English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ M ] / Maybe not

Maybe not traduction Turc

14,358 traduction parallèle
- Maybe not.
Olabilir.
Maybe not as much as you.
Senin kadar değil tabii.
Or maybe not so magically.
Bir anda olmamıştır belki.
No, maybe not.
Hayır, belki öyle değil.
Maybe not everyone should.
Belki de herkes kazanmamalı.
Jesus, maybe not that dirty.
Oha, o kadar da küfürlü konuşma.
Maybe not.
- Belki de yapmıyorumdur.
Maybe not without cause.
Belkide sebepsiz yere etmemiştir.
- Only... maybe not tonight.
- Belki başka bir akşam.
Well, maybe not in a man-hole, but you away a long time.
Tamam, belki erkek deliğine sokmaz, uzun zamandır ayrısınız ama.
Okay, maybe not that exactly.
Tamam, belki de öyle değil.
Maybe they're not wearing panties.
Belki külot giymemişlerdir.
Maybe I'm not good with words.
Sözcüklerle aram iyi olmayabilir.
Well, maybe it's not the perfect time in my life.
Belki benim için iyi bir zaman değildir.
Because then maybe I would get a sympathetic ear every time I'm not my absolute best self 24 hours a day.
Belki o zaman gün boyu çok iyi olmadığım zamanlarda bir dert ortağım olurdu.
Maybe it's not my game anymore.
Belki de benim oyunum değildir artık.
Maybe that's not what he was after.
- Belki de hesapların peşinde değildir.
You know, just making sure lines aren't blurred, that you're not maybe helping the guys be pissed off.
Bazı şeyleri açıklığa kavuşturalım bu adamları sakinleştirmeye hiç de yardımcı olmuyorsun.
And somehow, I never made the connection till you said it, but... maybe these powers, these... gifts that you have, that Daisy has, maybe they're not random.
Ve sen söyleyene kadar bir şekilde bağlantıyı kurmamıştım. Ama... Belki bu güçler, bunlar yeteneklerin, Daisy'nin yetenekleri, belki rastgele değildir.
Maybe you're not supposed to get over it.
Belki de bunu unutmaman gerekiyordur.
Maybe a new host, one not so damaged.
Belki de çok zarar görmemiş yeni bir misafire ihtiyacın var.
He may not recognize her voice, but maybe he knows her face.
Sesini tanımamış olabilir ama belki de yüzünü biliyordur.
Maybe you should explain it to those of us not smart enough to become the assistant manager. I don't need your shit today, Melinda.
- Bugün seni hiç çekemem Melinda.
No, it's not about- - I don't know, maybe it is, okay?
- Hayır, o değil. Bilmiyorum. Belki de o tamam mı?
Or maybe increase it, I'm not sure.
Ya da belki artırır. Emin değilim.
Maybe, but it's not about how they act.
Ama konu nasıl hareket ettikleri değil.
Maybe he's just realized she's not the right girl for him.
Belki de onun onun için doğru kız olmadığı anlaşılmaktadır.
Well, maybe I can start by managing not to kill these guys.
Bu adamları öldürmemeye çalışarak bir yerden başlayabilirim belki de.
Maybe It's not interested in us.
- Belki bizimle ilgilenmiyordur.
Look, I don't know the ins and outs and it's probably not my place to say, but the caller, Paul Marlock I'd give him a wide berth, maybe.
Bak, ayrıntıları bilmiyorum, muhtemelen söylemesi de bana düşmez ama ben olsam şu çığırtkan Paul Marlock'tan uzak dururdum.
I sometimes get one or two maybe doze off and miss the bell, but not Monday night.
Bazen bir iki tane uyuya kalan ya da çan sesini kaçıranlar buluyorum. Ama pazartesi akşamı kimseyi görmedim.
Maybe I'm not.
Belki de değilim.
Maybe you're a part of it or you're not.
Belki bir parçası olursun, belki olmazsın.
Maybe it's not new math at all.
Belki de aradığımız şey yeni değil.
Maybe he just sees me as the broken girl, and he's just not up for it.
Belki de beni kırılgan bir kız olarak görüyor ve bunu istemiyordur.
Maybe you forgot that it's not weapons that keep us safe.
Unutmuş olabilirsin ama bizi koruyan şey silahlar değil.
You know, maybe it turns out that I'm not and I fail, but at least I'll know that I had tried and I...
Belki iyi olmadığım ortaya çıkar, başarısız olurum ama en azından denediğimi bilirim ve...
Well, maybe you're not a very good dj.
Belki de iyi bir DJ değilsin.
Maybe next time we have a chat like this, it's not in the FBI gun range at 8 : 00 at night.
Bir dahaki sefere böyle bir konuşmayı, FBI'ın atış alanında yapmayız umarım.
Maybe I'm not that person anymore.
Artık öyle biri değilimdir o zaman.
And since that's not always the easiest thing in the world to do, then maybe you start by forgiving someone else.
Bunu yapmak dünyadaki en kolay şey olmadığından buna, başka birini affederek başlayabilirsin belki.
Maybe they're not ready to take on an Alpha.
Belki de bir Alfa'yı yenmeye hazır değillerdir.
I'm not walking away on a maybe.
- Şansımı deneyeceğim.
So maybe I'm not the good guy in your eyes, but I might end up being the guy that saves all your asses.
Sizin gözünüzde iyi biri olmayabilirim ama sonunda kıçınızı kurtaran kişi olabilirim.
Well, if Claudia is not seeing Ghosts, maybe it's because she's not a banshee.
Pekala, eğer Claudia hayaletleri göremiyorsa, belki de ölüm perisi olmadığı içindir.
We sprang some pretty big news on you last night and I got the sense that maybe you're not as happy as we are. I...
Dün sana sürpriz bir şekilde büyük bir haber verdik ve bana bizim kadar mutlu olmadın gibi geldi.
Maybe she came back here to mourn the death of her mentor not her tormentor.
Belki de buraya iskencecisinin yasini tutmaya degil akil hocasinin yasini tutmaya gelmistir.
If you're not getting through to Andy as a Ghost, maybe you should try reaching him as your brother.
Andy'ye Hayalet gibi davranmakla eline bir şey geçiyorsa ona kardeşin olarak davranmayı deneyebilirsin.
Is it possible that he's not the guy we thought he was, that maybe he's better than we thought he was?
Sandığımız gibi biri olmaması mümkün mü acaba? Belki sandığımızdan daha iyi biridir?
Oh! Maybe she's not so insane after all.
Belki o kadar da deli değildir.
Maybe I'm meant for great things, maybe I'm not, but whatever it is, it's not this.
Belki de çok önemli şeyler için yaşamıyorum bu hayatta ama bunun için yaşamadığım da kesin.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]