Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ W ] / Which is

Which is перевод на турецкий

50,794 параллельный перевод
Which is why Scottie now believes that her son is dead.
İşte bu yüzden artık Scottie oğlunun öldüğüne inanıyor.
Which is what the people that we hired to play Mr. and Mrs. Phelps led her to believe.
Bay ve Bayan Phelps'i oynamak için tuttuğumuz insanlar inanmasını sağladılar.
Which is why you're here.
İşte bu yüzden buradasın.
He's family, which is why this offer is non-negotiable.
O ailedendir, dolayısıyla bu teklif tartışılabilir değildir.
I'll live, which is more than I can say for the Lang family if we don't find Carlos Cantara.
Yaşayacağım. Ama Carlos Cantara'yı bulamazsak, Lang ailesi için aynısını söyleyemeyeceğim.
Yeah, which is crazy.
Evet, bu çok çılgınca.
I don't think you have the capacity to understand the consequences of what it could be, which is neither here nor there, since, at the moment, you're in no position to do anything about it.
Sonuçlarının neler olabileceği konusunu anlayabilecek bir kapasiten olduğunu zannetmiyorum. Ne burada ne de orada... Şu andan itibaren bu konuda hiçbir şey yapacak konumda değilsin.
But your associate is, and that's a problem... which is why I need to know his name.
Ancak ortağın yapabilir, ki bu bir sorundur... dolayısıyla onun adını bilmem lazım.
Maybe. I don't know. Depends on what's on the footage, which is still rendering.
Görüntüde neler olduğuna bağlı, hala devam ediyor.
Which is why nerves are acceptable, but we agreed, Betty...
İşte bu yüzden gerginlik kabul edilebilir, ama kabul edelim, Betty...
You're staring at our pussycat ears, which is rude, but let me break it, and them, down for you.
Kedicik kulağımıza gözlerini dikiyorsun, ki çok kabaca, ama senin için izah etmeme izin ver.
Which is why I've asked the School Board not to cancel the Back-to-School semiformal.
Bu yüzden okul yönetiminden okula dönüş partisini iptal etmemesini istedim.
Which is odd, because you made it seem like you couldn't work for me because you were playing football.
Ki gariptir, çünkü benimle çalışmak istemeyen sendin. Futbol oynayacağım demiştin.
Which is?
Hangisi?
I'll tell you what I told them, which is that Jason did fall into the water.
Onlara Jason'ın suya düştüğünü söyledim. İkimizde.
Which is why...
Ki bu sebepten...
Which is unfortunate, because even though I only just met Betty, it really felt like we were meant to be best friends.
Talihsizliğe bak ki, Betty ile daha yeni tanışmış olmama rağmen en iyi arkadaş olacağımızı hissetmiştim.
Which is why I would like to dedicate this evening to the memory of one of our brightest.
Bu yüzden bu geceyi en parlak çocuklarımızdan birine adamak istiyorum.
Which is why I want to repay your kindness.
Bu yüzden iyiliğinin karşılığını ödemek istiyorum.
Which is why you gotta tell me why the Serpents...
Bu yüzden neden Serpent'ler anlatacaksın bana.
Which is why I need to get the hell out as soon as... possible.
Bu yüzden en kısa sürede buradan gitmeliyim. Mümkünse...
Which is not as bad of a space.
Orası o kadar da kötü bir yer değil.
But once he does, we'd be able to make back half the endowment in six months, which is enough to keep the school open for at least another year.
Ama çözdüğünde sermayenin yarısını altı ay içinde elde edebiliriz, bu da okulu en az bir yıl boyunca açık tutmaya yeter.
Maybe the part about closing'down the free clinic which is the only clinic we got in the county...
Belki de kasabadaki tek kliniğimiz olan aşağıdaki bedava kliniği kapatma kısmını.
- I couldn't bring myself to tell you the horrible truth, which is that she committed suicide.
Korkunç gerçeği sana söyleme gücünü kendimde bulamadım. - İntihar ettiği gerçeğini.
I couldn't bring myself to tell you the horrible truth, which is that sh-she committed suicide.
Korkunç gerçeği sana söyleme gücünü kendimde bulamadım. İntihar ettiği gerçeğini.
Which is hard and... and cruel and undeserving of your kind soul.
Zor, zalim ve senin narin ruhunu hak etmeyen bir hayat.
Which is why we need to start thinking about our approach.
Bu yüzden nasıl bir yol seçeceğimize karar vermemiz gerekiyor.
Which is why I think it's crucial that we have you evaluated now.
İşte bu yüzden seni şimdi kontrol ettirmemiz çok kritik diye düşünüyorum.
And I've done everything I could except this, which is tell you how alone and broken I feel watching you with my best friend like nothing ever happened.
En iyi arkadaşımla hiç olmamış gibi size bakıp ne kadar yalnız ne kadar buruk olduğumu söylemek haricinde her şeyi yaptım.
Which is crazy, because I have never smoked weed in my entire life.
Bu delilik, çünkü ben hiç hayatım boyunca ot içmedim.
No job, which is, of course, why I'm here.
İşim yok, diğer türlü burada olmazdım zaten.
Oh, well, you know what? Before you say anything, yes, I've already thought about Luke, which is why I'm only riding once a week.
Sen bir şey söylemeden önce, evet Luke'u düşündüm.
- which is nice for them.
- Onlar için çok güzel.
And this girl, someone reckons they saw her getting into a car with a stranger, which is what's alleged to have happened with Hana Reznikova.
Ve bu kızın da bir yabancının... arabasında görüldüğü söylendi... Hana Reznikova davasında olduğu gibi.
I get to read a lot on long flights, which is kind of nice.
Uzun yollarda çok kitap okurum, orası iyi bak.
Which is why I was speaking to Jon Snow, a potential ally.
Ben de bu yüzden olası müttefikimiz Jon Snow ile konuşuyordum.
I listened to their complaints, which is my responsibility as Lady of Winterfell.
Kıştepesi Leydisi olarak sorumluluğum gereği şikayetlerini dinliyorum.
No, I want you to kill a person, which is nothing new for you.
Hayır, bir insanı öldürmeni istiyorum, senin için yeni bir şey olmayan.
He's in his fort, which is in his room, and which is the most badass fort, ever.
Odasındaki kalededir, en belalı kale, şimdiye kadar.
Because Sean won't leave, which is why I didn't ask you to ask him to leave.
Çünkü Sean gitmeyecek, işte bu yüzden onu göndermedini istemedim.
All due respect, Nez is like a daughter to Howard, which means she's like a sister to me.
Nez Howard'ın kızı gibidir, bu da benim kız kardeşim olduğu anlamına geliyor.
The story is, Lon Scott and Grigory Krukov went rogue, cooked up a plan to start a war from which they'd both profit.
Duyduğuma göre Lon Scott ve Grigory Krukov kafalarına göre hareket etmişler. İkisinin de işine gelebilecek bir savaşın başlamasını planlamışlar.
Such as the Wildlife of Michigan state quarter, which, according to that pamphlet, is set to begin production in early March.
Broşüre göre martın başlarında üretilmeye başlanan Michigan Yaban Hayatı eyalet bozukluğu gibi.
You are entitled to a preliminary hearing upon which the State is required to present evidence establishing probable cause.
Eyaletin geçerli neden için kanıt sunması gerektiği ön duruşma hakkına sahipsiniz. Geçerli neden duruşması istiyor musunuz?
Which one is it?
Hangisini istersin?
This chamber is needed for the infectious, which you are no longer.
Bu odaya hastalar için ihtiyacımız var. Sen hasta değilsin.
The only question is, which life do you value most?
Tek soru şu ; kimin hayatına daha fazla değer veriyorsun?
A very long time ago, which has nothing to do with what is happening right now.
Çok uzun zaman önceydi, şu an olanlarla hiçbir alakası yok.
I-If you have a picture of that drug dealer they want you to flip on, we could do a side-by-side comparison, decide which one is cuter.
Fiske atmanı istedikleri uyuşturucu satıcısının bir resmi sende varsa hangisinin kuter olduğunu, yan yana kıyas yapabiliriz.
I am innocent of what i am accused of tonight, but there is something else to which I must confess.
Bu akşam suçlandığım şeylerden dolayı masumum, Ama itiraf etmem gereken başka bir şey var.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]