English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ L ] / Look around you

Look around you Çeviri Türkçe

3,172 parallel translation
Look around you, fish.
Etrafına bak çaylak.
Look around you.
Etrafınıza bakın.
If you ever find yourself thinking that you can improve on mother nature's master plan, take a look around you.
Kendinizi doğa ananın büyük planını geliştirebileceğinizi düşünürken bulduğunuzda etrafınıza bir bakın.
Look around you.
Etrafına bak.
Look around you. You're swimming in a sea of beauty.
Güzellerle dolu bir denizde yüzüyorsun.
Look around you, Corky.
Etrafına bir baksana Corky.
Look around you.
Çevrenize bakın.
Look, this neighborhood isn't that bad, but you probably Shouldn't be walking around by yourself at night.
Bak bu civar çok kötü değil ama yine de gece tek başına yürümesen iyi edersin.
But I guess, you know, if we're here, we could take a look around.
Ama sanırım, madem buradayız şöyle bir gezinebiliriz.
Have a look around, see if you can find anything.
Bir etrafa bakın, bir şey bulabilecek misiniz.
Look, you can go around here.
Şuradan gidebilirsin.
I, uh - - I get the feeling you'd like to look around a little more.
İçimden bir his biraz daha gezmek istediğinizi söylüyor.
I won't always be around to look out for you,
Sana bakmak için hep burada olamayacağım.
But if you look around carefully, you might find that some of these ordinary folks have extraordinary abilities.
Bunlar bizler gibi normal insanlar, ama eğer biraz daha dikkatli bakarsanız bu normal gibi görünen insanların olağanüstü yetenekleri olduğunu görürsünüz.
And one day you wake up, look around and you find your home has come with you.
Ve bir gün uyanırsın, etrafına bakarsın ve evinin de seninle beraber geldiğini görürsün.
And if you don't believe me, go on the subway, on the bus at rush hour and take a good look around, look at the people...
Bana inanmazsanız iş çıkış saatlerinde metroya ya da otobüse binin ve etrafınızdaki insanlara dikkatle bakın...
Okay, look, Harper, I know you've turned around a lot of campaigns
Bak, Harper, birçok başarılı kampanya hazırladığını biliyorum -
You mind if we take a look around?
Etrafa bakmamızda bir sorun var mı?
Look, I know you're doing this'cause you think it's charming or whatever, but throwing around your daddy's money isn't cute.
Bak, bunu çekici olmak veya ne dersen öyle bişey için yaptığını biliyorum, fakat etrafta babanın parasını savurmak hiçte hoş değil.
Now look around and tell me what you remember.
Şimdi etrafına bak Ve bana ne hatırladığını söyle.
Because I look around this ship, at the technology that brought you from another world, and I want to believe that only an advanced species could have achieved so much.
Çünkü bu gemiye bakıyorum diğer dünyadan getirdiğiniz teknolojiye ve sadece gelişmiş türlerin bu kadar çok şey başarabildiğine inanmak istiyorum.
Look around. Tell me what you see.
Etrafına bak, ne gördüğünü söyle bana.
You look a little rough around the edges.
Kötü gözüküyorsun.
Do you mind if we take a look around?
Etrafa baksak sorun olur mu?
So I've had a couple of months to look around, you know.
Birkaç aydır buradayım ve odaları dolaşma fırsatı buldum.
You two go upstairs, and we're gonna look around down here.
Siz ikiniz yukarıya çıkın, biz buralara göz gezdireceğiz.
You let me look around for five minutes, and I won't tell Sister Horrible about your nighttime forays.
Etrafa bir bakmama izin verirsen ben de Korkunç Rahibe'ye gece kaçamaklarını anlatmam.
You still can't get off, but you will be able to look through the window and see other people walking around and making fun of us.
Halen uçaktan inemezsiniz ancak, Camdan bakıp diğer insanların bizimle nasıl dalga geçtiklerini izleyebilirsiniz.
I'm happy to zip you right over there while the men here look around.
Adamlarımız burada araştırma yaparken seni ben bırakırım.
Julia with that look she gets around you, like you invented penicillin or Spanx.
Julia'da seninleyken görülen o bakış, sanki penisilini veya külotlu çorabı sen bulmuşsun gibi.
Can you look around and tell me where you are right now?
Etrafına bakıp bana nerede olduğunuzu söyleyebilir misin?
Next time you get a little anxiety around a girl, you know, a little intimidated, you look at her, up and down, say to yourself, "Women " are food. "
Bir daha bir kızın yanında heyecanlandığında ya da ne bileyim korktuğunda onu baştan aşağı bir süzüp kendine de ki "Kadınlar yemektir."
Yeah, well. You know, it's better than that plump, paunchy look men get around about 40.
Açıkçası 40'lı yaşlara gelmeden yüzünün muşmula gibi buruşmasından iyidir bence.
Look around, doesn't this bother you at all?
Etrafa baksana, bu seni hiç rahatsız etmiyor mu?
Look, you can't be coming around like this.
Bu şekilde gelip gidemezsin.
Why would I design it so that when you're finished taking a sir Harrington you have to stand up, turn around a look right down at your Harrington to flush.
Sör Harrington yaptıktan sonra ayağa kalkıp üstüne sifon çekeceğiniz Harrington'a bakın diye böyle tasarladım.
Artoo, take a look around and see if you can find where Lux hid them.
R2, Lux'un onları nereye sakladığını bulabilecek misin bir bak bakalım.
Do you mind if I take a look around, talk to some of your employees?
Etrafa bakmamda ve çalışanlarınızla konuşmamda sakınca var mı acaba?
Look, I think you both should know that there's a rumor going around school that I'm pregnant.
İkinizin de bilmesini istiyorum. Okulda hamile olduğuma dair dedikodular var.
That's not what I mean. Look, you know how I feel about yanking Jabbar around.
Pisliksin, kabasın, olumsuzsun ve bu harika bir atıştı.
Did you look around?
İyice baktın mı etrafa?
Now, if I create a diversion, could you have a good look around?
Şimdi, ben şaşırtma yapsam, etrafı araştırabilir misin?
Look, I know I'm young, and if you weren't sleeping with me you probably wouldn't have kept me around this long...
Bak, genç olduğumu biliyorum ve şayet benimle yatmıyor olsaydın muhtemelen bunun etrafında beni uzun süre tutmazdın...
Look, you are a generous man, but this extra weight - - this stress that you are carrying around is a direct cause of the extra responsibility that you're carrying!
Bak, sen cömert bir adamsın. Ama bu fazla kilo... Bu ek stres senin taşıdığın ek sorumlulukla direkt alakalı.
Well, maybe now you know how gay people felt when you suggested that they sit around all day and look at their own junk.
Belki de artık eşcinsellere oturup kendilerininkilere bakmayı tavsiye ettiğinde nasıl hissettiklerini anlamışsındır.
Do I look like a man? No, but you clump around up there like a man.
Yürürken çıkardığınız sesler erkeğe benziyor.
You'll actually be barred from the premises, so take one last look around.
Şirketlerden men edileceksiniz, son bir kez göz gezdirin.
Look, we're not gonna get anywhere if you insist on joking around.
Bak, eğer şaka yapmakta ısrar edersen hiç bir yere gitmeyeceğiz.
You go look around.
Sen etrafa bak.
Well, maybe we'd be done if you'd focus on making me look adorable instead of goofing around with your little legal brief.
Belki minik dava özetine zaman harcayacağına beni şirin göstermeye odaklanmış olsaydın şimdiye işimiz bitmişti.
Look, sir, Mr. Quarles, you need someone who knows his way around Harlan.
Bakın Bay Quarles, Harlan'ı bilen birine ihtiyacınız var.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]