Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ H ] / He has a name

He has a name перевод на турецкий

235 параллельный перевод
- How come that he has a name, then?
O zaman adı nerden geliyor?
I assume he has a name.
Herhalde ismi vardır.
And now he has a name, there are some things I want him to sign.
Madem artık bir ismi var, bir şeyler imzalayacak.
He has a name.
Onun bir adı var.
He has a name, Papa.
Onun bir adı var, Baba.
Frank. He has a name.
Adı Frank.
- You know he has a name?
- Bir adı olduğunu biliyor musun?
He has a name, okay?
Ýsmi bile var, tamam mı?
He has a name, okay? He watches Jeopardy!
Jeopardy izler.
He has a name, like the rest of us.
Onun bir ismi var, geri kalan bizler gibi.
He has a name.
Onun bir ismi var.
This is a man and he has a name, and it's Robert Paulsen, OK?
Bu bir insan ve onun bir adı var, ve adı Robert Paulsen, tamam mı?
He has a name too.
Dupont. Orada mıydı?
No. Grace. he has a name.
Hayır, Grace bir ismi var.
And among the descriptions is this, of a man we shall call Gütter because that is the name he has most often used.
Bu eşkaller arasında, burada Gotter dediğimiz,... en sık kullandığı isim bu, bir adam var.
He has a difficult name.
Onun zor bulunur bir adı vardır.
Of course he has to have a first name.
Tabii ki adı olmak zorunda.
Has he a name?
- Bunlardan eminim, ama adı nedir?
When a man has "and valet" after his name, he's worthwhile.
İsminden sonra " "ve uşağı" " olan erkek önemlidir.
The head waiter's name is Carlos. He has a very good table for you and Mr. Harris.
Şef garson sana ve Bay Harris'e iyi bir masa ayarladı.
In China, when a peasant has a son, he dresses him in girl's clothes and gives him a girl's name because he's afraid that the jealous gods may take him away.
Çin'de bir köylünün oğlu olduğunda ona kız elbiseleri giydirir ve bir kız adı verir. ... çünkü kıskanç tanrıların, onu alıp götürmesinden korkar.
Of course, he has a different name now.
Tabi şu anda farklı bir adı var.
He has a good background, a name in the society
İyi bir geçmişi var ve saygın bir cemiyete dahil
Has he got a name?
Bir adı var mı?
He has taken a Japanese name :
Bir Japon ismi aldı :
In less than a year... he has already made a name for himself
... adı herkesin dilinde.
He also has a Dallas bank account under the name Gerald Cross.
Ayrıca Gerald Cross adına Dallas bankasında da hesabı var.
"He has left behind him a name which is endeared to all his friends."
"Ardında, bütün dostlarının sevgiyle andığı bir isim bıraktı."
But he has a father, and he has his father's name.
- Fakat babası var ve babasının adını taşıyor
And he even has a name to think about.
Hatta üstünde düşünebileceği bir isim bile var.
He has a different name now.
Şimdi başka bir ismi var.
Based on the fact that he has a long name that you can all pronounce, I guess that he's an athlete.
Hepinizin doğru söyleyebildiği uzun bir ismi olmasından yola çıkarak tahmin ediyorum, sporcu mu?
- He has a name, though.
- Onun bir adı var.
He has to give me a new name.
Bana yeni bir isim vermeli.
We have a name and a picture while he has the watch.
Bizim elimizde ismi ve resmi var, onun elinde ise saat.
He has beaten the veterans this year and made quite a name for himself.
Eski toprakları yendi ve kendine iyi bir isim yaptı.
He has some kind of a foreign name.
Adı, yabancı bir ad gibi...
Every Good Guy has a name all his own, so he can be your very own best friend.
Her İyi Arkadaşın kendi ismi vardır,... yani size özel bir en iyi arkadaş olacaktır.
A man has the right to change his name to whatever he wants to change it to.
Bir adam, ismini istediği isime değiştirmekte serbesttir.
What he has left the world is a notorious name.
Yada ondan geriye ne kalmışsa!
He has made a name in the army.
Orduda iy bir isim yaptı.
His name is Darcy and he has a mighty fortune and a great estate in Derbyshire.
Adı Darcy. Muazzam bir serveti ve Derbyshire'da büyük bir malikanesi varmış.
He's a Frenchman. has a San Francisco address. His name is Gauthier.
Kendisi Fransız, San Francisco'da bir adreste yaşıyor, adı Gauthier.
His name's Martin Tanley and he has a limo with this license plate number.
Adı Martin Tanley ve limuzininin plakası bu.
He has to win a great battle in her name.
Onun adına büyük bir savaşı kazanması gerekiyormuş.
But the audience has to know the guy's name is Cliff, and he's on a cliff.
Ama seyirci anlamalı ki adamın adı Yamaç, ve bir yamacın üzerinde duruyor.
He has a name.
O bir isim, bu normal.
Because he has a vowel at the end of his name :
Çünkü adının sonunda ünlü harf var :
His woman has hired a detective. He goes by the name flash.
Karısı bir dedektif tutmuş.
Our enigmatic foe has a name. Let's see if he has a face.
Bizim düşmanın bir ismi var Onun bir çehresini görelim.
That's a good name for him, he has that effect. On you?
Ona yakışan bir isim. sende bıraktığı izlenim farklı mı?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]