English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ C ] / Crying continues

Crying continues translate Turkish

49 parallel translation
[Crying Continues]
[Ağlama]
[Crying continues]
[Ağlama devam eder]
[CRYING CONTINUES]
Kes sesini!
- She wants her apricots. - [Crying Continues]
Kayısı istiyor.
Harrison! [Crying Continues]
Harrison!
- [Crying Continues] - Have you been in a coma?
Komada mıydınız?
[Crying Continues]
[Ağlamak]
- I know, I know, I know, I know. - [Crying Continues]
- Biliyorum, biliyorum, özür dilerim biliyorum.
- [Crying Continues]
- [ağlama devam]
- [Crying Continues]
- [devamı çığlıkları]
What's all that crying about? [Crying continues]
Neden ağlıyorsun böyle?
I'll get it. [Crying Continues]
Ben bakarım.
[Crying Continues] Yes. Yeah.
Evet.
- Come on. - [Crying Continues]
- Hadi.
Crying continues How about, uh, brooke's boob?
Şuna ne dersin... Brooke'un memesine, ha?
( crying continues ) oh, here, let me see if I can turn this alarm off.
Bakalım, bu alarmı söndürebilecek miyim?
Worked like a charm. ( crying continues ) ( high-pitched ) :
Sanki sihir gibi işe yarardı. "... ve öldüğünde... "
[crying continues] There's something wrong with you that the sound of our child In such distress doesn't bother you more.
Acı içindeki çocuğumuzun sesi seni rahatsız etmiyorsa sende bir sorun var demek ki.
- ( Crying continues ) - Get him a tissue.
Mendil bir şey bul şuna.
( crying continues ) ( sings ) Jack be nimble, Jack be quick, Jack go under the limbo stick.
Jack hızlı, Jack çevik Jack altından geçer hemencecik.
Let me make sure they're safe, sister Catherine. [Crying continues]
Güvende olmalarını sağlamama yardım et, Rahibe Catherine.
( CRYING CONTINUES ) WOMAN : I know you're much more powerful than me.
Senin benden daha güçlü olduğunu biliyorum.
Shh... shut up. ( Crying continues )
Şşş. Kes sesini.
You're my love. [Crying continues]
Sen benim aşkımsın.
[crying continues] who's out there?
Orada, dışarıda kim var?
Try this. [Crying continues] ♪
Bunu dene.
For our second hymn, we'll turn to page... ( baby continues crying )
İkinci ilahimiz için, sayfayı çeviriyoruz...
Get outta here. [crying ] [ crying continues]
Defol git buradan! Marybette, altı yaşında.... sen altı yaşındayken.
[Continues Crying] - Well, nobody said that.
Kimse bunu söylemedi ki.
[Jamie continues crying] Hunter Look, I promised to try out, but there's nothing I can do if they won't take a look at me.
Hunter Bak, Deneyeceğime söz verdim, ama beni görmek istemezlerse yapacak bir şeyim yok.
[cecilia continues crying] - where's your car?
Arabanız nerede? Parkta.
( Continues crying ) I didn't do this to embarrass you.
Bak. Sue anladı. Olmaz.
( crying continues )
Lütfen!
( continues crying ) No.
Oh! Hayır.
( continues crying ) Oh, sweetie, it's okay.
Oh, tatlım, geçti.
I'm sorry. ( continues crying )
Özür dilerim.
[Continues crying]
Allister'ım vefat edeli iki yıl oldu.
If you look right now into this moment, you will see the couch, the living room, the screen on which I appear. ( Continues crying ) ( heart beating )
Şu ana bakarsanız, kanepeyi oturma odasını ve benim göründüğüm ekranı göreceksiniz.
( CRYING CONTINUES ) Julia Stern conveyed real emotion, don't you think so, Sebastian? MAN ON TAPE :
Julia Stern gerçek duygularını iletti.
( shushes ) it's okay. ( crying continues )
Yok bir şey.
( crying continues ) my baby!
Bebeğim!
As I was saying, uh... ( Continues crying ) ( Exhales deeply )
Söylediğim gibi- -
( Continues droning ) Crying?
Ağlıyor mu?
I just need to... ( Panting ) ( Continues crying )
Üzgünüm.
( boy continues crying )
Birileri bana yardım etsin!
[crying continues] That's Sophie's cry.
Bu, Sophie'nin ağlaması.
[Continues crying]
[Ağlamaya devam ediyor]
Like, maybe you just don't think it's a big deal, but... [continues crying]
Belki sana önemli gelmiyor ama...

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]