English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ T ] / The show's over

The show's over tradutor Turco

359 parallel translation
I'm the only man over 16 and under 60 who's around to show you a good time. But cheer up.
Etraftaki 16 ile 60 yaş arasında olan ve sana iyi vakit geçirtebilecek olan tek adam benim.
The show's all over, clear out.
Gösteri bitti, herkes dışarı.
That's over a year since you were able to... get out and show your face in the streets.
Sokağa çıkmayalı bir yıldan fazla oldu.
I thought we'd go over some new ideas I have for the show.
Gösteri için bulduğum birkaç fikri tartışırız diye düşündüm.
Frank, tell'em the show's over.
Frank, şunlara gösterinin bittiğini söyle.
And I'll come to see you, when the run of the show's over.
Ben de gösteri biter bitmez yanına geleceğim.
- The show's over. Let's go!
Gösteri bitti, dağılın.
Just so the show rolls. You don't care who it rolls over or who it hurts.
Sırf gösteri devam etsin diye, kimin acı çektiği kimin kalbinin kırıldığı hiç umurunda değil.
Ladies and gentlemen... the show's over.
Baylar ve bayanlar... Gösteri bitmiştir.
The show's over now.
Gösteri bitti artık.
Now that the supper show is over, let's have some supper, shall we?
Gösteri bittiğine göre, yemeğimizi yiyelim mi?
Well, the show's over.
Gösteri bitti.
All right, kid, the show's over.
Pekala evlat, gösteri sona erdi.
From your messages, they seem to think the show's over up here.
Sarı benizlilerin kontrolü ele geçirdiğini düşünmüş olmalılar.
Does that sound like the show's over up here?
Burada oyun oynadığımızı mı sanıyorlar?
Well, in that case, I guess the show's over.
Öyleyse bu durumda şov bitti sanırım.
We'll get on with it, as soon as the show's over.
Evet... Program biter bitmez bunu hallederiz.
The show's over. Next time bring a camera and buy a ticket.
Bir dahakine fotoğraf makinesi getirin ve bir de bilet alın.
Let's go. The show's over anyway.
Gidelim gösteri bitti zaten.
But the show's not over yet.
Ama gösteri henüz bitmedi.
So the show's over?
Gösteri bitti mi?
Every contestant, in addition to getting a large fee is entitled to three drinks at the BBC or if the show is over, seven drinks
Yüksek ücretin yanı sıra, her yarışmacının BBC'de 3 içki hakkı var. Program bitmişse, 7 içki.
But anyway, there we are - the show's over.
Ama her neyse, oldu işte. Program bitti.
- That's mine? - This is just a statement to show that the account was turned over to you in order.
- Bu sadece hesapların kanun gereği size devredildiğini gösteren bir beyanname.
The show's over.
Gösteri bitti.
- The show's over.
- Fuar bitti. - Bitti mi?
All the years, all the months... and suddenly it's over, and what is there to show for it?
Yıllarca, aylarca... sonra bir gün herşey bitiverir, ve sonunda, elimize ne geçer ki?
The show's over...
Oyun sona erdi...
The show's over for Dawn Davenport.
Dawn Davenport için gösteri sona erdi.
I came over to show you two of my designs for the Academy sword that you'll wear at your presentation.
Akademi kılıcı için size iki adet tasarımımı göstermeye geldim takdim sırasında kuşanmanız için.
Okay, the show's over.
Tamam şov bitti.
Let's go over to the premature ward, I want to show you something.
Gel prematüre servisine gidelim sana göstermek istediğim bir şey var.
The show's over!
Şov bitti!
All right, the show's over!
Gösteri bitmiştir!
The show's over.
Gösteri sona erdi.
The show's over now.
Artık sizin küçük, gizli toplantınızın sırlarını bilmek istemiyorum!
We will take over this castle with our own hands and show the chief retainers who's who.
Bu kaleyi kendi başımıza alacağız. ... ve büyük komutanlara kim olduğumu göstereceğiz!
Be out of here within two hours after the show's over?
Şov bittikten sonra iki saat içinde buradan yok olur musun?
[MUSIC PLAYING OVER SPEAKERS ] And now from New York, it's The Jerry Langford Show with Jerry's guests : HERLIHY [ OVER SPEAKERS] :
Ve şimdi, New York'tan...
And while he's at the river learning how to breathe underwater... I'll go over and show these guys how to pour some concrete.
Sonra o nehirde suyun altında nefes almayı öğrenirken gidip o adamlara beton nasıl dökülürmüş göstereceğim.
All right, the show's over.
Tamam, oyun bitti.
If I can show you exactly where the tumor is, and why we feel that surgery would be of no use... it's over.
Eğer size tümörün yerini tam olarak gösterebilirsem sanırım ameliyatın neden bir çare olamayacağını siz de anlayabilirsiniz. Her şey bitti.
If we shoot them out of the air and they show up in the gates over there, and that leaves us nowhere, that's where!
Onları havada vursak kapıda beliriyorlar, bu da bizi hiçbir sonuca ulaştırmıyor.
You know, you're the first guy in show business I've met over here.
Burada tanıştığım ilk şarkıcısın.
The show's over.
Şov bitti.
The show that was on was half over.
Filmin neredeyse yarısını izlemiştik.
You haven't got the brain power to understand this... And I haven't got the time. Show's over.
Ne senin bunu anlayacak beyin gücün..... ne de benim de buna ayıracak vaktim var şov bitti.
The show's over there, not here.
Artık gösteri bitti.
Phillip's is hanging over my head every day. " The show's in three weeks.
Phillips takılmış plak gibi başımın etini yiyor.
What do you want out of life before the show's over?
Perdeyi kapatmadan önce, hayatta ne yapmak istersin?
The show's over.
Show bitti.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]