English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ T ] / Take me back

Take me back tradutor Turco

2,540 parallel translation
They were gonna take me back.
Beni geri götüreceklerdi.
Please take me back.
Lütfen, beni geri götür.
Anyway, I will phone her and I'll keep phoning her until she agrees to take me back.
Onu tekrar arayacağım ve... beni tekrar kabul edene kadar aramayı sürdüreceğim.
Snot won't take me back after you revealed Jenny was faking it with him.
Snot, Jenny'nin numara yaptığını söyledikten sonra beni geri almaz.
They take me back in time
Beni geçmişe götürdüler.
So you thought, talk to mommy, she'll take me back with the kids.
Yani düşündün ki, annecikle konuşurum, çocuklarla beni geri alır.
Marcus, take me back.
Marcus, bana ver şunu.
Take me back.
Bakayım.
Take me back now!
Şimdi onu bana ver!
Take me back now.
Hemen ver şunu.
Are you going to take me back?
Beni geri mi götüreceksiniz?
I need you to take me back to Destiny.
Beni hemen Destiny'ye götürmeniz gerek.
Yeah, fine, then you can take me back to the Destiny.
Tamam, ama sonra beni Destiny'ye geri götür.
Okay, it's yours. If you take me back to the station.
Tamam senindir beni merkeze götür
I know it's painful, but... can you take me back to the moment when you knew you had lost what would have been a record seventh consecutive national championship, landing you this interview as "Loser of the Year"?
Biliyorum üzücü ama rekor niteliğinde olacak yedici defa ardı ardına kazanılmış ulusal şampiyonluk yerine "Yılın Başarısızı" röportajı yapacağını anladığın o anı bana anlatır mısın?
I'll take him back with me, yeah?
Onu yanımda götüreceğim.
Listen, I'll help you get your kids back if you take me to the rebels.
Beni asilere götürürsen çocukları geri getirmene yardım ederim.
So now I have to go pay a million dollars to these bounty hunters to get Mario back, cos if I don't, they're gonna take him straight to the cops and that little piece of shit will rat me out.
Bu nedenle şimdi bu ödül avcılarına bir milyon dolar ödemek zorundayım. Mario'yu geri alabilmek için, Çünkü bunu yapmazsam, onu doğruca polise teslim edecekler.
Look, I don't want to go back down the rabbit hole again, so just promise me next time you go on the attack, take better aim.
Her şeye sil baştan başlamak istemiyorum. Bir dahaki sefere saldırıya geçeceğinde daha doğru hedefler seçeceğine söz ver.
So you guys can help me take those seats back to my apartment.
Siz de şu koltukları evime taşımak için bana yardım edersiniz.
And your mother was the only one who wrote me back, the only one willing to take a chance on me.
ve annen bana geri dönen tek avukattı, bana bir şans vermeyi isteyen tek kişi.
♪ We don't know where to go, step back, let me take control ♪ ♪ Lay it all down ♪
* Nereye gideceğimizi bilmiyoruz dur, kontrolü almama izin ver. * * hepsinden vazgeçiyorum. *
You don't want me to take that back to him.
Bu teklifi ona götürmemi istemezsin.
He's already letting me go back and forth. I don't wanna take advantage.
Tabiki 50'sine dayanmış bir bekar değilsen ve kadınları etkilemen gerekiyorsa.
Look, Mike, why don't you take the night and think about how much respect you just gained for me, then come back and kill it in the morning.
ve şu an gidip bir işi, daha önce halletmem gereken bir işi halletmem gerek ama,
Though we should all take a few steps back. Excuse me?
- Ama hepimiz birkaç adım uzak durmalıyız.
Take me back to Tammy.
Beni Tammy'e götürün.
Maybe not like he plays them, but you write that down on paper, let me take it home, I'll come back and play all those notes.
Belki onun çaldığı gibi değil ama notalarını yazarsanız, eve götürürüm, dönüp bütün notalarını çalarım.
I gave it up once already and the law clinic came back to me with a similar case that might be related, so I told the Abreu family that I'd take it back
Bir kez elimden yolladım. Hukuk merkezi bana bununla alakalı olabilecek bir vakayla döndü. Ben de Abreu Ailesi'ne dosyalarını, ücretini dava bitiminde almak kaydıyla tekrar ele alacağımı bildirdim.
Let me take a look in the back.
Arkaya bir bakayım.
I say you take him, question him, and get back to me.
Onu almanı, sorgulamanı ve tekrar bana geri dönmeni söylüyorum.
What would it take for you to let me have marshal Givens back down to Harlan, do some more of that task-force stuff we've been running?
Şerif Givens'ın benimle Harlan'a gelmesine izin vermen için ne yapmak gerekiyor. Önceden yürüttüğümüz özel harekat işlerine devam edelim.
You give me a reason to take control back over my life.
Sen bana, hayatımın kontrolünü tekrar almak için bir sebep veriyorsun.
Give me the money, take your bus and back to Chicago or where you are.
Parayı bana ver. Uçağına bin ve Chicago'ya dön ya da nereye istersen.
I need you to go outside and take five minutes for yourself, pull yourself together and then come back to me, okay?
Dışarı çık, 5 dakika hava al ve kendine gel. Ondan sonra yanıma dön.
Even under normal circumstances it would take me three weeks to fly there and back.
Normal şartlarda bile oraya gidip dönmem 3 hafta sürer.
Tell me exactly when the Allies plan to take back these islands.
Müttefiklerin adaları tam olarak ne zaman geri alacağını söylerdim.
tell me something... You will take the cup to the kitchen, then place it on the saucer... then walk all the way back, won't the tea become cold?
Söylesene sen o çayı mutfağa götüreceksin sonra da, onu tabağın üzerine koyacaksın, peki o zamana kadar bu çay soğumaz mı?
Tell me to take one timeline at a time, but if Rush wasn't sent back by a freak of physics, we'd all be dead by now.
Tek bir zaman çizgisinde olduğumuzu söyleyebilirsin ama Rush tuhaf fizik kanunları sayesinde geri gelmeseydi şimdiye kadar hepimiz ölmüştük.
Then let me take it back to my crew.
Senin güven içinde dönmeni sağlayacağım.
But I shall not touch a stitch of it again till they take back their lies about me.
Ama hakkımdaki yalanları geri alana kadar onların bir dikişine dahi tekrar dokunmayacağım.
You know, you're back at work now, and... and you don't need me to take care of you anymore, so I should probably just move out, right?
Artık işine geri döndün. Artık seninle ilgilenmeme ihtiyacın kalmadı. O yüzden belki de taşınmam gerekir, değil mi?
Dai's gonna take you back, but first I need you to tell me everything.
Dai seni geri götürecek ama önce bana her şeyi anlatacaksın.
He promised to take me with him, back to Oxford.
Beni yanında götürme sözü verdi, Oxford'a.
[crying] Let me take you back.
Seni geçmişe götüreyim.
So, what's it gonna take for me to get my phone back?
Telefonumu geri almam için ne istiyorsun?
I gave up because you would take like five days to call me back.
- Aramaktan vazgeçtim, çünkü geri dönmen beş gün sürüyor.
You know how long it would take me To shuffle over to the liquor store and back?
İçki dükkanına beni götürüp getirmesi ne kadar sürer biliyor musun?
Baby, if I ever need diapers, You just take me right out back and shoot me.
Eğer beze ihtiyacım olursa beni arka bahçeye çıkar ve vur.
Where was He every time you'd take me to that back room, huh?
Tanrı beni arka odaya götürdüğünde neredeydi?
I messed up, let me take it back!
İzin ver de geri götüreyim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]