English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Turkish → Russian / [ I ] / Istemiyoruz

Istemiyoruz translate Russian

2,159 parallel translation
Silahlı çatışma istemiyoruz.
Мы не хотим перестрелки.
Senin eşyalarını istemiyoruz, Edie Hala.
Но, нам не нужны ваши вещи тетя Иди.
Bak, ikimiz de kesinti yapılmasını istemiyoruz. Ama kesintiler olacak. O yüzden hangilerinin en az kanamaya neden olacağını bulmak için birlikte çalışmak zorundayız.
Слушай, никто не хочет сокращений, но они все равно будут, так что давай работать вместе, чтобы найти то, что можно сократить.
Biz kesinlikle istemiyoruz.
В особенности мы.
Arthur'un, Elyan'ın sadakatinin bölündüğünü düşünmesini istemiyoruz.
Мы не хотим, чтобы Артур подумал, что Элиан верен не только ему.
Elyan, sana zarar vermek istemiyoruz.
Мы не хотим причинить тебе вред.
Hayır, hiçbir değişiklik yapmak istemiyoruz.
Нет. Ничего мы не хотим менять.
Pekâlâ hanımlar, burada kedi kavgaları istemiyoruz.
Дамы, нам не нужна здесь склока.
Biz uyumak istemiyoruz.
А мы ещё не спим!
Bu kurt adam terörü söylentisinin fazla yayılmasını istemiyoruz.
Мы не хотим, чтобы слухи об оборотнях-террористах шли дальше.
Hassas nedenlerden dolayı şimdi başlamak istemiyoruz.
Обстановка не простая, по ряду причин которых мы касаться не будем.
Gelmek istemiyoruz.
Мы не хотим.
İşi dışarıdan birine yaptırmak istemiyoruz. Ama mecbur kalırsak yaptırırız.
Нам не хочется привлекать чужих, но придётся, если понадобится.
Özel görüşme falan istemiyoruz, doktor.
К чёрту ваши обсуждения наедине.
Bu küçük beyin buraya gelmesini istemiyoruz.
Этому молодому человеку нельзя быть здесь.
Bakın beyler, sorun istemiyoruz, tamam mı?
Слушайте, парни, нам не нужны неприятности.
Stefano, sirkimizde bela istemiyoruz.
Стефано, нам бед в цирке не надо.
Gömleğin altında kalsa iyi olur. Costco`da görünür yerlerde dövme istemiyoruz biliyorsun.
Только прикрой ее, потому что компания этого не одобряет.
Biz onların dünyalarına inmiyoruz ve onları da kendi dünyamızda görmek istemiyoruz.
Мы не спускаемся в их мир и не желаем их видеть в нашем.
Vatansever hissiyatımızın başkaları tarafından gasp edilmesini istemiyoruz.
Мы не хотим, чтобы наши патриотические чувства были украдены кем-то другим.
Gidip ne olduğunu kontrol etmek istemiyoruz, değil mi?
Мы же не станем это проверять?
Kimse seninle alay etsin istemiyoruz.
Мы не хотим, чтобы хоть кто-то смеялся над тобой.
- Acı hissetmeni istemiyoruz.
- Мы не хотим, чтобы вы чувствовали боль.
Başka kadınlarla görüşmeni de istemiyoruz çünkü herkesin dilinde.
И мы хотим чтобы ты перестал встречается с другими женщинами, потому что все об этом знают.
Onunla zıtlaşmanızı istemiyoruz.
Нам необходимо, чтобы вы не проявляли враждебность.
Bakın, bela istemiyoruz.
Нам не нужны проблемы.
Biz ülke olarak barış içinde yaşamaktan fazlasını istemiyoruz.
Мы, как страна, хотим одного - жить в мире.
Pipi falan istemiyoruz.
Не хочу стоя писать.
- Lütfen, bir sorun çıkmasını istemiyoruz.
Прошу, нам не нужны неприятности.
Size zarar vermek istemiyoruz Bay Kellog.
Мы вам не повредит.
Ölmek istemiyoruz!
Мы не хотим умирать!
Biz hiç bir şey duymak istemiyoruz.
Мы не желаем ничего слушать.
İçeride biri varsa, biz bela istemiyoruz.
Эй, если кто-то есть, нам не нужны неприятности.
Bela istemiyoruz.
Нам не нужны неприятности.
Jeannette ve ben yalnız kalmak istemiyoruz.
Жаннетт и я... мы не хотим оставаться одни.
Pilotlar sendikası adına konuşursam efendim, biz havayolunun batmasını istemiyoruz.
От лица профсоюза пилотов, сэр, скажу, что мы не хотим ухода вашей авиакомпании.
Hepimiz sağlıklı alternatiflerden istemiyoruz ya.
Не всем же хочется придерживаться здорового питания.
Senin paranı istemiyoruz.
Мы не хотим ваших денег.
Hemen boşalmanı istemiyoruz. Daha değil.
Мы не дадим тебе кончить, нет, пока нет.
Bilmiyorum ya, Jody'yle karışık fiziksel olaylara girip işi bozmak istemiyoruz.
Я даже не знаю. Мы с Джоди не хотим физических контактов это все только усложнит для нас
Hassas bir konu olduğu için bu konuda yorum yapmak istemiyoruz.
Мы будем держать вас в курсе и сообщать новые подробности происшедшего.
Gerçekten istemiyoruz.
На самом деле нет.
Yoksa düşünmeye başlarız... -... ve düşünmek istemiyoruz.
В противном случае мы начнем думать, и мы не хотим думать.
Çingene'nin huzurunda, bizi izleyenler ve bize büyüyü getirenler ve bize gizemi verenler hepimiz bebek sahibi olmak istiyoruz. Bebek sahibi olmak istiyoruz ve lanetlenmek istemiyoruz.
Перед цыганкой, которая наблюдает за нами, наполняет нашу жизнь волшебством и загадкой, мы соглашаемся, что любая, кто захочет иметь ребёнка, будет иметь его, и никто не будет проклят.
Daha fazla beklemek istemiyoruz.
Мы больше не хотим ждать.
Sürpriz yaşansın istemiyoruz. Düzgün hazırlanırsan endişelenecek bir şeyimiz olmaz.
Как только мы тебя подготовим нужным образом, тебе будет нечего опасаться.
Seni seviyoruz ve canının yandığını görmek istemiyoruz.
Мы любим тебя и не хотим чтобы тебя кто-нибудь обидел.
- Bakmak istemiyoruz.
- Мы и не смотрим.
Bakın, o serseriyi yakalamaktan başka hiç bir şey istemiyoruz.
Слушай, мы ничего так не хотим, как помочь разрушить это жалкое существование.
İstemiyoruz.
А для Каштана.
- Bir şey istemiyoruz.
Нет, нет.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]