English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turc → Russe / [ Ç ] / Çok uzakta

Çok uzakta traduction Russe

820 traduction parallèle
Anayurdundan çok uzakta, Vak Vak Adaları üzerinde bir yere iniş yaptı.
Далеко от родины он приземлился на волшебный остров Вак-Вак.
- Öncü muhafız çok uzakta.
- Головная стража далеко от них.
Zümrüt Şehir'de yaşıyor ; buradan çok uzakta.
Он живет в Изумрудном городе, а это далеко отсюда.
Seni yanımdayken aynı zamanda da çok uzakta görüyordum.
Я знаю, это непонятно, но я видел тебя здесь и в то же время дальше,..
Seni burda görüyorum, aynı anda da uzakta, çok çok uzakta ve çok uzun zaman önce sanki orman- -
И я вижу тебя здесь, потом дальше, потом еще дальше,.. ... и совсем-совсем далеко, как на какой-нибудь длинной, длинной...
Bizimkiler hala iş başında, çok uzakta değiller.
- Наши ребята где-то совсем рядом.
Çok uzakta galiba.
- Наверное, очень далеко.
Babanın çiftliği buradan çok uzakta sanıyordum. Bakın. Babamın damgası.
Я думал, до его ранчо ещё сотни километров.
- Çok uzakta değil. Onu vurabilirsin Clyde.
- Она недалеко, Клайд, ты сможешь попасть.
Yapamam. Saat çok uzakta.
Я не могу дотянуться.
Keşke sizi anne babanıza götürebilsem. Ama Sado çok uzakta.
Я хотел бы вернуть вас родителям, но до Садо далеко.
Henüz bir birinden çok uzakta yan yana yatıyorlar.
Один рядом с другим, однако... какой же все-таки огромный промежуток времени их отделяет.
O çok uzakta, buraya gelmez.
Мы слишком далеко живем.
Ondan geriye kalanların buradan çok uzakta bulunacağına emin ol ki burayla bir bağlantı kuramasınlar.
Он не должен отсюда выбраться, иначе обо всем расскажет своим близким.
Çok uzakta galiba.
Мы долго едем.
Yakız kilise çok uzakta.
Жалко, что церковь так далеко.
Kaybolduğunu düşündüğüne bir el seni kavrayacak. Bir kol seni bağrına basacak ve yeniden doğduğun yerde şeytan sana zarar vermekten çok uzakta olacak.
И только подумаешь, что о тебе забыли, рука дотянется и схватит тебя, обхватит и унесет прочь туда, где дьявол более уже не сможет навредить тебе.
Bir zamanlar Paris'ten çok uzakta nişanlandığınızı hatırlamıyor musunuz?
Вы были обручены однажды далеко от Парижа. Вы не вспоминаете...
Çok uzakta olamaz.
Уже недалеко.
Çok uzakta değil. Haydi, bu tarafa.
Здесь недалеко.
Nereye giderseniz gidin o adamlar sizden çok uzakta olmayacak.
Эти люди пойдут за вами по пятам, куда бы вы ни направились.
Japonya bu ülkede değil, çok uzakta, Asya'da.
Япония не в этой стране. Она далеко отсюда, в Азии.
Çok uzakta olamaz.
Он не мог далеко уйти.
- Hayır, kervan çok uzakta! - Olmaz, hadi!
Нет, караван слишком далеко!
Buradan çok uzakta.
Это далеко отсюда.
Nerede olduklarını biliyorsunuz ve ben çok uzakta olmadıklarını biliyorum!
Где они? Я уверен, они недалеко.
Şimdi düşünüyorum da, onun kapısında çok uzakta değildi ve yeni çıkmış olabilir.
Этот человек, который был в двух-трёх метрах... от двери мадемуазель Лягранж, вполне мог выходить от неё.
Orası çok uzakta?
На таком расстоянии? Это невозможно.
- Normal rotalardan çok uzakta.
Это место вдали от проторенных путей.
Böylece sizden uzun bir süre çok uzakta olmayacaklardı.
Они не хотели надолго с вами расставаться.
Sanki benden çok uzakta.
Как будто она далеко от меня.
- Çok uzakta.
- Это очень далеко.
Şikago buradan çok uzakta, ahbap.
Ну, парень, Чикаго далеко отсюда.
Bizden çok uzakta olmaması lazım.
Он не должен слишком отдаляться от нас.
- Hayır, o buradan çok uzakta.
- Heт, этo дaлeкo oтcюдa.
Babam şimdi benden çok uzakta.
" Мой отец сейчас далеко от меня.
Devriyemizin keşfettiği o küçük gezegen vardı ya... -... o çok uzakta değil.
о лийяос пкамгтгс поу г пеяипокиа лас амайакуье йомта стгм пеяиовг...
Diğer tarım kasabası çok uzakta.
еее, еимаи лайяиа г еполемг ацяотийг басг.
Arabacı beni uzakta indirdi, ben de yardımını istedim. Sör Humphrey çok nazikti.
Кучер высадил меня далеко от таверны, вот я и зашла к нему в дом.
Evi çok mu uzakta?
Я уже достаточно взрослая.
Bizden çok uzakta yaşardı.
У меня ощущение, что он всё ещё жив.
Biri burada, öteki uzakta iken, bir ilişkiyi sürdürmek çok güç.
И потом, трудно сохранять связь, когда один здесь, другой там...
Çok uzakta değiliz.
Мы будем жить недалеко.
- Sana çok yanıldığını söylemeliyim. - Ellerimi senden uzakta tutabilmek için kendimi ne kadar çok zorlandığımın farkında değil misin? - Ne?
Я сейчас запустил пробный шар и признаюсь в этом.
Karınız çok uzakta.
Раз вы пришли, то уж помогите мне собраться.
Çok uzakta.
Он слишком далеко.
Bak öyle çok fazla korkarak uzakta kalmadılar öyle değil mi?
Что ж, мистер Спок, ненадолго мы их припугнули.
Çok, çok uzun zaman önce,.. ... fazla uzakta değil, bir Carmelite manastırında,.. ... genç bir rahibe varmış.
Давным-давно, неподалеку отсюда, в кармелитской обители... жила молоденькая монашка, очень добрая, очень надежная... которая вела все финансовые дела.
Evim buradan çok uzakta değil.
Я живу недалеко.
Çok uzakta olduğunu biliyorum ama, hayalet kovalamak gibi bir şey bu.
Я знаю, это достаточно далеко, но...
Çok daha uzakta. Çok daha güç.
Это гораздо дальше... и гораздо труднее...

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]