English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ T ] / Too many times

Too many times traduction Turc

457 traduction parallèle
- I've been fooled too many times.
- Yeterince tecrübe edindim şu hayatta.
That's been proved too many times, Hatfield.
Bunu çok defa gördük, Hatfield.
It comes from being scared too many times and wanting to run away... and not running away.
- Korkmak ve kaçmak istemekten. Ve kaçmamaktan. Ben farkettim.
Maybe I have been over the course a few too many times.
Tamam normalden çok fazla erkekle birlikte olmuş olabilirim.
I've seen that look too many times not to know it.
Bu bakışı tanırım. Bunu pek çok defa gördüm.
Once a lush, always a lush. It's happened too many times.
Bir kere içtin mi, bir daha bırakamazsın.
My wall has been penetrated too many times in the last year.
Geçen yıl Duvar'dan bir yığın insan içeri sızmaya çalıştı.
I know I've said it too many times, but never turn against Boss Asagoro, or else!
Bunu çok defa size söyledim biliyorum, ama Patron Asagoro'yu kendinize düşman etmeyin, yoksa!
- Too many times.
- Birçok kez.
No. It's been told too many times.
Olmaz, bu hikaye çok anlatıldı.
I been around the track too many times for that. You understand?
Hayatım pistlerde geçti benim lan.
Not because I fear you but because tears fell too many times from my eyes and now again
Sizden korktuğum için değil, gözlerimden çok yaş aktığı için.
Because I been robbed too many times.
Çünkü ben bir çok kez soyuldum.
Not too many times.
Çoğu kez değil.
I I've heard it too many times to ignore it
Bunu defalarca işittim Önemsememem
Too many times in the last 24 hours.
24 saat içinde, çok defa.
Too many times.
Defalarca.
I opened my big mouth one too many times.
Koca ağzımı çoğu kez tutamadım.
People in this town have been burned too many times signing'papers, Ruby.
Bu kasabada insanlar bir şeyler imzalayarak çok fazla vakit geçirdi, Ruby.
He's been bit too many times.
O defalarca ısırılmış.
You've been hit in the head too many times with a sap, Nick.
Kafana jopla çok vurmuşlar, Nick.
He's saved my hide too many times to want to kill me now.
Beni şimdi öldürmeyecek kadar çok fazla kez sakladı.
This guy's done it to us too many times.
Kaçıncıya yapıyor herif aynı şeyi.
Rocky, you must've been hit in the head too many times...'cause Grandpa is one of them.
Dedem mi? Rocky, kafanı bir yerlere vurmuş olmalısın... Çünkü dedem de onlardan birisi.
- Been to Disney World too many times?
- Sen Disney World'e çok gittin galiba?
I've been too close too many times. Somethin'always happens.
Bir çok kez çok yaklaştım, ama hep oyundan çıkarıldım.
We met too many times for me to remember clearly,
Çok net hatırlamak için çok fazla buluştuk.
It's a sign that I've watched this movie too many times.
Evet, bu filmi biraz fazla seyretmiş olduğuma bir işaret.
- Too many times to count.
- Sayılamayacak kadar çok kereler.
I think they've seen that Ike and Tina Turner movie just too many times.
İke ve Tina Turner filmini çok fazla seyretmiş olmalılar!
I had to warn you too many times about my money, Smokey.
Param hakkında seni uyarmıştım.
- Can I talk? I guess I've been heartbroken too many times and then I recovered.
Sanırım kalbim çok kırıldı, sonra toparladım.
I've done it too many times.
Defalarca gördüm bu filmi.
Has Foreman slightly confused with that right-hand lead, which I haven't seen too many times before.
Foreman'ın bu sağ önle biraz kafası karışmış gibi ki bunu daha önce pek görmedim.
I've been caught too many times.
Pek çok kez yakalandım.
You bastards have tried this too many times!
Siz piç kuruları bunu çok kez denediniz!
All right, I haven't done that too many times, but...
Pekala, bunu çok fazla yapmadım ama...
I've been here too many times.
Birçok kez burada bulundum.
I've let you go too many times.
Bir çok kez gitmene seyirci kaldım.
So you can watch this'cause I don't wanna do this too many times, okay?
Bunu bir çok kez yapman gerekiyor.
I've been left on my ass one too many times to think it's funny.
Eğlenceli olduğunu düşündüğüm çoğu zaman terkedildim.
If you feel like you've called too many times, call once more.
çok fazla aradığını hissedersen, birkere daha ara.
He's been married twice, both times disastrously, and there have been too many years of... too much dough,
Başından iki evlilik geçmiş, ikisi de tam bir felaket olmuş ve yıllarca... çok fazla para kazanıp,
How many times you have to get your head handed to you before you stop picking fights with people who are too big?
Ne zamandan beri kafanı ellerinin arasına alıp... Kendinden büyük insanlarla kavga etmeyi bıraktın
Many times I tried to back off but I was too weak.
Pek çok kereler bitirmek istedim. Ama çok zayıftım.
Prior to the accident, how many times have you been cited for driving too slow?
Kazadan önce, kaç kez çok yavaş kullandığınız için ceza ödediniz?
Too many times?
Sen nesin biliyormusun?
Three times too many.
Üç kere den çok fazla.
We got too many good times to let this tradition die.
Bu geleneği öldürmeyecek kadar iyi zamanlarımız geçti.
How many times do I have to learn that I've made a mistake, only when it's too late?
Yaptıklarımın hata olduğunu kaç sefer daha iş işten geçtikten sonra anlayacağım?
He has certainly been in a similar position many many times. - Then he can die too.
O da kuşkusuz benzer bir durumda çok çok defa bulunmuştur.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]