English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ T ] / Take an umbrella

Take an umbrella tradutor Turco

39 parallel translation
Take an umbrella.
Şemsiye al.
- Take an umbrella.
- Bir? emsiye al.
Take an umbrella, it's starting to rain.
Şemsiye al, yağmur yağmaya başladı.
"We will take an umbrella and go, do you think I am insane..."
Sen beni deli mi sandın? Şemsiyelerimizi açacağız.
But you didn't take an umbrella today.
Ama bugün çıkarken yanına şemsiye almamıştın ki..
Did Frank take an umbrella?
Frank şemsiye kullanıyor muydu?
It was her who told me to take an umbrella today
Bugün şemsiye almamı söyleyen de oydu.
- Take an umbrella, at least!
- Bari şu şemsiyeyi alın!
Maybe we should take an umbrella.
Belki şemsiye almalıyız.
Take an umbrella!
Şemsiye al!
When you go out today, be sure to take an umbrella.
Dışarı çıkarken şemsiyenizi almayı unutmayın.
Does a margarita take an umbrella?
Margaritaya şemsiye konur mu?
I'd take an umbrella if you go in there.
Oraya giriyorsanız bir şemsiye alın bence.
Are you sure you don't want to take an umbrella?
Şemsiyesiz mi çıkacaksınız?
In wintertime, take an umbrella, in summertime, put a hat on your head, in autumn time stay at home.
Kış geldi mi, al bir şemsiye. Yaz geldi mi, koy kafana bir şapka. Bahar geldi mi, çıkayım deme evden.
A friend of mine once said, " Take an umbrella, shove it up his ass, open it and pull.
Bir arkadasim bir keresinde demisti ki "Bir semsiyeyi al, kiçina yerlestir, aç ve çek."
Tomorrow, we're gonna have a little bit of precipitation in this area, so you might want to take an umbrella.
Yarın bizleri, bölgede yoğunlaşmış bir hava bekliyor olacak bu yüzden şemsiyelerinizi yanınıza almanız faydalı olur.
Daniel. Take an umbrella.
Daniel.
Take an umbrella with you.
Yanınıza şemsiye alın.
Take an umbrella, it's gonna rain.
Şemsiye al. Yağmur yağacak.
And on that note, take an umbrella.
Öyle demişken, şemsiye al yanına.
'Cause we were by the front door, and I thought there was, like, a communal "give an umbrella, take an umbrella" thing.
Çünkü kapının önündeydik ve ben de sanmıştım ki ; "şemsiyeni bırak, şemsiyeyi al" gibi bir şeyler yapıyorlar.
I gotta get some air. Take an umbrella.
Hayır, benim hava almam lazım.
At least take an umbrella.
En azından bir şemsiye al.
Take an umbrella'cause... Bitch, it's raining.
Giderken şemsiye de al, çünkü yağmur yağıyor.
Watch the sky, friends, and take an umbrella with you.
gökyüzü, arkadaş Gözlemlenen ve bir şemsiye ile alın.
Take shelter in there, Boss, while I go get an umbrella.
Ben şemsiye getirirken şurada biraz yağmurdan kaçının Patron.
I got an umbrella, I'll take you there myself.
Şemsiyem var, sizi oraya ben götüreceğim.
Take along an umbrella
Bana bir şemsiye getir.
I once knew a woman who had such a large pussy... she could take inside a man with an umbrella... open!
Zamanında tanıdığım bir kadının öyle geniş bir deliği vardı ki bir erkeği şemsiyesiyle birlikte alabilirdi... hem de açık!
I'll take that comb, and... Do you have an umbrella?
Şu tarağı alacağım ve şemsiyeniz var mı?
Take galoshes and an umbrella if you have to.
Gerekirse şemsiye al yanına.
Take her an umbrella.
Ona şemsiye götür.
I didn't take you as an umbrella kind of guy, Stan.
Şemsiyeli içkileri içtiğini bilmiyordum Stan.
I got an umbrella. We can take a walk.
Yürüyebiliriz.
Wait a minute! Take an umbrella, you'll get wet.
Bekle, şemsiyeyi al.
Take that guy selling oranges, put him in a vest, stick him under an umbrella, and bam! You got valet parking.
Portakal satan adamı al, bir yelek giydir, eline bir şemsiye ver, al sana park valesi!
I'll take that comb, and... Do you have an umbrella?
su taragi alacagim ve semsiyeniz var mi?
Take an umbrella.
Şemsiyeyi al.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]