbol sahası kurarsam... Ayakkabısız Joe Jackson geri gelecek ve yeniden oynayacak.
It means they never let him play the game again.
Yani onun tekrar beyzbol oynamasına asla izin vermediler.
[Eugene A. Cernan] Your first feelings of weightlessness as it hits you... is like going down a country road about 60 miles an hour, And then you get over the bump, and you get that good sensation feeling... and then, boom, you're back down again.
Yerçekimsizlik sizi vurduğunda hissettiğiniz ilk şey bir yolda saatte 150 km hızla gidiyormuşsunuz da bu hızla bir tümsekten geçerken zıplayıp tekrar yere çarpıyormuşsunuz gibi bir his olur.
For months I kept expecting Ma to beg me to play chess again, but she never mentioned it, as if I had never played at all.
Aylarca, annemin tekrar oynamam için yalvaracağını umarak sözümü tuttum. Fakat sanki hiç oynamamışım gibi asla satrancın sözünü etmedi.
That's good... because I'll see to it you never play any clubs again!
Bu iyi çünkü bir daha hiçbir yerde çalmamanı sağlayacağım.
Play it again!
Tekrar oyna!
We'll do it again in a minute. and you can play for a while...
Bir dakikaya yine yaparız biraz oynayabilirsiniz...
Now it's play ball'again... but not the sort Dodger fans cheer.
Sahada yine top var ama bu Dodger taraftarlarını sevindiren türden değil.
To play it safe, I switched job titles again... and made myself Food and Beverage Director.
Temkinli davranıp unvanımı tekrar değiştirdim. Yiyecek ve İçecek Müdürü oldum.
If I play it by your rule, no one will ever confide in me again.
Eğer ben, senin kuralınla oynarsam, kimse bana bir daha güvenmez.
Wait. Play it back again.
Bir dakika, başa al.
Shall I play it for you again, Lieutenant?
Bir defa daha dinleteyim mi? Dedektif Allegreto'nun 74.
It's nice to hear you play jazz again, Ida.
Tekrar caz çaldığını duymak harikaydı İda.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]