English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ I ] / I gotta go

I gotta go traducir turco

11,745 traducción paralela
Yeah, I gotta go to the library anyways, so...
Evet, benim kütüphaneye gitmem gerekiyordu zaten.
Hey, you know, I gotta go.
Şimdi kapamam gerek.
I gotta go, man.
Benim gitmem lazım.
- I gotta go.
- Gitmem lazım.
I gotta go, I'm 30 minutes behind.
Gitmem lazım, 30 dakika geride kaldım.
Meredith I gotta go, we'll meet you there.
Meredit, kapatmalıyım, orada görüşürüz.
I gotta go help Iris.
Iris'e yardım etmem gerekiyor.
Hey, I gotta go to work tomorrow.
Yarın işe gitmem gerek.
- I gotta go meet him.
- Onunla görüşmem lazım.
I can't believe I didn't see this earlier! I gotta go!
Daha önce anlayamamış olmama inanamıyorum!
I gotta go!
Gitmem gerek!
I gotta go, I gotta go.
Gitmeliyim, gitmeliyim.
I gotta go, bye.
Kapamam lazım, görüşürüz.
- Okay, I gotta go.
- Gitmem gerek.
I gotta go.
Gitmem lazım.
I gotta go!
Gitmem lazım!
One more, then I gotta go to lunch.
Bir kere daha, sonra yemeğe gideceğim.
I gotta go.
Ben gidiyorum.
I gotta go.
Kapatmam gerek. Tamam.
Hey, I gotta go, but... good luck.
Gitmem gerek ama iyi şanslar.
I gotta go. I gotta go.
Gitmem gerek, gitmem gerek.
- Great. - Hey, I gotta go.
Benim gitmem gerekiyor.
I gotta go.
Gitmem gerek.
I gotta go.
Gitmeliyim.
I-I gotta go.
Gitmem gerek.
I gotta go, I got my own problems.
Gitmem gerek. Kendi, sorunlarım var.
And I gotta go away for a little bit.
Ve bir süreliğine gitmem gerek.
- I gotta go up there.
- Oraya gitmem gerek.
OK, I gotta go.
Tamam, kapatmalıyım.
I gotta go, kid.
Gitmem lazım çocuk.
All right, listen, i gotta go.
Anladım, dinle, gitmem gerek.
I gotta go clean up some shit.
Benim gidip bok temizlemem gerek.
I gotta go. I got work.
Gitmem gerek, işim var.
I gotta go, I'm sorry!
Gitmem gerek, çok özür dilerim.
I gotta go.
Gitmem gerek benim.
I gotta go.
Kapatmam gerek.
I gotta go.
Kapatmam lazım.
I gotta go make a B.L.T. In my bedroom.
Yatak odasına sandviç yapmaya gitmem gerek.
Baby, i gotta go out for a while.
Bebeğim, bir gitmem lazım benim.
You guys, I gotta go.
Gitmem lazım beyler.
- I gotta go get Uncle G.
- Tamam. - G Amca'yı almam lazım.
I gotta go.
- Tamam.
I gotta go.
Benim gitmem lazım.
I've gotta go talk to her.
Onunla konuşmam lazım.
( crickets chirping ) MICHAEL : I know you can't go out, but you still gotta eat, right?
Dışarı çıkamayacağını biliyorum, ama yine de yemek yemelisin, değil mi?
~ I've gotta go.
- Gitmem gerek.
Yeah. I-I've gotta go.
Kapatmam lazım..
I've gotta go.
İşteyim.
I gotta go back to work.
İşe dönmem lazım.
- Hey, look, I've gotta go and fight a fire in Zululand, and my girl's running on fumes.
Zululand'e gidip bir yangınla savaşmam gerekiyor, benim kızın da takati bitmek üzere.
I know we gotta get going, man, but I think I need to go to a hospital.
Biliyorum devam etmemiz gerek ama hastaneye gitmem gerek dostum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]