Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ T ] / Thanks to you

Thanks to you перевод на турецкий

5,092 параллельный перевод
- We did. Thanks to you.
Sayende.
Yeah. Thanks to you.
Evet, senin sayende.
Coppers were all over him, thanks to you.
Senin yüzünden polis onun peşine düştü.
No thanks to you.
- Sayende diyemeyeceğim.
Well, I'm soaking tuna in milk and thanks to you, frying it for my daughter.
Balığı sütte bekleteceğim ve... Tarif için teşekkürler. Kızım minnettar olacak.
Thanks to you, I couldn't even swipe back up again.
Sayende tekrar asansörü bile kullanamadım.
- All thanks to you, Manolo.
- Her şey Manolo'nun sayesinde oldu.
Thanks to you I also have to reach safe haven.
Teşekkür ederim. Ben de kendimi korumak zorundayım.
We broke all our records, thanks to you.
Sayende rekor kırdık.
Partner, thanks to you all the foreign currency drowned in that river.
Ah ortak çok şükür ki, siz yabancı sermayeler o nehirde boğuluyorsunuz.
And now, thanks to you, it's too late to save Grandma's bakery.
Senin yüzünden ninenin pastanesini kurtarmak için çok geç kaldık.
And now, thanks to you, they're gonna remember my granddaddy.
Ve şimdi senin sayende... büyükbabamı hatırlayacaklar.
In hell, thanks to you.
Cehennemdeyim, sayende.
In hell, thanks to you.
- Cehennemdeyim, sayende.
Thanks to you, Julie Hawkins, well, she's a very bitter woman.
Teşekkürler, Julie Hawkins, Çok şeker bir kadın.
Thanks to you, Ayesha fell in love with me.
Senin sayende Ayesha bana aşık oldu.
I may be a fool, but I'm a living fool, thanks to you.
Soytarı olabilirim ama sayenizde yaşayan bir soytarıyım.
Once I was a knight. Now I'm only a fool. I'm a living fool, thanks to you.
- Bir zamanlar şövalyeyken şimdi bir soytarıyım ama sayenizde yaşayan bir soytarıyım.
She'll recover, no thanks to you.
İyileşecek ama bunun için sana teşekkür edemeyeceğim.
The bandits are wiped out thanks to you, you'll be handsomely rewarded.
Eşkıyalar sayende öldürüldü. Cömertçe ödüllendirileceksin.
Thanks to you, I'm talking like I shuck corn for a living.
Sayende konuşmam köylü gibi oldu.
- Thanks to you, my friend.
- Teşekkür ederim dostum.
Thanks to you!
İyiki varsın!
She's leaving on Friday, thanks to you.
Cuma günü gidiyor, sizin yüzünüzden.
Thanks to you, I'm no longer the street rat you took in as a boy.
Senin sayende artık küçükken olduğum sokak çocuğu değilim.
Now more will follow, thanks to you.
Şimdi sayende daha da fazlası kaçacak.
Thanks to you, I'm a walking bag of silver anywhere the Lannisters hold sway.
Senin yüzünden Lannisterlar'ın kılıç salladığı her yerde bir çuval gümüş oldum.
Fans of Hollidee, thanks to you Hollidee is more popular than ever.
Hollidey hayranları, sizin sayenizde Hollidey, hiç olmadığından daha popüler durumda.
I have to find my own path, but thanks to you, at least I know what direction I'm going.
Kendi yolumu bulmam gerek ama senin sayende en azından ne tarafa gideceğimi biliyorum.
- This is a practice baby from the parenting class That marlowe signed us up for, thanks to you two.
Sayenizde Marlowe'un bizi yazdırdığı ebeveynlik sınıfında kullanılan uygulama bebeği.
Thank you for the gifts of your labor, and thanks to the earth for its gifts.
Çalışmanızın eserlerini hediye ettiğiniz için teşekkürler. Ve Dünya'ya da hediyeleri için teşekkürler.
Give thanks I don't turn you to unemployment, kid.
Seni kovmadığıma şükret evlat.
Here you go. Thanks so much. Hey, you know, I hate to bother you with this, but there's more of those cross-country ski tracks.
- Bununla canını sıkmaktan nefret ediyorum ama çok fazla kayak yolu var.
Thanks to all of you who supported me.
Sizin sayenizde nakavtla kazandım. Beni destekleyen herkes sağ olsun.
Thanks. You have to promise me one thing.
Bir konu hakkında bana söz vermelisin.
But, um, thanks for having me, it was awesome to get to know you.
Ama, benimle seviştiğin için teşekkürler, seni tanımak harikaydı.
Thanks, talk to you in just a second...
Teşekkürler, sonra konuşuruz.
Yeah. I have these great audiotapes that you... thanks... that you can listen to.
Evet bende harika kasetler var gece dinleyebiliriz uyumaniza yardimci olur..
Would you ask him to come in and show this gentleman down to human resources, thanks.
Ona içeri gelmesini ve bu beyfendiyi insan kaynaklarına götürmesini söyleyin, teşekkür ederim.
Thanks for the vote of confidence, Petey, but I got my hands full trying to beat Jimmy Macintosh and you tonight, so...
Desteğin için sağol Petey ama işim başımdan aşkın Jimmy Macintosh'u alt etmeye çalışıyorum ve sen bu akşam...
Nice to meet you, and thanks for all that melon.
Seninle de tanışmak çok güzel ve tüm kavunlar için teşekkür ederim.
Thanks for agreeing to do this, I know this must be really difficult for you.
Senin için zor biliyorum.
Thanks to God I came along, you could have been stuck here for hours, huh'?
Allah'a şükür buradayım, yoksa saatlerce burada takılıkalabilirdiniz.
- Thanks. You know, I can't wait to see the movie play in a theater later!
- Filmi sinemada oynatılırken görmek için sabırsızlanıyorum.
I want to see you eat something but don't worry, some crackers or something, thanks. Wouldn't you want to eat something?
Bir şeyler yemek istemez misin?
Thanks. Hey, so I saw you talking to Nicki at the bar.
Barda Nicki'yle konuştuğunu gördüm.
You know, thanks for, um, for talking to me.
Benimle konuştuğunuz için.
"I'd love to talk, " but you'd better give me some proper hours to call. Thanks, Michael. "
Konuşmak bana da iyi gelir, müsait olduğun zamanlar bana bildir, teşekkürler, Michael. "
And thanks to that, you're picking up chicks to this day! 51!
Ve bunun için teşekkürler, bugün piliçleri toparladın.
Well, Homer, thanks for helping me get my car back. And to show my appreciation, I got a little something for you.
Homer, arabamı bulmama yardım ettiğin için teşekkür ederim ve minnettarlığımı göstermek için sana bir şey getirdim.
You shall have better cheer ere you depart... and thanks to sit and eat.
ayrılmadan evvel oturup soframıza katılırsan minnettar oluruz.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]