English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ A ] / And then he left

And then he left tradutor Turco

468 parallel translation
Belmonte waited here for her and then he left.
Belmonte onu burada beklemiş ve sonra gitmiş.
Ηe had a drink with us, and then he left with Jo.
Bizimle birşeyler içti, sonra da Jo ile gitti.
We quarrelled and then he left.
Münakaşa ettik ve beni terketti.
He put all his things in a trunk and put it in the carriage and then he left.
Kendine ait her şeyi bir bavula ve onu da bir arabaya koydu... ve ayrıldı.
They say that he paid two liras to see a woman naked, and then he left.
Onun, çıplak bir kadın görmek için iki liret ödediğini, sonra da gittiğini söylüyorlar.
And then he left with 15,000 in his jeans.
Pantolonuna 15 bini koyup gitti.
Then we left school and now he's selling automobiles and I'm in some strange thing called banking.
Sonra okulu bitirdik... şimdi o araba satıyor... ben de bankacılık denen şu garip işi yapıyorum.
Yes, yes he had his breakfast and then he went out again just after his visitor left.
Evet, evet kahvaltısını yaptı ve tekrar dışarı çıktı. Ziyaretçisinin çıkışından hemen sonra.
He knocks off two guys... and then gets hit himself in the left arm.
İki adamı indirdi sonra da sol kolundan isabet aldı.
Stéphane waited until he was sure they'd taken the bait, then he left, followed by the spy, he himself followed by the Resistance man and woman.
Stéphane onlar yemi yutana kadar bekledi, sonra da casus peşindeyken oradan ayrıldı, bizatihi Direniş yandaşlarınca takip edildi.
He abused you, gave you VD, and then left you like a dog!
Seni kullandı, hastalık bulaştırdı ve sonra ardına bakmadan terk edip gitti!
He just stood there for a while and then left.
Bir süre ayakta durdu ve gitti.
Then I found out how he made his money and I left him.
Nasıl para kazandığının farkına varınca onu terk ettim.
He circled the lake a few times and then left.
Gölü birkaç defa turladı ve sonrada gitti.
He ate plenty He drank plenty Then he beat me up and left
O kadar yedikten o kadar içtikten sonra birde beni dövüp çekip gitti.
And then the newspaper said he was in a robbery... and shot down by his own friend and left in the street!
Ve sonra gazete, bir soygun olduğunu, kendi arkadaşı... tarafından vurularak sokağa bırakıldığını yazdı!
Next, he got some grub and stuff, then left again.
Sonra yiyecek şeyler alıp gitti.
Nothing. And then about two weeks later, him and my mom really had it out, so he left to go to that blonde.
İki hafta kadar sonra, o ve annem iyi bir kavgaya tutuştular, bunun üzerine şu sarışına gitmek üzere evden ayrıldı.
He grabbed me and choked me and put me in that room. And then he went away and left me.
Bir odada beni boğazlamaya çalıştı ve beni bırakıp gitti.
As we left the hotel, he took off his coat and put it around my shoulders and then I looked at him.
Otelden ayrıldığımızda, paltosunu çıkarıp omuzlarıma koydu sonra ona baktım.
Well, he said that Marion was there for one night and then she left.
Marion'un bir gece orada kaldığını sonra gittiğini söylemiş.
Then he left, and I didn't see him for ages.
Sonra çekip gitti ve uzun yıllar onu göremedim.
He went out of his mind and hit me and then left. So I stayed in Capri.
Birden aklını yitirdi, bana vurdu ve çekip gitti.
He asked the government to reconsider and then left, furious.
Hükümetin bütçeyi tekrar gözden geçirmesini istedi, küplere binmişti.
He sniffed around like a dog... and then left.
Gitmeden önce, çocuklar yemek istemedi.
He was on top of me. Then I understood everything and all my strength left me.
Bir anda kendimi yatakta buldum, o da üstümdeydi.
He made sure we were here and then left at once?
- Yaptığından eminim, biz ordaydık o hemen ayrıldı.
And then Mr. Norbert said he told you that Mr. Norris left just before the film was finished and he didn't look too good.
Ve daha sonra Bay Norbert dedi ki, sana Bay Norris'in film bitmeden hemen önce terkettiğini ve çok iyi görünmediğini söylemiş.
Lennox left his car in your garage and then he went somewhere.
- Bir bebek ayakkabısı. Şimdi Lennox arabasını senin garajına park edip bıraktı ve sonra bir yere gitti.
He questioned the student on my left... on my right, in front of me... behind me, and then, glaring at me... asked somebody else the question.
Solumdaki, sağımdaki... önümdeki, arkamdaki bütün öğrencilere soru sordu... sonra, bana dik dik bakarak başkasına sordu.
"Goodbye then," he said and left, "
Güle güle madem. dedi ve gitti.
AND YOU LET ME IN A LITTLE BECAUSE YOU HAVE TO. BUT THEN, WHEN HE LEFT AND YOU WERE GONE
Richard girişebilmemi sağladı, siz de biraz sağladınız, çünkü sağlamak zorundaydınız.
He left a month ago for Shanghai and since then not a word.
O günden sonra hiç haber yok.
He heard us out politely, Reminded us how late it was, And then he suggested that it would be better if we left.
Bizi nazikçe dinledi saatin geç olduğunu hatırlattı ve ardından gitmemizin iyi olacağını önerdi.
And then in the eighth inning, some clown hits one in the bull pen... so the left fielder, he knows the ground rules, he doesn't chase after it.
Sonra bir şapşal, kulübeye atıyor, sol kanattaki, onun peşinden gitmiyor.
And then how can I forget the pain and the hatred that I felt when he left me?
Ve beni terk ettiği zaman hissettiğim acıyı ve nefreti nasıl unutabilirim?
He examined the map and then left.
Haritayı inceledi ve sonra ayrıldı.
He inspected everything and then left.
Her yeri teftiş etti ve sonra gitti.
Then the Red Army went south, and he left with them.
Sonra Kızıl Ordu güneye gidince o da gitti.
He left me in town, then I ran into Reggie... and we bused around in his mobile over the Devil's Playground.
beni şehre bıraktı, sonra da Reggie'yle karşılaştım... ve arabasıyla Devil's Playground'u baştan sona dolaştık.
He has the mortgage on the place... and we've only got two weeks left... and then he's gonna throw us out.
Buraya ipotek koydu bize de iki hafta verdi sonra bizi dışarı atacak.
You see, maman wore only white till after papa left, and then she wore only black because she felt like a widow, even though he was living in the next block with another woman. ( BOTH LAUGHING )
Annem sadece beyaz giyerdi, babam gittikten sonra sadece siyah giymeye başladı kendini dul hissediyordu ama babam yan mahallede başka bir kadınla yaşıyordu.
And then when he left : "Bye, Michellino... remember you're a De Fonseca."
sen bir De Fonseca'sın.
- Then he took his clothes and left.
- Sonra da elbiselerini alıp, gitti.
Then he excused himself and left me holding my PDR.
Sonra o bir şekilde ortadan kayboldu ve ben ortada öylece kaldım.
Yeah, he shouted her name a couple of times, but I think she'd already gotten off the phone by then. And then he left?
Ve sonra Dr. Corman gitti mi?
Then he turned around and he left.
Arkasını dönüp gitti.
He must have left India and gone. - No, he. And then, the next day.
Selamlar kayınpeder, Selamlar kız kardeş
Some dickhead went into Whammyburger pulled out a gun when he couldn't get breakfast. Then he paid for it and left.
Hıyarın teki Whammyburger'a girmiş, kahvaltı vermediler diye silah çekmiş, sonra parayı ödeyip, gitmiş.
He left the Enterprise in a Vulcan ship for Deep Space 4, and then, an Al-Leyan transport to Kea.
Atılgan'dan bir Vulcan gemisiyle Deep Space 4'e gitmek için ayrıldı. Sonra bir Al-Leyan nakliye aracıyla Kea'ya, sonra mekikle Indri 8'e gitti.
And then when I got there, they told me he just left.
Ve oraya gittiğimde yeni ayrıldı dediler.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]