English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ I ] / I was here

I was here Çeviri Türkçe

19,846 parallel translation
I'm going to just forget that I was here.
Buraya geldiğimi unutacağım.
What, you forgot I was here?
Ne? Burada olduğumu unuttun mu?
You know I was here before?
- Dün geldiğimden haberin var mıydı?
No, I was here.
Hayır, ben buradaydım.
'Cause I was here hunting'for clues.
Çünkü ben burada ip uçları arıyordum.
I was here, but I never had anything to do with him.
Burada çalışıyordum, ama onunla alakam yoktu.
I was here in 48 hours. Sometimes if I have really bad reactions to radiation, I actually will sleep on the ground.
Bazen radyasyona karşı çok kötü reaksiyon gösterirsem yerde uyuyorum.
Just tell me what was so important that I had to come here.
Buraya gelmemi gerektirecek kadar önemli olan şeyin ne olduğunu söyleyin.
I swear, it was all here.
Yemin ederim hepsi buradaydı.
So I was scared, and I came here, and the door was unlocked.
O yüzden çok korktuğum için buraya geldim ve kapı açıktı.
He was barely here. I mean, he didn't even eat his food.
Yemeğini bile yemedi.
Yeah, I was, but then your friend called, and so here I am.
Öyle yapacaktım ama arkadaşın aradı ben de geldim.
I didn't come here to deceive you, that was never the plan.
Buraya sizi kandırmak için gelmedim. Hiç böyle düşünmedim.
Nobody was here when I got home, and the bed just looked so good, I went full Goldilocks, and you must be Reagan!
Eve geldiğimde kimse yoktu ve yatak o kadar güzel görünüyordu ki, ayı ailesinin evine giden küçük kıza döndüm, sen Reagan olmalısın!
It's ac... it's actually my friend Jimmy's house. He let me sleep here because I was homeless...
Aslında burası dostum Jimmy'nin evi, evsiz olduğumdan kalmama izin...
Elaine, I thought I needed to make new friends, and that's how I wound up here, but turns out all I needed was Max.
Elaine, yeni arkadaşlar edinmem gerektiğini düşünmüştüm. Ve bu yüzden buradaydım ama işler değişti tek ihtiyacım olan Max'miş.
I was born here.
Burada doğdum.
If my mom lived out here by herself and I was attacked not far away, I'd want her to know so she could at least lock the doors.
Eğer annem buralarda tek başına yaşasa ve yakın bir yerde saldırıya uğrasam, ona söylerdim de en azından kapıları kilitlerdi.
I thought this was nothing compared to Fallujah, but... here I am again.
Bunun Fallujah'ın yanında bir hiç olduğunu düşünüyordum, ama... işte yine aynı durumdayım.
Yeah, difference is, I was already a resident here, and I have the rope burns to prove it.
Evet ama farklı olan benim daha önce burada stajyer olmam. Bunu kanıtlayacak kadar usül biliyorum.
Declan Harp he said, and he said I had to tell him where you were and how many people was here.
Declan Harp, dedi. Ona senin yerini söylemem gerekiyor. Ve burada kaç insan olduğunu.
I was coming out to fetch a wheel of cheese and sausage, and when I got here the lock was broken.
Peynir ve sosis almaya gitmiştim. Geldiğimde kilit kırılmıştı.
I was early, got here first.
Erken varıp ilk gelen ben oldum.
- Neal! I was hoping I'd see you here.
Seni burada görmeyi umuyordum.
I was thinking especially of the Goldfish pond here at Chartwell.
Aklımda özellikle burada, Charwell'deki Goldfish göleti vardı.
I'm not on your side here, Kate. ♪ pulsing my senses weak ♪ ♪ I was hunting, I went running ♪
Burada senin tarafında değilim Kate.
I have it on good authority your friend here was assisting him.
Bu arkadaşınızın ona yardım ettiğine... dair sağlam delilim var.
Here I was, expecting to transact with some bona fide gangsters. Instead, you fools roll in here asking for the friends and family discount?
Ben burada iyiniyetli gangsterlerle iş yapmayı beklerken siz salaklar içeri dalıp arkadaş / aile indirimi istiyorsunuz.
And here I thought I was just giving you a ride.
Sadece şoförlük yapacağımı sanmıştım.
I came here to tell you this was all a mistake.
Size bir hata olduğunu söylemeye geldim.
I don't see anywhere here in your pleading where you say that there was a wrongful act.
Burada yanlış bir eylem olduğuna dair savunmanı göremiyorum.
I swear to god my castle was... Right here.
Kalemin tam burada olduğuna yemin ederim.
I wouldn't have come here if he was a good guy.
İyi biri olsaydı burada olmazdım.
I thought it was Captain Yoo when I saw the jeep. But then, what brings you here?
Jipi görünce Yüzbaşı Yoo geldi sandım.
So, when I first met Mr. Garby, I was on drugs, didn't think I'd be living here for very long.
Yani, Bay Garby'le ilk tanıştığımızda, uyuşturucu kullanıyordum. Burada uzun süre yaşayacağımı düşünmemiştim.
Here is my card, and just to be clear, none of you knew I was doing gay divorces?
Buyurun kartım. Demek hiçbiriniz eşcinsel boşanmalarıyla ilgilendiğimi bilmiyordunuz yani?
When I was caught saying it was a nightmare to be here. What I actually meant was it was a nightmare to be away from my kitchen, when one of my kids has a cold.
Burada olmamın bir kâbus olduğunu söylerken yakalandığımda aslında mutfağımdan uzak olduğum ve çocuklarımdan biri hastalandığı için öyle dedim.
I haven't seen anything so splendid since your brother George was here.
Kardeşin George'un zamanından beri hiç bu kadar görkemli şey görmemiştim.
I always knew I was comin here, and you know why?
Her zaman buraya niye geldiğimi bilirim. Neden biliyor musun?
As all this happened before I started here, I didn't know anything about what Ryan was working on until today.
Tüm bunların bu şirkette çalışmaya başlamamdan önce olması gibi Ryan'ın ne üzerinde çalıştığını bugün öğrendim.
'Cause I'm gonna keep trying, actually the next thing I was thinking I was gonna do is this sexy lip bite, like... Charlotte, come here.
Charlotte gel bir saniye.
Please, just give me Minor, and when the cops show up, - I was never here.
- Lütfen, Minor'u bana ver ve polisler geldiğinde benden söz etme.
At 8 : 30, I was on my way here, Uh, stuck in traffic.
8 : 30'da buraya doğru geliyordum, trafikte sıkışmıştım.
I was never here.
Ben burda değildim.
Plunging our whole world into darkness. And here I was worried about asbestos.
Ben de asbest yüzünden endişeleniyordum.
It was shitty going for a while there, not being in Brakebills, but I can't sit here now and think it was anything but fate.
Orada işler bir süredir boktan gidiyor, Brakebills de değil, ama şu an burda oturmamın kader dan başka bir şey olmadığını düşünüyorum.
I think my dad was here. He was.
- Yanlış hatırlamıyorsam babam da buradaydı.
"All right, we're having a pow-wow now," and I circled everybody up and I was like, " Here's the thing, guys, I'm here to teach you baseball, but this isn't the kind of stuff I accept.
Hepsiyle birden konuşmak için bir çember oluşturdum. " Size beyzbol öğretmek için buradayım ama böyle lafları kabul edemem.
I went by your office. I saw your stuff was still there, so I figured you might have come up here.
Ofisine uğradım hâlâ çalışanlar vardı ben de burada olabilirsin diye düşündüm.
I was just playing cards by myself here.
- Yok ya, tek başıma kart oynuyordum.
I was trying to get a video, but all I got was audio here, so I was wondering if maybe you could help me out with it.
Görüntü almaya çalıştım ama, sanırım sadece sesi alabildim. Belki bana bu konuda yardım edebilirsin.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]