English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ W ] / When i woke up

When i woke up Çeviri Türkçe

1,070 parallel translation
When I woke up, it seemed like he was still in the room.
Kalktığımda... sanki benimle birlikte hala odadaydı.
I had a hard-on this morning when I woke up, Tina.
Ben de kalktığımda erekte olmuştum Tina.
When I woke up this morning, I knew I was free of Odette.
Bu sabah uyandığımda, birden bire artık Odette'ten kurtulduğumu hisssettim.
I had obviously fallen into a sleep, as when I woke up
Aslında uykuya dalmak üzereyken uyandım.
You know, when I woke up this morning, I had three very expensive cameras.
Biliyor musun, bu sabah uyandığımda 3 tane çok pahalı fotoğraf makinem vardı.
You know, when I woke up, I put my hand to my eyebrow... to feel my scar.
Biliyor musun, bu sabah uyandığımda, yara izimi hissetmek için, elimi kaşıma götürdüm.
When I woke up he was gone I didn't mind, saw the sea outside
Uyandığımda çoktan gitmişti. Aldırış etmedim. Dışarıda denizi gördüm.
When I woke up, I was on an operating table or something.
Uyandığımda, Ameliyat masası ya da onun gibi bir şeyin üstündeydim.
I went to bed one night and I was a kid, and when I woke up, I was a grown-up. Oh, right (!
Bir gece yatağıma yattığımda çocuktum, ve uyandığımda büyümüştüm.
When I woke up, he was gone.
Uyandığımda gitmişti.
Last year I fell asleep in a deck chair on my dad's oil rig, and when I woke up I was burnt to a frazzle.
Geçen yıl babamın petrol kulesinde uyuya kaldım. Uyandığımda beynim haşlanmıştı.
and when I woke up, they'd already hanged him.
Ben uyandığımda, onu çoktan asmışlardı.
Peg, the darnedest thing... when I woke up, my neck was bleeding...
Peg, çok garip bir şey oldu.
When I woke up, I saw the container had been left open.
Uyandığımda, kutunun açık kalmış olduğunu gördüm.
It came to me when I woke up. I came right away to talk to you about it.
Uyanır uyanmaz aklıma geldi.
When I woke up this morning,.. couldn't remember how to fly.
Bu sabah uyandığımda, nasıl uçulduğunu hatırlamıyordum.
When I woke up this morning, I didn't know you or Mikey... or anyone else at the base.
Bu sabah uyandığımda seni, Mikey'i ve de üsteki hiç kimseyi tanımıyordum.
Last night I dreamed it was a girl... and when I woke up this morning, I thought I felt her.
Geçen gece rüyamda çocuğumun kız olduğunu gördüm. Bu sabah uyandığımda ise, onu hissettiğimi sandım.
She was the first thing I thought about when I woke up in the morning.
O benim sabah uyandığımda düşündüğüm ilk şey oldu.
The first thing I felt when I woke up in the morning was longing.
Uyandığımda ilk hissettiğim şey özlemlerim.
When I woke up the next day and still had no job, I understood nothing had changed.
Ertesi gün uyandığımda hâlâ işsizdim ve hiçbir şeyin değişmediğini anladım.
And when I woke up, I'd be in a different school.
Uyandığımda farklı bir okulda olurdum.
When I woke up, I wanted to swim right back to you.
Uyandığımda, yüzerek hemen sana gelmek istedim.
Well, nothing until four hours later, when I woke up in the car in a spiny, very efficiently tied up and gagged.
Tabi dört saat sonrasında arabada gözlerimi açıp kırda olduğumu hatırlıyorum. Elim ayağım bağlanmış ve ağzım tıkalıydı.
Oh, it must be because when I woke up this morning,
Doğru olmalı. Çünkü bu sabah uyandığımda mutluydum.
Rosie, when I woke up in that hospital and I found out what happened I said to myself, "My God, this woman, she loves me to death."
Rosie, o hastaneden uyanıp olanları öğrendiğimde kendi kendime dedim ki ; "Tanrım, bu kadın beni ölümüne seviyor."
When I woke up in the morning, he was gone.
Sabah uyandığımda... Gitmişti.
That's when I woke up in the hospital.
Sonra gözümü hastanede açtım.
The stock was 1 O when I woke up three weeks ago.
Üç hafta önce uyandığımda hisseler 10 dolardı.
Well, when I woke up, his head was buried in the pillow.
Uyandığımda yüzü yastığa gömülmüştü.
My buddy was supposed to be here when I woke up.
Arkadaşım ben uyanınca yanımda olacaktı.
When I woke up he was already inside.
Ben uyandığımda o çoktan içerdeydi.
When I woke up I found myself in the centre of sea The royal tomb has been destroyed
Beni, tamamen yakılıp yıkılan mozeleden....... Hoiwai kurtarmış ve denizin ortasına götürmüştü
One night I told him about my story... and the next morning when I woke up, he was gone.
Bir gece ona hikayemi anlattım... ve bir sonraki sabah uyandığımda, o gitmişti.
That is when I woke up.
Uyandığımda olan buydu.
When I woke up...
uyandığımda...
That's when I woke up and felt the back of my neck.
O an uyandım ve enseme dokundum. Şuna bak.
No, I fell asleep and when I woke up we were already landed.
Hayır, Uykuya dalmışım... ve ben uyandığımda, çoktan yere inmiştik.
When I woke up this morning... my face was covered with this.
Bu sabah uyandığımda... yüzüm bununla kaplıydı.
When I woke up, you were still sleeping.
Ben uyandığımda hala uyuyordun.
Kim was gone when I woke up at Frau Gerda's.
Bayan Gerda'nın yerinde uyandığımda Kim gitmişti.
but, when you came back, i woke up.
Ama, ne zaman sen geri döndün, Uyandım.
When she woke up at night because of bad dreams, I went to her.
Gece yarısı uyanıp kâbus gördüğü için ağladığında yanına giden bendim.
And, last night, Jack slept on the floor... and when he woke up, he said he was dead... and that I was a dwarf and that I had buck teeth... and you know how self-conscious I am... about those things, this is all your fault!
Dün gece Jack yerde uyudu uyandığında da öldüğünü söyledi ayrıca cüce olduğumu, dişlerimin kazma gibi olduğunu da söyledi böyle konularda ne kadar sıkıldığımı biliyorsun o yüzden bunların hepsi senin suçun.
Well, you know, Peg, it's like I told you on our wedding night when you woke me up.
hiçbir zaman anlaşamadık. Jack ve ben okulu tam ortadan ikiye böldük yarısı ona, yarısı bana.
Even when I was going through puberty, something always woke me up.
Ergenlikte bile hep bir şeyler tarafından uyandırıldım.
Well, I was fast asleep when his snoring woke me up.
Şöyle ki, ben derin uykudaydım, sonra horlaması beni uyandırdı...
I mean, we may be 400 generations removed from the African Pliocene, when we woke up in the morning with spears in our hands, but, you know, there's no better antidote for our current domestication... than stalking some wild beast through the tall timbers.
Bizim ellerde mızrak ile biz sabah uyandım Biz Afrika Pliyosen'den kaldırılır 400 nesiller, olabilir, yani bilirsin, ama, bizim şimdiki evcilleştirme için daha iyi panzehir var... uzun boylu ahşaplar aracılığıyla bazı vahşi hayvan sezdirmeden daha.
" When we zoomed past Mercury, my parents caught on fire and then I woke up in my own bed.
Merkür'ü hızla geçtikten sonra annem ve babam alev aldı. Sonra yatağımda uyandım.
I guess you woke up when the sun was warm and rode your Harley up and down Melrose impressing all the 15-year-old girls, right?
Muhtemelen öğleden sonra uyanıp Harley'ine atlayıp Melrose'a gidip 15'lik kızları etkilemeye çalışmışsındır, değil mi?
When she woke up, and I shot her, she was alive.
Uyandığı zaman onu vurdum ama o hala hayattaydı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]