In five minutes Çeviri Türkçe
3,455 parallel translation
Chow time in five minutes.
yemek için 5 dakika.
Okay, I'll call you back in five minutes.
Tamam. Beş dakikaya seni ararım.
Ice Cream Snowball Fight starts in five minutes!
Dondurma Kartopu Savaşı, beş dakika içinde başlıyor!
We took out Quinn's henchman in a snap, and in five minutes, I had flashed on the computer and sent out those phony communiques.
- Hadi ama, Quinn'in adamlarını hallettik beş dakika içinde bilgisayara çaktım ve ona sahte bir mesaj gönderdik.
Yeah, I have to give the dress back in five minutes.
Evet, Elbiseyi 5 dk. içinde geri vermem gerek.
The patrol starts in five minutes.
Devriye beş dakika sonra başlıyor.
If I get this done in five minutes, she won't stroke out.
Bunu beş dakika içinde yaparsam felç geçirmez.
He'd have been dead in five minutes.
- Beş dakika içinde ölmüştür.
I bet you I can get a confession out of him in five minutes.
Beş dakikada herifi itiraf ettirebileceğime bahse girerim.
So let's meet in the Bullpen in five minutes, okay?
5 dakika içinde nezarethanede buluşalım, tamam?
Ladies and gentlemen, the library will be closing in five minutes.
Bayanlar baylar, kütüphane beş dakikaya kadar kapanacak.
Ok. I'll be leaving in five minutes.
Tamam canım uzatmayalım ben bir beş dakika sonra çıkacağım.
Pistol Pete Disellio will be here in five minutes.
Pistol Pete Disellio beş dakika içerisinde burada olacak.
In fact, I taught one to play catch in five minutes.
Aslında onlardan birine sadece beş dakikada yakalamayı öğrettim.
Yes. - It's me. - The same me who's going to get naughty with you In five minutes, my boochie pie.
- Beş dakika içinde seninle yaramazlık yapıcak olan ben, Benim elmalı turtam.
You know my meeting's in five minutes, and you're trying to throw me off my game.
Toplantımın beş dakika sonra başlayacağını biliyorsun,... beni oyunumdan atmaya çalışıyorsun.
In five minutes.
Beş dakika izin verir misiniz?
The cannelloni will be ready in five minutes.
Peynirli makarna beş dakika sonra hazır olur.
What can you tell about a person in five minutes?
Beş dakikada bir insanı nasıl tanıyabilirsin ki? Çoğu şeyini tanıyabilirsin.
I'll be home in five minutes.
5 dakikaya evdeyim.
Because if he comes through town and calls me, I will be there in five minutes.
Çünkü kasabaya gelir de beni ararsa, beş dakikaya kalmaz yanında olurum.
I have a class in five minutes and none of you guys are in it.
Beş dakika içinde dersim var ve hiçbiriniz o dersi almıyorsunuz.
As much as I appreciate a fan club, this hearing starts in five minutes, which means you've got four minutes to get out of here.
Hayranlarım olmasını istesem de duruşma beş dakika içinde başlayacak ve buradan çıkman için dört dakikan var.
I mean, I questioned her a year ago, and in five minutes, she could tell things about me that my own mother couldn't.
Bir yıl önce sorgusunu yapmıştım ve beş dakika içinde bana benim hakkımda annemin bile anlatamayacağı şeyler anlattı.
Transpo will be here in five minutes.
Taşıyıcı beş dakika içinde burada olacak.
Ladies and Gentlemen, this is just a reminder that the silent auction will be closing in five minutes.
Baylar bayanlar, açık arttırmanın beş dakika içinde kapanacağını hatırlatmak istiyorum.
I'll be back in five minutes.
Beş dakikaya dönerim.
That's a "see you in five minutes" kiss?
Bu "beş dakikaya dönerim" öpücüğü müydü şimdi?
I'll be back in five minutes.
5 dakikaya dönüyorum.
We'll be with you in five minutes, Mr Satchell.
Beş dakika içinde yanınızda olacağız Bay Satchell.
- It's done in five minutes.
- Beş dakikadan hazır.
Who is all up in your business that he won't leave you alone for five minutes to have a mochachino with me?
Kim bu seni benimle kahve içerken beş dakika bile rahat bırakmayan eleman?
Well, I do know you, and I know that if I spend more than five minutes in labor, sweating and screaming and all of that, you're gonna go with whatever name I choose. I mean, I could...
- Seni tanıyorum ve eğer 5 dakikadan fazla ter içinde ve bağırarak doğum sancısı çekersem seçtiğim her ismi kabul edeceğini biliyorum.
My mom's picking me up in, like, five minutes.
Annem 5 dakika sonra beni almaya gelecek yalnız.
You've been coming home late every night, and then you're falling asleep in the first five minutes.
Her gece eve geç geliyordun ve sonra ilk beş dakikada uyuya kalıyordun.
Five minutes from when we get in the room.
- Sağ olun. - Odaya girdiğimiz andan itibaren beş dakikan var.
Yeah. We will be in, like, five minutes.
evet.5 dakika içinde.
I'll be out in about five minutes.
Beş dakikaya kadar çıkarım.
- Uh... - As in it is mandatory that you spend only a maximum of five minutes on noncritical cases.
Mecburi olduğu için kritik olmayan vakalarda en fazla beş dakika harcayalım diyorum.
If I go back five minutes in time. I'll be able to stop the car.
Zamanda beş dakika geri gidebilirsem, arabayı durdurabilirim.
You're a side character and you die in the first five minutes of the movie.
Sen bir yan karaktersindir ve filmin ilk 5. dakikasında ölürsün.
You know, he turned on you in the first five minutes.
İlk beş dakika içinde sizi ele verdi, haberiniz olsun.
In the Church... It's just five minutes to 9.30...
Kilise. 9.30'a beş dakika var.
In about five minutes, a security guard will emerge from that elevator and escort me... ( laughing ) out of my own building.
Beş dakika içerisinde güvenlik şu asansörden gelip beni zorla benim binamdan dışarı çıkaracak.
He'll be here in five minutes.
Beş dakikaya burada olacak.
It gives a complete physical in just five minutes.
5 dakika içinde tüm fiziksel taramayı yapabiliyor.
You read that in a book, or is that what your five minutes practicing law have to say?
Bunu kitapta mı okudun yoksa beş dakikalık hukuk çalışman mı öyle diyor?
Whole thing's over in less than five minutes.
Her şey aşağı yukarı beş dakika içinde olmuş.
Now, a lot happened in those five minutes.
O beş dakika içinde çok şey yaşandı.
Can you guarantee he won't kill anyone in the next five minutes?
Beş dakika sonra kimseyi öldürmeyeceğini garanti edebilir misin?
Yeah, which is ironic, because she threw him under the bus five minutes in.
- Evet, ne komik. Karısı beş dakikada onu sattı.
in five years 33
in five 74
in five seconds 16
five minutes 1087
five minutes later 49
five minutes ago 89
minutes 10070
minutes left 108
minutes ago 1231
minutes after 24
in five 74
in five seconds 16
five minutes 1087
five minutes later 49
five minutes ago 89
minutes 10070
minutes left 108
minutes ago 1231
minutes after 24
minutes or less 26
minutes later 237
minutes and 132
minutes a day 23
minutes late 216
minutes past 17
minutes to go 37
minutes of fame 17
minutes and counting 20
minutes from now 35
minutes later 237
minutes and 132
minutes a day 23
minutes late 216
minutes past 17
minutes to go 37
minutes of fame 17
minutes and counting 20
minutes from now 35