English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ W ] / Where are you at

Where are you at Çeviri Türkçe

739 parallel translation
Where are you at the moment?
Şu anda neredesiniz?
- Where are you at?
- Sen nerelerdesin?
'Uh, we're eastbound about the same spot. 'Where are you at?
Aynı yerden doğu yönünde ilerliyorum.
Where are you at?
Nerelerdeydin?
Like what the stock market is going to be like in the morning or where I can dig to find all the oil... or where are all the countless numbers of lost treasure chests buried at? And if nothing else, do they tell you what the next lottery winning numbers will be?
Hangi hisse senedine yatırım yapabilirsin, nereden petrol çıkartabilirsin nerede define bulabilirsin ya da gelecek hafta piyango hangi numaralara çıkacak?
Hey, where are you driving at?
Hey, nereye gidiyoruz?
Where are you staying? - At my sister's.
Sen nerede kalacaksın?
Where are you, you yellow-bellied horse thief?
Neredesin seni at hırsızı.
Think I'd tell you where a fortune might be without insurance? There are five other boats that would jump at this.
Güvencem olmadan size bir servetin nerede olduğunu söyler miyim?
At the village, you said you are going to where the river meets the mountains.
Köydeyken, dağların nehirle birleştiği yere gideceğinizi söylemiştiniz.
You are going to roll blank dice and remember where the spots were?
Boş zarları atıp noktaların yerini mi hatırlayacaksın?
You must know a place where there are no crowds no noise, no hysterical laughter.
Kalabalık, ses ve kahkahaların atılmadığı bir yer biliyorsundur.
Now, it looks bad enough for her no matter where you're at, but the further away you are, the better.
Miss Norton için durum kötü görünüyor ama sen ne kadar uzakta olursan onun için o kadar iyi olur.
Where you are, I could spit in your eye with no strain at all.
Şu durduğun yerde, hiç zahmetsiz gözünün içine tükürebilirim.
You are going to study and work at the same time in a factory where they manufacture telephone sets.
Hem okuyacak, hem de çalışacaksın. Telefon fabrikasında. Haftasonları sizi parka götürecekler.
At 11.30 no matter where you are, no matter what you're doing, leave it.
Saat 11.30'da, nerede isen, ne yapıyorsan hemen bırak.
And at 11.30 no matter where you are, no matter what you are doing, leave it.
Tabi Ahmad.
And at 11.30 no matter where you are, no matter what you are doing, leave it.
Saat 11.30'da, nerede olursan ol ne yaparsan yap bırak.
Where are you going at this hour?
Bu saatte nereye gidiyorsun?
Hey look at that, who are you and where is our druid Getafix gone?
Hey şunlara bakın, kimsiniz ve Rahibimiz Getafix nerede?
Where are you going so late at night?
Gecenin bu saatinde nereye gidiyorsun?
And if you want to meet me at Valley and Magnolia I'll take you over to where they are.
Ve benimle Valley ve Mongolia'da buluşmak istersen seni onların bulundukları yere götürürüm.
There are people that live in comfort like you do, and other men that are forced to tighten their belts, but all men are equal, and all men have the right to look straight up... at the sky, where the sun of truth shines down.
Senin gibi konfor içinde yaşayan insanlar var. Bir de diğerleri var : kemerlerini sıkmaya zorlananlar. Ama aslında herkes eşit...
Buddha, was he where it's at ls he where you are
Buda, oradamıydı, senin olduğun yerde mi?
Then you arrive at this particular position where... ideally, logically and legally you are entitled... to have everything you need in order to get your thing on.
Ama öyle bir noktaya geliyorsunuz ki... müziğinizi yapabilmek için, mantıken ve kanunen... istediğiniz her şeyi elde edecek duruma geliyorsunuz.
Besides, where are you goin at six o'clock in the morning?
Bunun yanında saat sabahın altısı.
Where are you getting at?
Ne demeye getiriyorsun?
Where are you going at this time of the night?
Gecenin bu saatinde nereye gidiyorsun?
Must I remind you where we are at present?
Size nerede olduğumuzu... hatırlatmama gerek var mı?
Two paths run from these villages to where you are standing and you are at the crossroads.
Bu iki köy arasında, oturduğun yerden geçen bir yol var ve sen kavşak noktasındasın.
Take a look at the map, will you, see where we are.
Haritaya bakar mısın, nerede olduğumuzu bir görelim.
Where the devil are you off to at this hour?
Bu saatte nereye gidiyorsun?
Where are you going at this time of the morning?
Sabahın köründe nereye gidiyorsunuz böyle?
You horse son of a bitch where are you going?
Lanet olası at, nereye gidiyorsun?
Because you should tell her at least where you are tonight.
Çünkü en azından geceyi nerede geçireceğini söylersin ona.
Do they know where you are at present?
Nerede olduğunu biliyorlar mı?
At least that way you'll know where the bullets are coming from!
Gözünü açarsan en azından ateşi kimin açtığını bulacaksın!
Now the important thing is that he doesn't find out where you are, at least until the baby's born.
Şimdi önemli olan seni bulamayacağı bir yer, en azından bebek doğana kadar.
Papa, where are you going at this hour?
Baba bu saatte nereye gidiyorsun?
Go out at once all of you Where are you going?
Bizi yalnız bırakın nereye?
- Where are you now? - At the lot!
- Şimdi nrredesin?
While you're at it, ask where the glasses are, where she did it...
Gözlüğün nerede olduğunu, nerede öldürdüğünü de sor.
- Where are you, at Doc's?
- Nerdesin, Doc'ta mı?
And when I met him at Findhorn, he said to me, "Where are you from?"
Findhorn'da tanıştığımız zaman bana nereli olduğumu sordu.
Dr. Mangin! Where are you going at this hour?
Dr. Mangin, bu saatte nereye gidiyorsunuz?
Where are you now, at home?
Şu an neredesin, evde mi?
Careful, mummy. If you follow daddy, you'll never know where you are going to end up. Was she getting back at me?
dikkatli ol anne eğer babama uyarsanız hiç durmaz devam eder bitirmez ondan bir işaret alıyordum o benim günlüğümü okumuştu ya o Laszlo'nın düşünüyorsa bir an panikledim
We know you're at an age now where boys are more important... and nature plays its little part in the scheme of life.
Erkeklerin senin için çok önemli olduğu ve doğal gelişiminin sürdüğü yaşta olduğunu biliyoruz.
Where are you heading to at this hour?
Bu saatte nereye gidiyorsunuz?
You ain't never gonna figure it out, just like they never figured out... why the stars are where they're at.
Asla anlayamayacaksın, tıpkı diğerlerinin de neden yıldızların havada, olduğunu anlayamadıkları gibi...
I guess the way you look at the world depends on where you are.
Galiba dünyaya bakışınız nerede olduğunuza göre değişiyor.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]