English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ E ] / Emp

Emp translate Turkish

369 parallel translation
Activating electromagnetic pulse to disable the bank's security systems.
- EMP çalıştırılıyor - Güvenlik sistemleri göçertilecek
For the emp -
İmpara...
What good is it to leave the gas tank emp... the activity excites them.
Depoyu boş bırakmanın iyi bir... - Hareket onları heyecanlandırıyor.
- EMP?
- EMP?
We're unable to confirm due to all the EMP interference.
EMP parazitinden dolayı doğrulayamadık. EMP : Elektromanyetik Radyasyon
That's EMP.
Bu bir EMDA.
When detonated, each satellite unleashes an intense electromagnetic pulse, but EMP doesn't harm a living thing.
Patlatıldıklarında her uydu büyük bir elektromanyetik darbe oluşturuyor ama EMP canlılara zarar vermiyor.
far You know, you're n ot going to get very ty. because you le ft the car on emp
Cok uzaklasmiyorsun, biliyorsun çünkü benzin deposunu bos biraktin
The explosion sent out enough EMP to blow out their scanners for a while.
Patlama tarayıcılarını engelleyecek kadar EMD açığa çıkarmıştır.
Tremendous EMP output.
Büyük miktarda EMP algılıyoruz. ( EMP-Electro Magnetik Pulse )
They're a little bit sensitive to EMP.
EMD'ye karşı biraz hassaslar.
EMP?
EMD mi?
The chips aren't shielded against an EMP.
Çipler EMD'ye karşı korunmuyor.
The EMP caused by the explosion has affected our satellite communications.
Patlamaların yarattığı EMP ( Electromagnetic Pulse : Elektromanyetik Atım ) uydu iletişimimizi etkiledi.
EMP armed and ready. - EMP?
EMD açıldı ve hazır.
Tank, charge the EMP.
Tank, EMD'yi yükle.
If we get separated, this transmitter is guarded even against EMP.
Birbirimizi kaybedersek bu verici ile haberlesecegiz.
Level 5 EMP.
5. seviye EMD.
For Christ's sakes guys, "EMPTY-V"?
Tanrı aşkına çocuklar.. Emp - TV?
This is an EMP Trigger device.
Bu biğr EMP tetk cihazı.
Elevated radiation levels, EMP X-rays, gamma rays, oscillated neutrinos.
Radyasyon seviyesi, EMP X-ışını, gama ışını ve nötrino salınımı arttı.
- They're just out of EMP range.
- Elektro manyetik menzil dışındalar.
An EMP was triggered before we got in position.
Biz yerimizi alamadan, elektro manyetik darbe yapıldı.
We'll go first, hammer as deep as we can, then blow our EMP.
Önce biz girer, olabildiğince derine iner ve sonra EMP'mizi patlatırız.
What if I blew that EMP?
Ya o EMP'yi uçurduysam?
He fired that EMP.
EMP'yi ateşleyen oydu.
- Because if he's killed them he'll control another EMP.
- Çünkü onları öldürdüyse bir başka EMP yönetiyor olacak.
They can't know we don't have an EMP.
Elimizde EMP olmadığını bilemezler.
Their EMP could take out every sentinel.
EMP'leri her nöbetçiyle başedebilir.
We blow an EMP inside, we lose the dock.
EMP'yi içeride patlatırsak girişi kaybederiz.
We gotta blow the EMP now.
EMP'yi şimdi uçurmalıyız!
Charge the EMP!
EMP'yi hazırla!
That EMP knocked out almost every piece of hardware and every APU.
EMP neredeyse tüm APU'ları ve bütün donanımı bozdu.
They've gotten their hands on one of our EMPs.
Ellerinde EMP'lerimizden birisi var.
We believe the person responsible for this took possession of an EMP and parachuted from the plane.
Bundan sorumlu olan kişinin EMP'yi aldığını ve daha sonra paraşütle uçaktan atladığına inanıyoruz.
The missing electromagnetic pulse bomb is a class D portable, similar to larger devices we used in Iraq.
Kayıp olan EMP ırakta kullandığımıza benzer D sınıfı taşınabilir büyük cihazlardan.
There's no EMP ; it's just a transmitter.
Bu EMP değil, sadece bir verici..
A slightly larger dose of that EMP, I think would have put you out for good.
Emp'nin kapasitesi biraz daha fazla olsaydı, Senin için hiçte iyi olmazdı..
EMP.
EMP.
Durand's used EMP technology to create a new program with private backing.
Durand EMP teknolojisin yeni bir programla birlikte özel sektör için kullandı.
He's made an airburst missile, detonates at a thousand feet, sending out an EMP wave over a square mile.
3000 metrede patlayan, 1 mil çapında alana EMP gönderen bir füze yaptı.
Ballistic missile sites on Earth are shielded for EMP.
Dünya'daki balistik füze fırlatma rampaları elektromanyetik dalga korumalıdır.
If the pulse works, it'll simply be a matter of walking you down to my lab, sitting you down in front of the EMP, and repeating the process.
EMD'nin önüne oturup bunu tekrarlamak yetecektir. - Binbaşı?
Are you sure an EMP will kill this thing?
Bir EMD'nin bu şeyi öldüreceğine emin misin?
Even if we were able to get the EMP generator back online, the chances are slim that we would ever be able to get it powerful enough.
EMD jeneratörünü çalıştırabilsek bile onu yeterince güçlü hâle getirme ihtimalimiz zayıf.
The only way to create an EMP strong enough to wipe these little guys out is... to detonate a nuclear explosion in the atmosphere, yes.
Bu küçük şeyleri yok edebilecek kadar güçlü bir EMD yaratmanın tek yolu atmosferde nükleer bir bomba patlatmak. Evet. İlk seferde duymuştum.
EMP!
Elektromanyetik Bomba!
EMP, or electromagnetic pulse, which causes a temporary interruption of all electrical current within its field.
EMD veya elektromanyetik darbe, etkisi altına aldığı yerlerde elektrik akımında geçici bir kesinti yaratır.
As in the Ukraine, there are scattered reports that the EMP here was followed by seismic activity on the scale of an earthquake, measuring 6.5 on the Richter scale.
Ukrayna'da olduğu gibi, EMD'yi Richter ölçeğine göre 6.5 şiddetinde depreme eşdeğer sismik hareketlerin takip ettiği yolunda seyrek de olsa, bazı raporlar var.
We'll set off an EMP.
Bir EMP başlatacağız.
CTU will know we're trying to hide something.
EMP'yi başlattık. CTU, bir şeyler saklamaya çalıştığımızı anlayacak.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]