English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ Y ] / You are mine

You are mine traduction Turc

914 traduction parallèle
You are mine.
Sen benimsin.
You are mine.
Sen de benim.
You are mine!
Sen benimsin!
You are mine.
"Sen benimsin" demek.
Deep inside, you know you are mine.
İçinde bir yerde, sen de benim olduğunu biliyorsun.
If I couId speak with O-Sei, I would tell her that you are mine forever.
Eğer O-Sei ile konuşabilseydim senin daima benim olacağını söylerdim.
Now, you are mine, a slave of Egypt.
Şimdi benimsin, Mısır'ın kölesinin.
You are mine, I am yours.
Sen benimsin, ben de senin.
You are mine, I am yours
Sen benim, ben de seninim.
Mine. You are being so absurd.
Gereksiz şeyler düşünme.
"Tell me! You are all mine?"
"Söyle bana tümüyle benim misin?"
Not if you'd bought the centry 10 times over. Your ways are not mine.
Centry'i 10 kat fazlasına alsan da senin tarzın, benimkiyle uyuşmaz.
They are not worried about long hours. You... can make good use of men like mine on your plantations.
Siz de tarlalarınızda benimkiler gibi elemanlar çalıştırabilirsiniz.
I assure you, they are mine to give.
Seni temin ederim, bunlar benim.
Until I tell you different, you are his servant, not mine.
Ben aksini söyleyene kadar benim değil onun hizmetkârı olacaksın.
Oh, so you're gonna give me my mine, are you?
Öyleyse madeni bana vereceksin, ha?
Are you going to let him buy Antonya's future? And yours and mine?
O herifin Antonia'nın, senin ve benim geleceğimizi satın almasına izin mi vereceksin?
You know sometimes I've sat here of an evening until... Until I've made the echoes out to be the echoes of all the footsteps that are coming by and by into my father's life and mine.
Biliyor musun bazen akşamları duydum sesleri babamın ve benim hayatıma sırasıyla giren ayak seslerine benzetene kadar burada oturuyorum.
What are you going to do to this boss of mine?
Patronuma ne yapacaksınız?
Of course, it's no business of mine... but are you sure you're right in what you're doing?
Tabi bu beni hiç ilgilendirmez ama... yaptığın şeyin doğruluğundan emin misin?
If you'll be gracious enough to forgive my rudeness and shake my hand... Then you'll show me that your manners are far better than mine could ever be.
Eğer benim bu kabalığımı affedip elimi sıkarsanız benim hiçbir zaman olamayacağım kadar nazik olduğunuzu göstermiş olacaksınız.
See, the joints are a bit rusty like mine, you know.
Gördün mü, menteşe de benim gibi azıcık paslanmıştı.
It's no business of mine, but sometimes... the things you do in haste are the things we most regret.
Üstüme vazife değil ama bazen... aceleyle yaptığımız şeyler en pişman olduğumuz şeyler oluyor. Biraz düşünün.
If you will present that letter, he will know that you are a friend of mine and that he can be frank with you.
Bunu ona verirseniz, benim dostum olduğunuzu anlayacak ve sorularınızı cevaplayacaktır.
Deductions are a weakness of mine as Doctor Watson can tell you.
Çıkarımlar benim zaafımdır Doktor Watson'ın da bildiği üzere.
If you are real, stretch out your hand to mine.
Eğer gerçeksen, elini bana uzat.
But as a noncommissioned officer, you are aware of the barrier between your class and mine. - I am, sir.
Bir astsubay olarak, sizin sınıfınızla benimki arasındaki sınırı biliyorsunuzdur.
The truth, and that you are a friend of mine.
Gerçeği ve dostum olduğunu.
And I said you are going to do mine.
Senin de benim resmimi yapacağını söylemiştim.
Think only of the great honor that shall be yours and mine when you are wed to Balu.
Sadece, Balu ile evlendiğinde senin de benim de sahip olacağımız o büyük onuru düşün.
You've only to use your eyes, which are as good as mine.
Benimkiler kadar iyi olan gözlerini kullan görürsün.
Now you're my prisoner. Or are you mine?
- Artık benim mahkumumsun.
If you can see to write, your eyes are better than mine.
Gözlerin yazabilecek kadar görüyorsa benimkilerden iyiler.
- You invested only 200 49 thousand and 800 are mine
- Sen kenara sadece 200 attın. 49.800'ü benim.
You two are mine, don't deal with anyone else, I'll book you
Siz ikiniz benimsiniz, başka kimseyle anlaşmayın, sizi ben tutacağım.
Good or not, guilty or not, whatever you are, you're mine
İyi ya da kötü, suçlu ya da masum, ne olursan ol benimsin.
Speaking of quarters, you're entitled to share mine, wherever they are.
Karargahtan konuşmuşken... ne hakkım varsa paylaşabilirsin, nerede olursa olsun.
- What are you going to do about it? - It's no concern of mine.
- O konuda ne yapacaksın?
My dear fellow, how ridiculous you are. You have your debts, and I have mine.
Sevgili dostum, hatırlatayım benim olduğu kadar senin de borcun var.
The secrets that are mine alone... but which I would be willing to share with you.
Sırlar sadece bana ait, ama sizinle paylaşmak için sabırsızlanıyorum.
But you are still a friend of mine, I hope.
Umarım hâlâ arkadaşızdır.
You are equally as responsible for your duties as I am for mine.
Herkes verilen emirleri uygulamakla sorumludur.
I'll show you which are mine. Bring all the men together here quickly.
Benimkileri gösteririm.
And I know you are looking forward to seeing your favorite star and mine.
Hepinizin en sevdiği yıldızı görmek için sabırsızlandığını biliyorum.
If you stop, it will be because you are completely peaceful and completely mine.
Hiç yapmazsan, tamamen huzur içinde olduğunu gösterir ve tamamen bana ait olduğunu.
- Aren't you? - They are friends of mine, ma'am.
hanımefendi.
You think when you are in my arms it will be his face you will see, not mine?
Benim kollarımdayken onun yüzünü mü göreceğini sanıyorsun?
I'm not in your army and you are not in mine.
Sizin birliğinizden değilim ve sizde benimkinden.
You're no relation of mine. You are my slaves.
Sizler benim soydaşlarım değilsiniz, sizler benim kölelerimsiniz.
Mine are always asking. "Would you marry again if I died."
Benimki geçen bana "Ölsem yeniden evlenir miydin?" diye sordu.
"... and you are ready to link up your life with mine forever and ever...
" hayatını benimkiyle sonsuza kadar birleştirmeye hazır olduğun...

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]