English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ M ] / Minutes earlier

Minutes earlier Çeviri Türkçe

150 parallel translation
The derailment must have occurred at least 10 minutes earlier.
Raydan çkma olayı en az 10 dakika evvel olmuş olmalıydı.
A few minutes earlier, I might have met him in the street. We'd have stopped and talked.
Birkaç dakika önce, caddede karşılaşıp ayaküstü sohbet ettik.
I'd start my drinking a few minutes earlier until one morning the guy who asked me to prove it turned out to be 16 years old.
Ve her sabah içmeye birkaç dakika erken başlar oldum. Ta ki bir sabah bunu ispat etmemi isteyen adamın 16 yaşında olduğu meydana çıkana dek.
I tried to call Sali to see if we could smooth things out, only to learn he'd died 10 minutes earlier.
İşleri düzeltebilir miyiz diye Sali'yi aramaya çalıştım ama onun 10 dakika önce öldüğünü öğrendim.
Just ten minutes earlier, I said you were in Brussels with the United Nations.
Senden 10 dakika önce, Brüksel'de Birleşmiş Milletler'de çalıştığını söylemiştim.
If you'd grabbed them five minutes earlier before they'd picked up that box...
Onları beş dakika önce tutuklasaymışsın... şu kutuyu almalarından önce...
So how did you make the connection With the 8 : 13, which left six minutes earlier?
Altı dakika önce kalkan 8 : 13 trenine nasıl aktarma yaptın?
But some critical events for the human species began much earlier minutes earlier.
Fakat insan türünü ilgilendiren bazi kritik olaylar daha önce, dakikalar önce basladi.
If we've been five minutes earlier...
Eğer 5 dakika önce gelmiş olsaydık.
When not 15 minutes earlier, you'd been humping away in bed with the woman I was going to marry.
15 dakika geç kalsaydım... evleneceğim kadınla yatağa girecektin.
Five minutes earlier he may not have even thought about it.
Belki de beş dakika öncesine kadar böyle düşünmüyordu.
Except the tangible fact that the Commissioner's wife had run out of the building not ten minutes earlier.
Görevlinin eşi on dakikadan önce dışarı çıkmamış olması dışında elimizde elle tutulur bir delil yok.
A few minutes earlier...
Bir kaç dakika önce...
Though, frankly, I expected you 15 minutes earlier.
Yine de sizi 15 dakika önce bekliyordum.
The Libyan missile destroyed an army warehouse which, just 30 minutes earlier, .. had been crowded with servicemen.
Libya füzeleri askeri bir depoyu havaya uçurdu depo 30 dakika öncesine kadar personel doluydu.
You must not forget to leave 10 minutes earlier and sleep half an hour earlier, so you get enough sleep.
yarım saat erken yatmanız gerektiğini, düşünmeniz gerekir.
If you came 5 minutes earlier.
5 dakika önce gelseydin.
- Minutes earlier and it could have been us!
- On dakika önce gelsek biz yakalayacaktık.
And ifyou had woken up six minutes earlier- - just six minutes- - then you could've had the good Movieola!
Eğer altı dakika erken kalksaydın, sadece altı dakika. İyi olan montaj masasında sen otururdun!
I was there like ten minutes earlier.
On dakika önce oradaydım.
You couldn't have gotten here two minutes earlier?
İki dakika önce gelemedin mi?
He wrote one book and never wrote again. If only we'd arrived ten minutes earlier, we could've talked to him.
Bir kitap yazdı, bir daha yazmadı 10 dakika erken gelmiş olsak, onunla konuşabilirdik.
That means several minutes earlier or later.
- Yani çok daha önce veya sonra.
Ten minutes earlier, you couldn't give a size and build description.
10 dakika önce, memurlara boyut ve yapı tarifi veremiyordunuz.
[All Three Groaning] If she started dinner three minutes earlier, we wouldn't be in this mess.
Üç dakika önce yemek yapsaydı, böyle bir karışıklık olmazdı.
You'll pass a few minutes earlier, a few minutes later.
Birkaç dakika erken ya da geç geçiyorsun.
The clock says that it's 45 minutes earlier.
Saat 45 dakika öncesini gösteriyor.
A soldier that reads in line... finishes three minutes earlier.
Dergiyi okuyan askerler işini 3 dakika erken bitiriyor.
If I'd just been a couple of minutes earlier, he'd be breathin'now!
Eğer birkaç dakika daha erken davranabilseydim, şimdi nefes alıyor olurdu!
By the certain knowledge that not five minutes earlier, I saw him enter his home with his mother.
Bunu nasıl söyleyebiliyorsun? Beş dakika önce eve annesiyle birlikte girmiş olduğu gerçeğine dayanarak.
Not particularly close, but I'd spoken with her not 15 minutes earlier about him.
Çok yakın değillerdi ama Jared onunla konuşmadan 15 dakika önce onunla konuştum.
If I had just gotten there ten minutes earlier...
On dakika erken gelsem ne olurdu diyorum.
He called 5 minutes earlier.. .. saying he'd solved the case.
5 dakika önce aradı... davayı çözdüğünü söyledi.
Now, after we found out that CTU had been hit, you still kept from me the fact thatyou knew 30 minutes earlier.
CTU'nun vurulduğunu öğrenmemizin ardından,... 30 dakika öncesinden bildiğin gerçeğini benden saklamaya devam ettin.
If you had gotten there five minutes earlier...
Eğer oraya beş dakika daha erken gelseydin...
We would've been here 10 minutes earlier if we'd valeted the car instead of trying to find a parking space.
Eğer park yeri aramaktansa arabayı valeye verseydik 10 dakika daha erken gelebilirdik.
We'll probably be dead five or six minutes earlier than we would've been.
Muhtemelen 5 yada 6 dakika önce ölmüş olacağız.
Our young men, a few minutes earlier so alert and courageous, were all skeletons lying on the bare steel, blackened, carbonized.
Birkaç dakika önce gözüpek ve cesur olan genç askerlerimiz karbonla karartılmış çıplak çeliğin üzerinde yatan iskeletlere dönüştü.
You set it to 15 minutes earlier, right?
15 dakika öncesine kurdun değil mi?
Thirty-two minutes earlier, Gob, Lucille and Barry met with George Sr.
30 dakika önce Gob, Lucille ve Barry George Sr. ile buluştu.
20 minutes earlier, he received a call.
Ondan 20 dakika önce birinden telefon almış. Ama kimden?
The sun sets five minutes earlier for me'cause her hedges are in the way.
O çit yüzünden güneş benim için beş dakika erken batıyor.
OHH. WHY COULDN'T THAT STUPID PHONE CALL HAVE COME 5 MINUTES EARLIER?
Neden beş dakika önce aramadılar ki?
And if you'd shown up ten minutes earlier, we'd still have Jackie Boy's head.
Ama tabii 10 dakika önce gelseydin Jackie'nin kafası bizde olurdu.
A shot of morphine a few minutes earlier takes the edge off.
Morfin alması ise bundan bir kaç dakika daha önce olmuş.
We now repeat our earlier bulletin of the devastating earthquake which struck San Francisco just ten minutes ago.
10 dakika önce San Fransisco'yu vuran yıkıcı depremle ilgili önceki haberlerimizi tekrarlıyoruz.
- Seven minutes earlier.
- Yedi dakika fark var.
If only Bauer had called earlier, even a few minutes, we could've saved those people.
Bauer birkaç dakikacık önce arasa o insanları kurtarabilirdik.
Drove past him earlier this morning. Five minutes later, drove past him again going the other way.
Sabahın erken saatlerinde önünden geçmiş.
Now in these last agonizing minutes of life you have left, let me answer that question you asked earlier more thoroughly.
Şimdi hayatının geriye kalan şu son acı dolu dakikalarında önceden sormuş olduğun o soruya daha adamakıllı bir cevap vereyim.
It rang a little earlier, about 20 minutes ago.
- Teşekkürler. - Biraz önce çaldı. 20 dakika kadar önce.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]