English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ D ] / Dear john

Dear john traducir turco

147 traducción paralela
Dear John.
Sevgili John.
Dear John letter.
Ayrılık mektubu.
Uh-oh. You got a "Dear John" letter.
Ya, demek askerde veda mektubu aldınız.
And then I got the "Dear John" letter.
Ondan sonra da veda mektubu geldi.
They passed it for all the Dear Johns.
Tüm Sevgili John'lar için yaptılar.
- Please. dear John.
- Lütfen.. .... sevgili John.
Hallo, dear John.
Merhaba, sevgili John.
Hallo, dear John!
Merhaba, sevgili John!
DEAR JOHN
SEVGİLİ JOHN
My dear Johnson, if the water isn't good, what can you expect of the tea?
Sevgili John, eğer su iyi olursa o zaman çay da güzel olur.
For others - the G.I.s of the "Dear John" letters - it means starting over, replacing what they have lost.
Diğerleri için G.I.'ın "Sevgili John" tezkeresi hazırlandı. Bunun anlamı kaybettiklerini yerine koymak için baştan başlamaktı.
" Dear John, well, in 360 days I'll be home.
"Sevgili John, 360 gün içinde evde olacağım."
" Dear John, the physical and human damage done over the last few years is much greater than I realized, not just the dead, but the G.I.s who can't talk in coherent sentences anymore.
"Sevgili John," "son bir kaç yıl içinde yapılan fiziksel ve ruhsal hasarlar.." "arasındaki fark çok fazladır,"
" Dear John.
" Sevgili John.
Hello, dear John. How are you?
Merhaba sevgili John.
I don't know, but it looks like he just got the Dear John letter.
Bilmiyorum ama görünen "Sevgili John" mektubu almış.
- If that is agreeable to you. - Dear John...
- Eğer sizin için bir sakıncası yoksa.
Oh, come now, dear sir john.
Böyle söylemeyin Sir John.
Uh... i think, uh... boiling it all down, dear, i think perhaps we better, uh... accept sir john's offer after all, don't you?
Bence bu her şeyi özetliyor canım. Belki de Sir John'un teklifini kabul etsek daha iyi olacak.
Yes, dear, like John.
Evet, tatlım. John gibi.
John, dear.
John, tatlım.
- John, dear, I...
- John, tatlım, ben... - Margaret bak...
Hello, John, dear.
Merhaba John. Sevgilim. Merhaba Margaret.
Oh, John, dear.
John, hayatım.
Oh, my dear, John is looking for a piece of music The Banks of Loch Lomond, will you help him find it?
Tatlım, John bir müzik arıyor The Banks of Loch Lomond ismindeymiş, bulmasında yardımcı olur musun?
- John, dear, did you strike her first?
- John, önce sen mi vurdun, canım?
Oh, John, dear, we've been through all this before.
Sevgili John, bunları daha önce de konuştuk.
It was your timely warning when you drew our attention to the empty tobacco jar and saved the life of my dear friend and colleague,
Boş tütün kutusuna dikkatimizi çekerek bizi zamanında uyardın, benim sevgili dostum ve meslektaşım Doktor John H.
"You've got to save that dear boy, John."
"O çocuğu kurtarmalıydın, John."
My dear, John is waiting for you to bring him home.
Tatlım, John eve götürmeniz için sizi bekliyor.
That you saved dear old John from the hands of a grubby little hotel keeper?
Sevgili John'u küçük bir otel sahibinin elinden nasıl çekip aldığını mı anlattın?
This service we are holding today is in memory of our dear friends John and Mary Ashby and their son Antony.
Bugün burada çok sevgili dostlarımız John ve Mary Ashby'yi ve oğulları Antony'yi yâd etmek için toplanmış bulunuyoruz.
If she hadn't deluded herself into believing it was dear old Papa who killed John Mayhew, she might never have stayed here guarding that so-called secret.
John Mayhew'ü sevgili babasının öldürdüğü sanrısına kapılmasaydı sözüm ona sırrını korumak için burada oturmayı sürdürmezdi.
To the dear, joyous, familiar memory of Pope John XXIII
Müşfik ve samimi Papa 23. John'un aziz hatırasına...
John, be a dear and get hold of Elsa.
John, iyi biri ol ve Elsa'ya dikkat et.
I'm all through, John, dear.
İşim bitti John.
Oh, yes, John, dear.
Evet, John tatlım.
Hurry back, John, dear.
Çabuk dön. Annem yemeğe geliyor.
Yes, dear. Would you pass the cranberry sauce, John?
- Sosu uzat, John.
- Oh dear, John, I must stand up.
- Kalkmalıyım. - İyi misin?
Dear Doctor John... our triumphant antimony... our kingdom's eyes.
Sevgili Doctor John... bizim zafer kazanan taşımız... kralımızın gözleri.
I wish the whole company wishes with all their hearts to dedicate tonight's performance to Mr. John Merrick, my very dear friend.
Bütün ekip ve ben, bu gösteriyi bütün kalbimizle Bay John Merrick'e adıyoruz. Benim sevgili arkadaşıma.
"To John Forrest, a dear man who, like his cheeses, gets stronger with age."
"John Forrest'a, peynirleri seven, yaşlandıkça güçlenen sevgili adama"
St John Smythe, my dear.
SIN-jun Smythe, hayatım.
Where is the Vulgate and dear goofy John Henry Newman?
İncil ve sevgili şapşal John Henry Newman nerede?
" Dear Pete : Of all the wild animals in Africa, John Wilson is the wildest.
" Pete, Afrika'daki tüm vahşi hayvanlar içinde John Wilson en vahşisidir.
This is the John Randall, dear.
John Randall da öyle yaparmış.
My dear friends Max and John have asked me Handsome Hans to be their music man!
Sevgili dostlarım Max ve John benden Yakışıklı Hans'tan düğünde çalmamı rica ettiler.
- Dear Sir John, we cannot...
- Sevgili Sir John.
- Where is dear Edward, John? - And who is Edward?
- Sevgili Edward nerede John?
John, dear, would you go and find that wretched girl?
John, hayatım - Gidip şu zavallı kızı getirir misin?

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]