English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ T ] / This one right here

This one right here tradutor Turco

396 parallel translation
- This one right here.
- Burasını.
I'll get this one right here!
Buradakileri ben yakalarım!
Now this one right here.
Şimdi de bunu buraya.
- How about this one right here?
- Buna ne dersiniz?
I'm particularly proud of the enlarged pores. Look at this one right here.
Ben özellikle büyütülmüş gözeneklerle iftihar ediyorum.
I believe... that the growth in my head... This head, this one right here...
İnanıyorum ki, büyüme kafamda, tam burada...
This one, this one right here this was my dream, my wish.
Bu para, işte bu para benim hayalim, benim dileğimdi.
This one right here.
Şuradaki.
This one right here.
O da şu.
This one right here.
İşte tam şuradaki.
This one right here?
Adres bu mu?
This one right here, this is bad.
Şu harika.
I've been using this one right here, but that one's good.
İstediğin yatağı seç. Ben hep bunda yattım ama diğeri de çok rahat.
No, I want a print of this one right here.
Ben şunun bir kopyasını istiyorum.
Now, this one right here, he was gonna shoot that one.
Bu herif şunu vuracaktı.
I've got life signs in this one right here.
Bu taraftakinden hayat sinyali alıyorum.
And this one right here.
Ve bu da tam buraya.
Tells me, "This one right here is gonna be your sword and your staff."
Ve bana : "Bu senin kılıcın ve asan olacak" dedi.
Maybe this one right here?
Belki doğru olan budur?
- This one right here is from me.
- İşte bu benden.
This one right here, can this one be trusted?
Bu adama güvenilebilir mi?
But I like this one right here.
Ama ben şunu seviyorum.
Who's man enough for this big one right here?
Kim buradaki büyük ağacı yakalayabilecek kadar güçlü?
HERE, YOU GOT TO SIGN THIS ONE, TOO, RIGHT THERE.
işte, sizden imza da almalıyım. Burası. Tamam evlat.
Turn off this light and this one here. Don't tell me I'm right.
Şunu ve şunu söndür.
- Here. This is the right one.
İşte burada doğrusu.
Run'em off the land is what I say... like we should've run Red Cloud off eight years ago... when he sat right in this room signing that half-baked, misbegotten treaty... the one that's keeping you prospectors tied down here... instead of out there where there's enough gold laying right out on the ground... to pay for the whole Civil War.
Tıpkı Kırmızı Bulut'a sekiz yıI önce yaptığımız gibi... burada oturup o yarım yamalak, gayrı Meşru antlaşmayı imzaladığımızda... hani şu siz altın arayıcılarını Bir sürü altının olduğu yere... gitmek yerine buraya bağlayan antlaşmayı imzaladığımızda... Hepsi İç Savaşın parasını çıkarmak için -
Do you suppose she ever stood here, staring at these ships, and dreaming that she one day might sail right out of this drab little room?
onun burada dikilip, şu gemilere gözlerini dikmesini, bu küçük renksiz odasından bir gün çıkarak onlardan biriyle seyahat edebileceğini düşlediğini düşünebiliyor musun?
One long ago summer, sitting right here in this garden Sebastian said to me, "Mother, listen to this."
Uzun zaman önce bir yazın tam burada, bu bahçede otururken Sebastian dedi ki, "Anne, şunu dinle."
You see, the left watch, which is my uncle's, runs correctly, and the one which is my watch, this one on the right here... uh, I've got to explain this to you... happens to be about five minutes off,
Biri amcamın saati doğru çalışmıyor. Sağımdaki de benim saatim.
Here's another variation on the caftan theme, this one flowing and soft, in a soft print, and with its sparkle and glamour right down the front.
İşte Kaftan teması üzerine yeni bir varyasyon, bu varyasyon akıcı ve yumuşak, hafif baskılı, ve ta ön yanına değin parlaklık ve ihtişamıyla.
This. This is the right hand and this one here, it's the left.
Buradaki sağ elin ve bu da solun.
This one right over here. 135.
Hemen şuradaki. 135.
Well, what about this one? How long is this gap right here?
Buradaki arada kesinti ne kadar sürmüş olabilir?
Right, check the next bridge, I will hold this one here.
Diğer köprüyü kontrol edin. Ben burayı tutacağım.
Being on this team is a one-way ticket out of here, right?
Takımda olmak buradan çıkış bileti, değil mi?
- This is a nice one right here.
- Buradaki güzel bir şey.
We may be talking here about 10,000 dead Jews on this one Fahrplananordnung right here. - More than 10,000.
Şu okuduğum tren tarifesine göre on bin ölü Yahudi söz konusu olabilir.
You can forget that other one. You got this fine jewel sitting right over here by you.
Bunu unutabilirsin şimdi çünkü yanında daha nefis bir cevher duruyor.
Here, let's try this one... right over here. Oh. Come on, I...
- Haydi, ben...
This guy right here, the one the cops killed.
Bu gördüğün adamı polisler öldürdü.
OK, you stand here like this, you take one of the slugs... and put it right in there where the groove is. Put your foot on the pedal down here so, like this, and then you press down.
Tamam, burada böyle duruyorsun, bu parçalardan birini alıyorsun ve tam oyucunun altına koyuyorsun ve bu sırada aşağıdaki pedala basıyorsun.
One chance for my baby, and that's this, right here.
Bebeğim için tek şansım. O da bu. İşte.
I didn't come all this way to spend my vacation in a one-whore town. Not me. I'm a city girl, and I'm staying right here in...
Ben gelmiyorum.Bunca yolu tatilimi tek fahişesi olan bir kasabada geçirmek için gelmedim.
One time, about 3 : 00 a.m., I was right here lookin'down this street.
Bir keresinde, sabahın üçünde, burada durmuş caddeye bakıyordum.
Standing right here on this spot, I realised one day I would be over.
Tam bu noktada dururken. bir gün sona ereceğimi farkettim.
Let's everybody just relax. This is the one right here.
Hadi millet rahatlayalım, bu sefer olacak.
But if I'm lucky enough to win this scholarship and go to one of our friendly countries all this crybaby stuff is going to have to end right here.
Ama bu bursu kazanıp dost ülkelerden birine gidecek kadar şanslı olursam tüm bu bebekçe mızmızlanmalar burada sona erecek.
Now, this boy right here has got one father.
Bu oğlanın tek bir babası var. Bir tane.
Look, basically, right, it's you, one, here, in this massive house.
Doğru söylüyor. Bu koca evde tek başına yaşayacaksın.
So one full turn of the wheel is indicated by the kingspoke, which is this right here with...
Dümenin tam döndüğünü, buradan anlarız. Hanımlar!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]