Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ S ] / She's my baby

She's my baby перевод на турецкий

298 параллельный перевод
She's my little water baby.
O benim küçük su bebeğim.
My wife, uh, she's gonna have a baby.
Karım doğum yapacaktı.
She writes, " What a thrill it was to hear my little girl say... Mother, it's such fun to have you read to us... now that you use Baby Breath.
Şöyle yazmış, "Kızımın, anne artık Bebek Nefesi kullandığın için... bize kitap okuman çok eğlenceli, demesi çok heyecan vericiydi."
She saw her mother and father shot, her sister cut down with a saber along with a baby she was holding. Her sister's name was Nantah, and Nantah was my wife.
... Kızkardeşi elindeki çocuğuyla, kılıç saplanıp doğrandı Kızkardeşinin ismi Nantah'dı,..
She's my baby, Mae. Don't forget that.
Hayır, o benim bebeğim, Mae.
- Don't forget it, she's my baby.
- Unutma, o benim bebeğim.
But, my point is she ought to have sense enough to know that she can't make a star out of Baby Jane again.
Demek istediğim, Blanche'ın Bebek Jane den tekrar star yaratamayacağını... bilecek anlayışı edinmesi gerektiği.
My mother's standing right here, and she's not gonna let her youngest baby get shrapnel in his gums.
Benim, anam değil. Benim anam, burada ve en küçük oğlunun bir şarapnele hedef olmasına izin vermeyecektir.
It's my wife. She's having the baby.
Özür dilerim, eşim doğurmak üzere.
She's my curly-headed baby
Kıvırcık saçlı yavrum benim
finger raised him as do babies, told her mother afterwards she took hold of his finger the way baby does He told my mother afterwards, that it was a minute before the tender little grip eased
her zaman yaparlar ya. Babam sonradan anlatmış anneme... bir an, kısacık bir an sımsıkı tutmuş parmağını.
She's my baby
O benim bebeğim...
She's murdered my baby.
O kadın bebeğimi öldürdü!
She's murdered my baby.
Bebeğimi öldürdü.
My wife's moving to Paris and... She's expecting a baby, so I'm going back to her.
Karım Paris'e taşınıyor ve bebek bekliyor yani ona geri dönüyorum.
Well, be-bop-a-lula She's my baby
Aha, bi bap la lu la, Bebeğim benim.
Be-bop-a-lula She's my baby
Bi bap la lu la, Bebeğim.
MY COUSIN- - SHE'S JUST TWO YEARS OLDER THAN ME, AND SHE'S GOT A BABY.
Kuzenim benden iki yaş büyük ama bir bebeği oldu.
Because my wife would rather have an abortion without telling me... without even telling me she's pregnant... rather than risk upsetting you by having a baby at the wrong time.
Çünkü karım bana söylemeden çocuğunu aldırmaya karar veren hatta yanlış bir zamanda bebek sahibi olarak seni üzmektense bana hamile olduğunu bile söylemeyen birisi.
Although she's carrying my son's baby?
Lanetleneceğim!
My boy and his sick mother who nursed you when you were a baby who fed you and nurtured you and now all she asks for in return is some soup from Jerry's and a burger from Don's and a meatball hero from Tratatorio's and a snow cone from lzzi's at the airport.
Oğlum ve onun hasta annesi. Sana bebekken bakan annen. Seni besleyen, gözeten annen.
Lena saved my mother but only because she knew the baby was Richard's.
Lena annemi kurtardı. Ama sadece bebeğin Richard'dan olduğunu bildiği için.
She's pregnant with my child. And she and Susan are going to raise the baby.
Benim çocuğuma hamile ve bebeği Susan'la birlikte büyütecekler.
Because my sister-in-law's baby cousin, Traci she went to the show last night, she saw you there all hugged up with some tramp.
Yengemin küçük kuzeni Traci seni orospularla sarmaş dolaş görmüş.
I guess it's'cause my sister Nicki... had a baby when she was 15.
Sanırım ablam Nicki yüzünden... O 15 yaşında doğum yaptı.
She's my baby, Susie.
O benim bebeğim Susie.
She's having my baby, and she's not here yet.
Daha gelmedi, daha gelmedi. Çocuğumu doğuracak ama daha gelmedi.
Oh, and she's pregnant with my baby.
Bir de benim çocuğuma hamile.
She's my baby now,
- O artık benim bebeğim.
She's my baby!
O benim bebeğim!
She's my baby, Susan, and I want her back.
O benim bebeğim Susan, ve onu geri istiyorum.
She's having my baby.
Bebeğimi taşıyor.
My baby, she... she's going to die, isn't she?
Bebeğim, o... o ölecek, değil mi?
My baby, she's going to die, isn't she?
Bebeğim, ölecek, değil mi?
Well, unless she's expecting our baby brother, my news takes precedence.
Küçük erkek kardeşimizi beklemiyorsa benim haberim öncelikli.
I know my rights, she's carrying my baby.
Haklarımı biliyorum.
- Oh. She's my baby, but tomorrow she stands up there and gets married away from me.
Benim bebeğim, ama yarın orada duracak ve evlenip benden uzaklaşacak.
- She's my baby.
- O benim bebeğim.
- It's her, then. - Hold on. No sooner was my meat pie in her belly... than she tells me that her daughter's belly's... fill-up with a new baby.
Bekle.Etli turtamı mideye indirdikten sonra kızının yine bebek beklediğini yumurtladı. "Altın Kaz" şarkısını mutluluktan uçtuğu için söylüyormuş.
To pick a silly theme song about my pain that she's pregnant with what's-his-name's baby. It works.
Bana, Georgia'nın'adı neydi'şunun'un bebeğine hamile kalması yüzünden çektiğim acıyı emecek, aptalca bir fon müziği bulmamı söyledi.
She's my baby sister.
Benim küçük kardeşim.
I brought my baby because she's sick.
Bebeğimi hasta olduğu için getirdim.
My wife, Sophia, she's giving me another baby.
Karım Sophia bir bebek daha doğuracak.
Yes, she is. She's my baby. She's my child.
ama o... benim bebegim... o benim cocugum... benimde cocugum.
She's still warm, my baby.
Hala sıcak, bebeğim.
This one I'm dedicatin'to my--my baby who proved that not only does she have the looks in this relationship, but she's also got the brains by acing her college paper with a c-minus.
Bu şarkıyı bebeğime adıyorum. Ödevinden C eksi alarak bu ilişkinin sadece güzeli değil akıllısı olduğunu da kanıtladı!
Veronica. A piece of my mother's sewing that she never finished... my father's favorite records... a book that my parents use to read me when I was a child... the lock of baby hair still inside it.
- Annemin bitiremediği nakış işleri babamın favori plakları ben çocukken ailemin bana okuduğu bir kitap içindeki bir tutam bebek saçıyla birlikte.
Maybe my writing will help Xena's baby figure out who he or she really is.
Belki yazdığım öykülerin, Zeyna'nın bebeğine, kim olduğunu bulması konusunda yardımı olur.
She's my baby too.
- O benim de bebeğim.
If the ghost of that baby's mother is in my apartment, maybe she wants me to leave. ... since her son is coming back.
Eğer, o bebeğin annesinin hayaleti benim dairemdeyse belki de oğlu geri geldiği için daireden gitmemi istiyordur.
And she said that one of my friends was gonna get pregnant, Carrie... and she even said the name and she's pregnant... and she's gonna have a baby, and they're so happy.
Ve arkadaşlarımdan birinin, Carrie'nin hamile kalacağını söylemişti hatta adını bile söyledi, ve hamile kaldı şimdi bir bebeği olacak ve çok mutlular.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]