English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ T ] / Too much work

Too much work traduction Turc

550 traduction parallèle
He's right, but there's too much work to just hang around.
Haklı ama ayak altında dolaşmaktansa yapılacak bir sürü iş var.
A good salary, not too much work. "
Maaşı yüksek ama çalışması az olsun. "
" A nice job. A good salary, not too much work.
" İyi bir iş, maaşı yüksek ama çalışması az olsun.
- Too much work in the office.
- Ofiste çok işim vardı.
Too much work to do these days.
Bugünlerde başımda çok iş var.
Make up an excuse for your family. Say you didn't like it. Too much work.
Aileniz ve kayınpederiniz için siz bir mazeret uydurun.
Martha, she wrote you in August... saying that it was too much work and that she couldn't come back.
Martha, Ağustos'ta mektup gönderdi ve çok çalıştığını ve geri dönmeyeceğini söyledi.
They're too much work... though not as much as girls.
Kızlar kadar olmasa da çok ilgi isterler.
- Too much work. - Oh.
Çok çalışıyor.
Too much work has accumulated.
Çok iş birikti.
He's got too much work to do.
Çok işi var.
Too much work, living. Rotten work.
Yaşamak zor iş, kokuşmuş birşey.
No, really. I've got too much work.
Gerçekten çok dersim var.
Too much work.
Çok fazla çalışmaya karşıyız.
I'm not complaining about too much work.
İşin çokluğundan değil şikâyetim.
There is too much work for one god, no?
Bir tanrıya çok fazla iş düşer, değil mi?
I had a fantastic beard once, but it was too much work.
Bir ara sakalım çok uzundu, uzatmak gerçekten büyük mesele.
Did you enjoy yourself in town or was there too much work?
Kasabada eğlenebildin mi yoksa çok mu işin vardı?
That's very interesting, Claude, but it's too much work.
Çok ilginç, Claude. Ama uzun iş bu.
Too much work and too much worry.
Haddinden fazla çalışıp, aşırı kaygılanıyorsunuz.
Too much work.
Çok çalışıyorum. Evet.
Too much work involved all at one time.
Aynı anda yapılacak çok fazla iş.
It's a nervous breakdown because of too much work.
Sinirsel bir çöküntü çok fazla çalışmaktan.
It is too much work.
Bununla uğraşamam.
I'm staying. I have too much work, can't do it while traveling.
Yapacak çok işim var... seyahat ederken yapamam.
I  s just... I just got too much work.
Sadece çok fazla çalışıyorum.
But I can't. There's too much work to do on the fourth shift.
Televizyona çıkacaksın.
- Too much work.
- Çok çalışıyorsun.
I seen the handbills about how much work there is, and high wages too.
İlanlara baktım, orada çok iş var ve maaşlar yüksek.
Well, is it too much to have them work and pay and live and die in a couple of decent rooms and a bath?
Güzel evlerde yaşayarak çalışmaları ve ölmeleri çok mu?
Too much like honest work.
Çok fazla dürüst iş gibi.
Is the work too much for them?
Aptallar mı?
It's too much like hard work for you
Oyun size ağır gelmiş olmalı.
You don't like too much this ranch work, do you, Howie?
Bu çiftlik işi pek hoşuna gitmiyor, değil mi, Howie?
If I grumbled too much at my share of the work in burying Harry, I'm sorry.
Harry'yi gömerken bana düşen iş için çok fazla söylendiysem, özür dilerim.
- It's too much... Too much like work, man.
- Bu... bu çalışmak gibi, ahbap.
They are often sick, too, and meanwhile have to work, and sometimes so much that they completely forget about their sickness.
Onlar da çok sık hastalanırlar ama çalışmaları gerekir. Bazen o kadar çok çalışırlar ki, hastalıklarını unuturlar.
That dispensary's too much on top of your work in surgery.
Bu dispanser cerrahi çalışmalarının üstüne ek yük bindiriyor.
I'm just a poor old boy. I work hard for not too much. But dogs and kids like me.
Ben fakir bir çocuğum, çok çalışır az kazanırım.
Well, it's too much trouble for me to work my way up from one ryo.
Eee, sıfırdan başlayarak 10 ryo kazanmak benim için çok zor olur.
Too bad he ain't much for work.
Çalışmayı sevmemesi çok kötü. Peder mi?
You have eaten too much and you are paid too little, stop work now!
Çok fazla yiyorsunuz ama az ödeme yapılıyor size, işi bırakın şimdi!
I keep telling her, "You work hard but there's too much that gets by you."
Ona sürekli işinin zor olduğunu ama onun yüzünden de bir çok olay olduğunu söyledim durdum.
Because you can get to enjoy your work too much, my son.
Çünkü işinden fazlasıyla zevk almaya başlayabilirsin, oğlum.
You work too much
Çok çalışıyorsun.
- No, I deserve... - Because the work would have been too much.
- Çünkü çok fazla iş olurdu.
You work too much.
Çok fazla çalışıyorsun.
Well, your colleagues complaining that you work too much on your own, in your own way, that you don't comply with house regulations, that you organize group work in rooms which aren't made for this purpose, you don't consult a psychologist, you don't cooperate with other colleagues...
Meslektaşların, çok fazla kendi başına çalıştığın... kendi tarzını uyguladığın... buranın kurallarına uymadığın... sınıflarda amacının dışında ekipler oluşturduğun... psikoloğumuza danışmadığın... diğer meslektaşlarınla işbirliği yapmadığın gibi şikayetleri var.
I had too much to eat, now I need to work it off
Çok bile yedim, şimdi yakmak için uğraşıyorum
I work too much and get upset, and I swell up.
Çok fazla çalıştım ve canım sıkkın. Dolayısıyla şiştim.
When I don't feel well, I work too much.
Kendimi iyi hissetmediğim zaman, çok fazla çalışırım.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]