English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ N ] / Next thing i knew

Next thing i knew tradutor Turco

358 parallel translation
Next thing I knew, I was holding his head under water.
Sonra tek hatırladığım, başını suyun altında tuttuğumdu.
- The next thing I knew, I heard a shot.
Sonra silah sesi duydum.
Well the next thing I knew I was...
Sonra bildiğim ben...
Yes and the next thing I knew my man was trying to revive me.
Evet ve bildiğim bir sonraki şey adamımın beni hayata döndürmeğe çalıştığı.
The next thing I knew, some guy came up and tripped me.
Bildiğim tek şey birinin gelip çelme taktığı.
The next thing I knew... she'd slipped going down the stairs.
Sonra tek bildiğim merdivenler aşağı düştüğü.
He came at me with a rock and the next thing I knew he was lying there.
Bildiğim tek şey elinde bir taşla bana yaklaştığı ve sonrada yerde yatıyor olduğu. Geri dön Dan.
The next thing I knew, I was in a troop train... waving bye-bye to my wife.
Sonra kendimi asker treninde buldum... karıma el sallıyordum.
Just after midnight it was, they come up behind me and the next thing I knew was well here I am.
Gece yarısından hemen sonraydı, arkamdan yaklaştılar. Sonra da kendimi... böyle buldum.
Next thing I knew, we were in a ditch, the car rolled over a couple of times, and, uh... well, that's about the whole story.
Sonra bir çukura girdik, araba takla attı bir iki kere ve işte hikâye böyle.
The next thing I knew, she married her rich suitor,... and we were all living in great style on his estate in Long Island.
Sonra da zengin talibiyle evlendi ve adamın Long Island'daki malikanesinde lüks bir hayat yaşamaya başladık.
I was playin'out in the backyard with Bonnie... and all of a sudden I got this splitting'headache... and then the next thing I knew... I mean, the next thing I was conscious of, it was the next mornin'.
Şey, geçen gün arka bahçede Bonnie ile oynarken olmuştu birden şiddetli baş ağrısı saplandı ve sonra tek bildiğim yani bir de baktım sabah olmuş.
The next thing I knew, I was out in the cold, hard snow in my bare little soul.
Sonrasında, soğukta dışarıda ve çıplak ruhumla karlardaydım.
THE NEXT THING I KNEW, THERE HE WAS AT MY FEET.
Yere hiç düşmedin, Bolie.
And the next thing I knew, Papa was in the room... standin'over me, hollerin'...
Ondan sonra da babamın odada olduğunu hatırlıyorum... başımda dikilmiş, bağırıp çağırıyordu...
Next thing I knew, I was on the ground.
Sonra kendimi yerde buldum.
The next thing I knew I was locked up in here... charged with housebreaking, arson... and even the murder of a townsman.
Bundan sonra bilidiğim tek şey bu hücrede olduğum... Haneye tecavüzden suçlama, kundakçılık ve..... hatta bir kasabalıyı öldürmekle suçlanıyorum.
The next thing I knew, the boys were pulling me off him.
Sonraki tek bildiğim, çocukların beni onun üzerinden aldığıydı.
The next thing I knew she'd run off to New York with that Gilroy character.
Ve sonra ben daha anlamadan birlikte New York'a kaçtılar.
Next thing I knew, I was in the Mediterranean.
Sonrasında gördüğüm Akdeniz'i boyladığımdı.
The next thing I knew, the ship was calling me.
Bildiğim tek şey, geminin beni aramaya başladığı.
And the next thing I knew, I was sitting in a car between two men.
Sonra kendimi bir arabada, iki adamın arasında oturur buldum.
I tell you, Spock, I was waiting for the robot to finish the processing and the next thing I knew, it was gone and so was the ryetalyn.
Diyorum ya, robotun işlemeyi bitirmesini bekliyordum ve bir anda gitti, ryetalyn de öyle.
The next thing I knew, I was in the water.
Bildiğim tek şey kendimi suda bulduğum.
I remember once in Paris, he just stepped out for cigarettes and the next thing I knew he was arrested for floating nude down the Seine!
Hatırlıyorum da bir kez Paris'te, sigara almak için dışarı çıkmıştı, sonra bir baktık Seine nehrinde çıplak yüzmekten tutuklanmış!
Next thing I knew, you moved out of New York.
Bildiğim bir diğer şey, New York'a taşındın.
A meeting was arranged for him with a representative of Steinmetz, and the next thing I knew, he was dead.
Steinmetz'in bir temsilcisi ile onun için bir toplantı düzenlendi, ve sonrasında bildiğim, ölmüş olduğu.
The next thing I knew, Zinoff stepped in. He said he wanted to personally review your case.
Sonra Zinoff senin dosyanla kişisel olarak ilgilenmek istedi.
Next thing I knew, we were in her bedroom, underneath a Russian icon, and her husband came home and found us.
Daha sonra yatakta bulduk kendimizi, tepemizde de bir Ortodoks ikonu. Kadının kocası erken dönünce bastı bizi.
Next thing I knew he was dead.
Bir gün öldüğünü fark ettim.
Next thing I knew, he'd entered this race, like he was driven by speed demons.
Sonrasında bildiğim şey bu yarışa girdiği oldu. Tam bir hız şeytanı haline dönmüş gibiydi.
Next thing I knew, I was holding him, he was crying, we were in bed.
Sonra bir baktım ; ben ona sarılıyordum, o ağlıyordu ve kendimizi yatakta bulduk.
And the next thing I knew I jumped on top of him and started wailing on him.
Sonra hatırladığım üstüne çullandım ve ona saldırmaya başladım.
Ernie smiled, and the next thing I knew, we were dancing in a local bar.
Ernie gülümsedi ve sonra kendimi yerel barda onunla dans ederken buldum.
I will see you as you laughed at me even when I was very mad at you, and the next thing I knew we were laughing together.
"senin gülen yüzünü göreceğim," "hatta sana çok kızdığım zaman," "bile beraber güldüğümüzü biliyorum."
Next thing I knew she was head over heels in love with that tenant, that sensitive young man who suddenly started occupying all her time.
Ama daha sonra kiracısına âşık olduğunu fark ettim. O hassas genç adam birden onun bütün zamanını dolduruvermişti.
And the next thing I knew...
Ve daha sonra hatırladığım şey...
And the next thing I knew, all three were on me and I was fighting for my life.
Sonrasında hatırladığım şeyse, hepsinin tepeme çullandığı ve hayatımı kurtarmak için dövüştüğümdü.
The next thing I knew, we were in bed.
Bildiğim bir sonraki şey, ikimiz de yataktaydık.
Anyway, the next thing I knew, I was insane.
Her neyse sonra ne olduğunu anlamadan deliriverdim.
The next thing I knew it was dawn.
Başka bir şey, şafak vaktiydi.
I saw a sign that said "Dip" so naturally I looked at Bud the next thing I knew, we were airborne.
Üzerinde "eğim" yazan bir tabela gördüm. Doğal olarak dönüp Bud'a baktım. Sonra bir baktım ki havadayız.
Next thing I knew, I was in Anchorage.
Bir bakmışım, Anchorage'dayım.
And the next thing I knew he was going back in there.
Başka tek bildiğim onun tekrar içeri girdiği.
The next thing I knew, we were shouting, screaming saying we never wanted to see each other again.
Sonra da birbirimizi bir daha asla görmek istemediğimizi haykırdık.
Next thing I knew, she called her business manager, David, are you crazy?
- O da hemen finans yöneticisini aradı. - Deli misin sen?
The next thing I knew, my son had walked into the room... and he was kicking me on the soles of my feet.
Gözlerimi açtığımda oğlum odaya girmiş ayaklarımdan dürtüyor.
Something came at me in the fog and next thing I knew, I was upside down.
Sisin içinden bir şey bana saldırdı. Sonraki hatırladığım şey, tepe taklak olmamdı.
And then this... this man grabbed me and the next thing I knew he fell dead in front of me.
Bildiğim bir sonraki şey ise, önümde ölü kesilip düştüğü.
The next thing I knew, there was a bucket of ice water being shaken over my head,
Sonra bir kova dolusu buz küpünün üzerime döküldüğünü anımsıyorum.
So I kept laying in to his chest with everything I had Next thing you knew... boom
Ben de tüm gücümle göğsüne saldırdım, bir de baktım ki BOM.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]