English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ C ] / Chicken feet

Chicken feet Çeviri Türkçe

60 parallel translation
Chicken feet, monkey meat.
Tavuk ayağı, maymun eti.
Between the Peking duck and the sweet and sour fish, you have to expect chicken feet soup.
Pekin ördeği, tatlı ve ekşili balık ile tavuk ayağı çorbası bekliyorsun.
Here's chicken feet and beef jerky, couldn't get duck tongues
Alın tavuk budu ve kurutulmuş et. Ördek dili bulamadım.
With these dead, buckled, chicken feet!
Bu çürümüş, burumuş tavuk ayaklarıyla!
I believe these chicken feet are mine.
Bu tavuk ayakları benimdi.
Merry tykes by the fire, enjoying their new Christmas chicken feet.
Şöminenin yanında Noel'de aldıkları tavuk ayaklarının tadını çıkaran mutlu ufaklıklar.
Eat. In my culture, if we eat chicken feet, I will have a boy.
Geleneklerime göre tavuk ayağı yersek oğlum olur.
Let's stay here and eat some chicken feet.
Burada kalalım, biraz tavuk kanadı yiyelim.
I fancy for chicken feet today...
Çıkalım buradan. Bugün kanat çekti canım...
Remember the chicken feet on the front gate?
Ön kapıdaki tavuk ayağını hatırlıyor musunuz?
Lampshade on your head, chicken feet, whips.
Kafanda abajur başlığı, tavuk ayağı, kırbaç.
- Chicken feet.
- Tavuk bacağı.
I'm longing for chicken feet...!
Tavuk bacağına hasretiz!
His mom ate all the broth, all she left him were chicken feet!
Annesi bütün et suyunu yemiş, buna sadece tavuk bacağı kalmış.
Even chicken feet can't keep them away.
tavuk ayakları bile onları kaçıramadıı.
The third had chicken feet.
Üçüncünün ayakları tıpkı tavuk ayağı gibiydi.
Chicken feet scratch out a beat
# Tavuk ayağı ritim tutar
Chicken feet don't bite.
Tavuk ayağı seni ısırmaz.
Chicken feet don't scare you.
Tavuk ayağı seni korkutmuyor.
I got fresh chicken feet!
Taze tavuk ayağı yaptım!
Can I just tell you, I hate that woman. She's like a complete alcoholic, and her fingers look like chicken feet. BTW, I am starving.
Sana bir şey söyleyeyim mi, o kadını hiç sevmiyorum tamamen sarhoş gibi bir şey ve parmakları da tavuk ayağına benziyor bu arada, açlıktan ölüyorum.
Hey, don't I get credit for trying chicken feet?
"Tavuk Ayaklarını" yemeye çalışmam bana bir kredi kazandırmıştır herhalde
How're the chicken feet?
Butlar nasıl?
There is. The book says if a pregnant woman cuts chicken feet, it'll turn out that her baby... would have no fingers.
Şöyle ki kitaba göre, eğer hamile bir kadın tavukayağı keserse bebeği parmaksız doğarmış.
There were chicken feet in it.
O salatanın içinde tavuk ayakları vardı.
It was a chicken feet salad.
Tavuk ayağından salataydı be o.
All I want is a normal salad that doesn't have chicken feet in it!
Tüm istediğim normal bir salata içinde tavuk ayağı olmayan hani!
I am hot. My chicken feet are sweating like you wouldn't believe.
Ateşimden sırılsıklam oldum inanmıyorsan dokunabilirsin.
Chicken feet are a delicacy.
Tavuk ayakları nefis bir yiyecektir.
That is - - chicken feet, just like the recipe calls for.
Tavuk bacağı, aynı tarifte yazdığı gibi.
Let me guess - - chicken feet?
Dur tahmin edeyim tavuk ayağı mı?
It's high-priced fucking chicken feet dog food!
Pahalı, soktuğumun tavuklarından yapılan bir mama!
- Who had the chicken feet?
- Tavuk paçası isteyen kim?
Tails of lizards, ears of swine, chicken gizzard soaked in brine, on your feet, be not afraid, you're the greatest with a blade!
Kertenkele kuyrukları, domuz kulakları, salamura edilmiş tavuk taşlıkları, ayağa kalk, korkma, bir kılıçla en büyük sensin!
- Get me 300,000 feet of rust-proof chicken wire.
- Bana 300,000 bin fitlik paslanmaz tel örgü getirin.
Miss Edie, as long as there are chicken laying'... and truck drivin', and my feet walkin'... you can be sure... that I will bring you the finest of the fine... the largest of the large, and the whitest of the white.
Bayan Edie, tavuklar ürediği sürece... kamyon gittiği sürece ve ben yürüyebildiğim sürece... emin olabilirsiniz... Size iyinin en iyisini... büyüğün en büyüğünü ve beyazın en beyazını getireceğim.
Two guys are dead... and were circling at 1O thousand feet over Base Camp... in a white-out with one packet of chicken soup and no landing gear.
İki adam öldü... ve Ana Kampdan yukarı 10.000 feet den fazla dolanıyoruz... Karda izler silindiğinde bir paket tavuk çorbası ile iniş takımsız..
That chicken... his feet was burnin'.
Şu tavuk, ayakları yanıyordu!
You get crow's feet and chicken chin... and your nips start heading south, and your bum turns to yogurt.
Kazayakları, sarkık çene. Göğüslerin yere yaklaşacak, kalcaların ayrana dönecek.
I dropped a chicken on its feet.
Bir tavuğu ayakları üzerine düşürdüm.
All the chicken. All the pig feet.
Bütün tavuk ve domuz budunu bitirdin.
And you run with the feet of a chicken...
Ve bir tavuğun ayaklarıyla kaçarsınız.
Did you know the average chicken's feet never touch the ground?
Normal bir tavuk hiç yere basmıyormuş, biliyor muydunuz?
Anyway, the half-chicken / half-squirrel would most likely be about three to four-and-a-half feet tall.
Her neyse, yarı tavuk / yarı sincap yaratığın boyu 90 ile 120 cm arasında olabilir.
Somewhere out there is a bunch of angry feet of chicken
Dışarıda bir sürü kızgın ayaksız tavuk olmalı.
It's just that every time my feet hurt, or my back gets sore, or Davey and Martha have a tantrum or get the chicken pox,
Sadece, ayaklarım acıdığında veya sırtım ağrıdığında veya Davey ve Martha huysuzlandığında veya çicek hastası olduğunda...
They're bones from chicken feet.
Kemikler tavuk ayağından.
Chicken noodle. Uh, beef noodle. Pig's feet soup.
Şehriyeli tavuk çorbası etli çorba, hatta paça bile.
- ♪ Chicken bones, ice cream cones ♪ ♪ that's what makes the world go round ♪ ♪ lizard feet, trick or treat ♪
- d Chicken bones, ice cream cones d d that's what makes the world go round d d lizard feet, trick or treat d d that's what makes the world go round d d tippy toes
Heh, that's what chicken bones and goose feet are for.
Bu yüzden bu iş için tavuk kemiği ve kaz ayaklarını kullanırız.
Was it the chicken bones or the goose feet?
Tavuk kemiği mi yoksa kaz ayağı mıydı?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]