English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ B ] / Because if we don't

Because if we don't translate Turkish

412 parallel translation
I don't know if it's because of that, but security at night can get pretty eerie and to be honest, all the female employees that we have at the mall...
Gece devriyesine çıkmamız biraz şüpheli görünüyordu. Aslında ölen kızın ruhu...
If you don't want no part of these, because of how we got'em... then me and the Kid wll take'em.
Eğer aramızdan ayrılmak istersen, mücevherleri çalan... ... ben ve Ufaklık olduğuna göre, hepsi de bize kalacak demektir.
Because if they don't, we've passed this one six times in the last hour.
Çünkü, son bir saat içinde bu evin önünden altı kez geçtik.
Siletsky wants me to have dinner with him... if we don't get another idea... maybe I'll have to kill him, because only I can get to him.
Pekala. Siletsky, onunla akşam yemeği yememi istiyor. Eğer aklımıza başka bir fikir gelmezse söylemesi zor ama onu öldürmek zorunda kalabilirim.
Because even if I waited until we were old, old people and told you then... you'd be bound to look back over the years and be hurt... and, oh, my dear, I don't want you to be hurt.
Çünkü, yaşlanana kadar beklesem ve o zaman anlatsam bile geriye bakıp incineceksin ve senin incinmeni istemiyorum.
I hope you like her, Danny, because if you don't, we'll send her right back.
Umarım onu beğenmişsindir Danny yoksa hemen geri göndeririz.
Because I've an odd feeling that if we don't get married now, we never shall.
Şimdi evlenmezsek bir daha hiç evlenemeyeceğimize dair bir his var içimde.
Because if we don't -
Çünkü yapmazsak...
Because if they don't, we'll just have to explode the bomb.
Aksi taktirde bombayı patlatmak zorunda kalırız.
- Maybe, but you don't make any sense at all. Which is all right, because if you're too drunk to talk, we'll find something else to do.
- Belki, fakat sen hiç düşünmüyorsun..... ki bu tamamen doğru, çünkü eğer konuşurken çok içersen, biz yapmak için başka şeyler bulacağız.
If we don't figure a way on how to get down from here, you won't need any food, because you're gonna have no place to put it.
Aşağı inmenin bir yolunu bulamazsak, zaten yiyeceğe ihtiyacın kalmayacak, çünkü yemeği indireceğin bir miden olmayacak.
Because you will if we don't get them out of here.
Gitmezlerse öleceksin çünkü.
Because if we don't talk to the ship... lf you don't help us, there won't be any games any more.
Gemiyle konuşamazsak... Bize yardım etmezseniz, artık oyun olmayacak.
I don't anticipate any gunplay because if there are any townspeople around when we leave the bank, they're going to be distracted by a hay wagon that's suddenly caught fire.
Yine de, umalım ki parmağını bile kıpırdatmak zorunda kalamasın. Silah kullanmaya gerek kalmayacağını düşünüyorum,... eğer biz bankadan ayrılırken etrafta kasabadan birileri olursa,... aniden alev alan, saman dolu bir yük arabasıyla meşgul olacaklar.
If we don't execute him, the governments will regain strength and the revolutionary movements will be weakened, because we've triggered a revolutionary mechanism without being able to enforce it, or respect ourselves enough to see it through.
Eğer etmezsek Hükümeti takviye edecekler Hareketler Devrimciler güçsüz görünecek. Biz hareket içinde geliştirdik devrimci örgütümüzü
I don't even know what the words mean or if they're words anymore but we keep it because it's all we have.
Sözlerinin ne anlama geldiğini bile bilmiyorum ya da hala söz olup olmadıklarını ama hala sahip çıkarız çünkü tüm sahip olduğumuz bu.
- Because if you don't, we will.
- Çünkü açmazsan biz açacağız.
Now, if you don't think that's a serious business... tell me about it when your house is burning, we can't get the pump out... and the road's all blocked because of a nigger's car.
Eğer bunu ciddiye almıyorsan o zaman... bir zencinin arabası yüzünden yol kapandığı için... evin yanarken, pompayı dışarı çıkaramadığımızı düşün bir de.
But if you don't, we'll find out about it... because after all, we're all on the same team, aren't we?
Ama yapmazsan bunu öğreniriz. Ne de olsa hepimiz aynı takımdayız, değil mi?
Because if we don't fight, we'll be killed.
Çünkü savaşmazsak, öldürüleceğiz.
Because if we don't kill him, he's going to kill us.
Çünkü biz öldürmezsek o bizi öldürecek.
We don't know if it's because...
Böyle olacağını bilmiyorduk çünkü...
Because if we did I don't even know about it.
Çünkü eğer öyleyse, benim bundan haberim yok.
If I hate him because he's got money, that's the same thing as them hating us because we don't.
Hoşlanmasaydım... Paralı olduğu için hoşlanmasaydım, bu onların bize yaptığıyla aynı şey olacaktı. Anladın mı?
Because we got the stuff, and if you don't do it our way... come on!
Çünkü mal bizde. Bizim istediğimiz gibi yapmazsanız...
I don't know if U2 will be playing the bait shop anytime soon but certainly, its alot easier to get bands to come on the show this year than it was last year because its an all ages club we have an extensive juice bar
Zaten böyle bir dizide çıkmayı kabul etmemizin nedenlerinden biri de buydu. Çok gerçekçi bir ortamı var. Çünkü televizyondaki pek çok programdan daha gerçekçi.
Because if we don't I'm gonna beat you.
Çünkü eğer bırakmazsak, seni yeneceğim.
Because we don't have anything in common. Sometimes I wonder if we ever did.
Artık aynı şeyleri paylaşmıyoruz.
Because if we don't, what are we going to believe?
Çünkü buna inanmazsak neye inanacağız?
Because if things don't come as smooth as we hope, well... it'd sure be a lot better if he was alive.
Çünkü işler ters gidecek olursa onun hayatta olması çok önemli hale gelir.
Because, Lila if we don't find him, the Flash will.
Çünkü Lila, eğer onu biz bulmazsak, Şimşek ( Flash ) bulacak.
Because if you don't... You know what we call that around here?
Çünkü yoksa, biz buralarda ne deriz ona biliyor musun?
But if the membership saw fit to elect a man who had been tagged - tagged, mind you, as a Communist - and no proof was presented under our constitution, and you don't have to read it to me because I helped write the article, we would be not allowed to discharge him from his elected position.
Ama eğer üyelik fişlenmiş birini - komünist olarak fişlenmiş - seçerse ve bizim kurumumuza karşı bir delil yoksa, ve onu bana okumana gerek yok, yazılmasında yardımcı olmuştum, onu seçilmiş pozisyonundan indirme hakkımız olmaz.
Because helen and i, we... don't speak that particular language... if you see my meaning.
Çünkü Helen ve ben,... ne demek istiyorum anlarsın aynı dili konuşmuyoruz.
- I'll explain it because I find that's the easiest way to do it - is I need a shot where you're sitting and seeing and listening while I'm asking you a question. We can use the shot to introduce you, explain who you are, where you fit into my piece. But if you don't speak to me, I can also use...
Toplumdan topluma değişir ama bizimkisinde toplumda olacaklara dair önemli kararlar,... yatırım, üretim dağıtım vb. ile ilgili kararlar büyük şirketler, holdingler ve yatırım firmalarından oluşan bir grubun ellerindedir.
If we just talk but don't act because of self-interest, it's meaningless.
Eğer herşey lafta kalacaksa, işimiz zaten bitmiştir
Because we don't know if any of our scouts will make it back.
Çünkü keşif erlerimizin sağ salim geri dönüp dönemeyeceğini bilmiyoruz.
If you don't make the test score, it doesn't mean we don't want you... because we still do - that's what I'm telling you.
Eğer sınavdan gereken puanı alamazsan, bu seni istemediğimiz anlamına gelmez... çünkü yine de isteriz - sana söylemeye çalıştığım bu.
If you try to make this job about the money... you'll be nothing but miserable, because we don't get the money.
Bu işi para için yapmaya kalkarsan... sefaletten kurtulamazsın, çünkü para bizde değil.
Because if you don't, then it spoils and then we...
Çünkü eğer yapmazsan, dökülür ve sonra biz...
So speak now if you don't because we do "Dangerous Corner."
O yüzden tanımıyorsan şimdi söyle çünkü "Dangerous Corner" ı yapıyoruz.
I don't care if it's legal. We're not cremating her or throwing her ashes off some bridge where we can't visit her because she'll be blown all over!
Yasal olup olmadığı umurumda değil, onu yakmayacağız izi kalmayacak bir köprüden atmayacağız düşün, külleri yok olup gidecek!
From now on, you must take good care of your toys! Because if you don't, we'll find out, Sid.
Bundan sonra oyuncaklarına iyi davranmak zorundasın eğer davranmazsan, yakana yapışırız, Sid.
If I can even use that word, because I don't even know if we are a team.
Ekip kelimesini kullanmam ne kadar doğru bilmiyorum.
IF WE DON'T SNUFF THIS OUT, WE MIGHT AS WELL GIVE THEM THE KEYS BECAUSE IT'S NOT OUR PLACE, IT'S THEIRS.
Eğer buna son vermezsek onlara evin anahtarını verebiliriz çünkü artık bizim evimiz değil, onların evi olmuş olur burası.
If any employees were let go, it would depend on second-quarter growth... because we don't wanna lose anyone unless it is absolutely necessary.
Eğer çalışanların gitmesine izin verirsek, bu ikinci-çeyrek büyüme planına.. çünkü biz burada kesinlikle gerekli olmadığı sürece kimseyi kaybetmek
It don't matter if you beat him up, because we love each other.
Onu dövmen hiç bir şeyi değiştirmez, çünkü biz birbirimizi seviyoruz.
Because if I don't know what's going on- - We're not supposed to know.
Bilmememiz gerekiyor.
Let's cut the stupid cake... because the fat guy's going to have a heart attack... if we don't eat again soon.
Şu aptal pastayı keselim, çünkü eğer hemen bir şeyler yemezsek şu şişman adam kalp krizi geçirecek.
'Don't push us and don't push Turkey, because if you push Turkey we'll be there.'"
Ne bizi ne de Türkiye'yi zorlama çünkü Türkiye'nin üstüne gidersen, karşında bizi bulacaksın.
Because we're all gonna be dead, if we don't get out of here soon.
Eğer buradan defolup gitmezsek.Hepimizin öleceği kesin.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]