English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ W ] / Wrong way

Wrong way traduction Turc

3,179 traduction parallèle
Maybe we're thinking about this the wrong way.
Belki de tamamen yanlış şekilde düşünüyoruzdur.
Well, Carl seems to have rubbed a lot of people up the wrong way.
Görünüşe göre Carl pek çok insana yanlış yapmış.
Laura had a knack of rubbing people the wrong way.
Laura'nın insanları gıcık etme konusunda özel bir marifeti vardı.
You get stabbed if you look at them the wrong way.
Şayet onlara ters bir şekilde bakarsanız bıçaklanırsınız.
Tansy, please don't take this the wrong way, but, uh... have you ever cooked before?
Tansy, beni yanlış anlama ama, hiç yemek yaptın mı hayatında?
You're all using my toilet invention the wrong way.
Hepiniz tuvalet icadımı yanlış kullanıyorsunuz!
don't take this the wrong way, but... You're all the mom I need.
Hem George, yanlış anlama ama senden iyi anne mi bulacağım.
No, you had that whole thing the wrong way around, Hitch.
Hayır sen her şeyi yanlış yöne sürükledin, Hitch.
Okay, come on, there's no wrong way to do this.
Hadi ama bunu yapmanın yanlış bir tarafı yok.
You're going the wrong way, guys.
Yanlış iz üstündesiniz.
Okay, don't take this the wrong way? But I'm kinda wondering how you're gonna be an effective field agent.
Pekala, bunu yanlış anlama ama bu halde nasıl faydalı bir saha ajanı olacaksın?
I was cramped, hungry, and hot... in the wrong way.
Yanlış bir şekilde sıkışmış, aç ve şehvetliydim...
Maybe she rubbed him the wrong way.
Belki adamı çok fazla kızdırdı.
I'm happy you're here too, Hot Dog Water, but- - Don't take this the wrong way.
Sen burada olduğun için mutluyuz, Hot Dog Water, ama- - Yanlış anlamayın.
That guy rubs me the wrong way.
Yanlış okşuyor o herif beni.
Now don't take it the wrong way.
Yanlış anlama.
Think he swallowed a peanut the wrong way.
Galiba fıstık yanlış boruya gitti.
Look, Hanna, we may have been going about this the wrong way.
Bak, Hanna, bunu yanlış bir şekilde yapmış olabiliriz.
Last night, I realized that I was thinking about your wife's case the wrong way.
Dün gece karınızın davasını yanlış yönden incelediğimizi anladım.
You're going the wrong way, what are you doing?
Yanlış yöne gidiyorsun, ne yapıyorsun sen?
When are men gonna realize there is a right and a wrong way to handle a woman's breasts?
Erkekler bir kadının göğüslerine doğru şekilde dokunmayı ne zaman öğrencekler ki?
Don't take this the wrong way, but you look the way I feel about this whole trial thing.
Bunu yanlis anlama ama sen de mi mahkeme yüzünden böylesin?
When I first met Pam, she said something that slightly rubbed me the wrong way.
Pam ile ilk tanıştığımda bana saçma bir şey söyledi ve yanlış yönlendirdi.
You're going the wrong way.
Yanlış yöne gidiyorsun.
It's the wrong way.
Yanlış yol.
It's the wrong way.
Yanlış yoldasın.
- No, it was a French, uh... French dude, and we were trying to do the kiss on the cheek thing, and I turned the wrong way, and I happened to catch mouth corner.
Fransız dostum ve şu yanaktan öpme şeyini yapmaya çalışıyorduk ve yanlış tarafa çevirdim, ve yanlışlıkla dudak tarafına değdim.
You're looking at this the wrong way.
Buna yanlış yerden bakıyorsun.
This is happening the wrong way.
Bu yanlış bir şekilde oluyor.
Must have rubbed you the wrong way.
Bu seni sinirlendirmiş olmalı.
Kenya went about his duties in the wrong way, which is something you had a hand in.
Kenya görevini kötüye kullandı, ki bunda senin de parmağın var.
Don't take this the wrong way, but why are we meeting in person?
Beni yanlış anlama ama neden yüz yüze görüşüyoruz biz?
I-I-I went about it the wrong way, and I'm sorry, Tessa, but I didn't like what that money was doing to you, and... and I want us to have more family time at home.
Bununla ilgili yanlış yoldan gittim ve özür dilerim Tessa ama paranın sana yaptığı şeyden hoşlanmadım ve... Evde daha çok ailecek vakit geçirelim istiyorum.
Look at love the wrong way it goes unrecognized
Yanlış yönden bakarsan sevgiye tanıyamazsın onu kesinlikle
Don't take this the wrong way, Alex.
Lütfen beni yanlış anlama Alex.
Well, don't take this the wrong way, but neither does anyone else.
Bunu yanlış anlama ama hiçkimse bu iş için uygun değil.
And don't take this the wrong way, but thank Christ!
Sakın yanlış anlama ama bunun için İsa'ya şükürler olsun.
Pam, don't take this the wrong way?
Pam bunu yanlış anlama.
So don't take this the wrong way, but how much longer do we do this?
Yanlış anlama ama, daha ne kadar yapacağız bunu?
Now that Eddie is in the family way, I think me not drinking would just give out the wrong message.
Eddie'nin ailesi içmediğimi sanıyor.
Hey, you're wrong, you're driving the whole way home.
Yanılıyorsan eve dönerken direksiyonu sen sallarsın.
The way I see it, this is my last chance to make something of myself before I head to the wrong side of the grass.
Çimin ters tarafına yollanmadan önce kayda değer bir şey yapmak için son şansım olarak görüyorum durumu.
Which, by the way, when I mentioned to you this morning, you don't ask me what's wrong.
Bu arada, sözü geçmişken bu sabah sorunumun ne olduğunu sormuyorsun.
And by the way, whatever happened to "John", it's wrong to help perpetuate a lie "?
Bu arada, ne olursa olsun John bir yalanın sürdürülmesine yardım etmek yanlıştır diyordun hani?
Well, there's no way. My brother's never wrong.
Ağabeyim hiç yanılmaz ama.
You've brought us the wrong fucking way.
Bizi bu lanet yola sen getirdin.
Something was... just wrong about the way she was hovering over that kid.
O çocuğun üzerine eğilme şeklinde bir terslik vardı.
Don't get me wrong, I don't swing that way, but... If I was going to be saved by anyone's bell...
Beni yanlış anlama, o taraklarda bezim yok, ama eğer birinin zili beni kurtaracaksa...
What you did today when so far beyond the call of duty in such... such a wrong-headed way.
Eğer bugün ne ne kadar görevçağrısı böyle bir durumda... Böyle bir yanlış başlı yol.
You are wrong. Doesn't work that way.
70 bisiklet derken yanlış anlamışsın.
And by the way, I'm so sorry both you and Dr. Brennan were wrong about the victim's age.
Bu arada ikinizden de özür dilerim ama kurbanın yaşı hakkında ikiniz de yanıldınız.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]