English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ H ] / Hide them

Hide them translate Turkish

749 parallel translation
It's a shame to hide them under those ugly spectacles. "
"Bu çirkin gözlüklerin altında onları saklamak ayıptır."
You may have beautiful thoughts, but you hide them.
Güzel düşünceleriniz olabilir ama onları kesinlikle saklıyorsunuz.
Where do I hide them?
Nerede saklıyorum?
Take the instruments and hide them in the cellar.
Şu aletleri götürüp kilere sakla. Acele et.
I have to hide them.
Saklamak zorunda kalıyorum.
You can't hide them or cover them up.
- Ve de boyanmıyor.
You said we cannot hide them, Mr. Keane.
Siz saklayamayız dediniz.
- Lf it's a gift, why'd she hide them?
- Madem hediyeydi, neden saklıyordun?
- Hide them?
- Saklamak mı?
He wouldn't hide them if he thinks we're buying his act.
Numarasını yuttuğumuzu sansa saklamazdı.
In fact, I'll have to hide them.
Aslında onları saklamak zorunda kalacağım.
Hide them, will you?
Onları sakla, olur mu?
A man with beautiful shoulders like yours shouldn't try to hide them.
Sizin gibi güzel omuzları olan biri, onları saklamamalı.
Hide them.
İyi sakla.
Where did you hide them?
Nereye sakladın?
I'll try and hide them while you talk to them.
Siz onlarla konuşurken kürkleri saklamayı deneyeceğim..
- We could hide them for a few days, before they go to South.
- Güneye gitmeden önce onları bir kaç gün saklayabiliriz.
he never bothered to hide them from me.
Hayatında başka kadınlar oldu, onları benden gizlemek için asla rahatsız olmadı.
Into the night - the dark will hide them...
Gecenin karanlığına. Karanlıkta görünmezler.
On my signal, distribute them. Until then, hide them well.
- İşaretimle onları dağıt, zamanı gelene kadar iyi sakla.
Yeah, all that land to hide them ribbons in when we're done with'em.
Onlarla işimiz bittiğinde tek yapmamız gereken de o kurdeleleri saklamak.
He would go to the ghetto with his friends, wearing Nazi armbands... to get out as many people as possible and hide them in the hospital.
Kollarında Nazi kolçakları, arkadaşlarıyla gettolara gider getirebildiği kadar insanı hastaneye getirirdi.
Why did you hide them, Harry?
Neden hapları sakladın?
- I didn't hide them, girl.
Saklamadım.
Unload the weapons from the waggon and hide them behind the rocks!
Silahları arabanın arkasından indirip kayaların arkasına saklayın!
- We must hide them. Quickly.
Onları saklamalıyız.
Good Put'em on the table I'll hide them in her bureau
Masanın üzerine koy. Onun bürosuna saklayacağım.
We hide them the best we can into a heap of garbage or into a puddle,
Elimizden geldiğince bunları çöp yığınlarında, su birikintilerinde saklıyoruz.
Every man at the post looking for these blighters... and I reconnoiter adroitly and encounter them... while you cowards hide behind your telegraph poles in Tantrapur.
Alaydaki her adam bu namussuzları ararken... cesurca bir keşif gerçekleştirip onları buluyorum... bu arada siz korkaklar Tantrapur'daki telgraf direklerinin ardına saklanıyorsunuz.
He rid off with them James boys and I ain't seed hair nor hide of him since.
James'le gitti ve tekrar görmedim.
But it comes out of my hide! I take the beatings and you take the dough, like all the rest of them!
Yumrukları ben yiyiyorum, diğer herkes gibi paranın keyfini sen sürüyorsun!
They thought it was bags of sand hidden among the hide... to make it weigh more when Dobbs went to sell them.
Keseleri, postu satarken ağır çeksin diye konmuş... kum torbaları sanmışlar.
And tell him them as hides can find, and them as finds can hide!
Ve ona, bu adada hiçbir şeyin benden saklanamayacağını da ilet.
Let them peel my hide over a slow-burning fire?
Beni ateşin etrafına bağlayıp öldürselermiydi yani?
That he wouldn't pull the shades down and hide behind them?
Panjurlarını indirip arkalarına saklanmaz mıydı?
All the ugly things you hide, I dig them up and lay them before you.
Sakladığın bütün kötü şeyleri eşeler ve önüne sererim.
You can hide in the back hall, where you were before, and I'll bring them in here first, and then you can get away.
Arka hole, daha önce bulunduğun yere saklanabilirsin, ve önce onları buraya sokacağım, ve o sırada sen kaçabilirsin.
It'll be easy enough to hide one of them in your own house.
Kendi evinde bunlardan birini saklamak yeterince kolay olmalı.
We hide our legs to make him want to see them.
Görmeyi istesinler diye bacağımızı gizleriz.
They'll stay until Miep finds them a place to hide.
Miep onlara saklanacak bir yer bulana dek kalacaklar.
You know, a lot of them try to hide under Gentile names.
Birçoğu Yahudi olmayan adların ardına saklanmayı deniyor.
Dad, we can hide before closing time and let them lock us in.
Baba, o zaman bizde bankaya saklanırız ve kapandıktan sonra soyarız.
Look after them, son. And hide the loot so it wasn't all for nothing.
Oğlum ailemize iyi bak, ben tüm suçu üzerime alacağım.
Now, the men in the town are scared silly... so the wives and the daughters tell them not to worry... and go away and hide someplace and let them bargain with them.
Şehirdeki erkekler çok korkuyor. Karıları ve kızları onlara : "Siz telaşlanmayın ve saklanın bırakın pazarlığı biz yapalım." Diyorlar.
Look how he's tried to hide them.
Bakın, nasıl da saklamaya çalışıyor.
I'll hide behind a rock and have an eye on them.
Ben bir kayanın arkasına geçip onları gözetleyeceğim.
I am no match for them and wants me to hide it
Onların dengi değilim... ve mutlaka kılıçla birlikte saklanmalıyım!
You can't hide from them.
Bu sefer değil. Onlardan saklanamazsın.
- It's impossible to hide a whole planet. - Impossible for you, not for them.
- Bir gezegeni saklamak mümkün değil.
We can't beat them, we can hide from them.
Pisi pisine öleceğimize, kaçıp kurtulmak en doğrusu.
Why hide that thou hast healed them?
Onları iyileştirdiğinizi niçin saklıyoruz?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]