English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ O ] / Or later

Or later translate Turkish

4,328 parallel translation
We're gonna get there sooner or later until you tell me where your camp is.
Bana kampın yerini söyleyene kadar er ya da geç o kurşun ateşlenir.
Sooner or later, they're coming in so we are gonna Shawshank our asses out of here.
Er ya da geç içeri girecekler. Biz de buradan Shawshank'leyeceğiz.
Which means sooner or later, he is going to run out.
Yani er ya da geç kurşunu bitecektir.
Well, they're gonna find out sooner or later.
Er ya da geç öğrenecekler.
We're gonna have to say something to each other - sooner or later.
- Er ya da geç birbirimize bir şey söylemek zorundayız.
We'll take you down, Westen - - sooner or later.
İşini bitireceğim Westen, er ya da geç.
Yeah. Sooner or later, the Hillside Electrical Strangler is gonna make a house call.
Evet, er ya da geç, Hillside Elektrik Boğucusu bizi arayacak.
Sooner or later, they're gonna kill me or use me somehow.
Er ya da geç, beni öldürecekler veya beni bir şekilde kullanacaklar.
I figured you'd be showing up on my door sooner or later.
Önünde sonunda kapıma geleceğinizi biliyordum.
I knew a hunter would catch wind of this sooner or later.
Bir avcının er ya da geç kokuyu alacağını biliyorum.
You know, you can keep walking away, but you're gonna run into me sooner or later.
Biliyorsun, sürekli geçip gidebilirsin ama eninde sonunda benimle karşılaşacaksın. Birbirimizden olabildiğince uzak durmak hakkında bir anlaşmamız yok muydu?
Sooner or later, you're gonna need to let the cat out of the bag, Finch.
Er ya da geç ağzındaki baklayı çıkarmak zorunda kalacaksın, Finch.
She's gonna figure out who you are sooner or later, so what are you gonna do about it then?
Er ya da geç kim olduğunu anlayacak ya sonra ne yapacaksın?
I knew sooner or later you'd screw up.
Eninde sonunda işi batıracağınızı biliyordum.
Keel's going to catch on to us, sooner or later.
Er ya da geç Keel bizi yakalayacak.
I mean, you had to, sooner or later.
Yani er ya da geç buna mecburdun.
Sooner or later, somebody was going to make the connection.
Er ya da geç aradaki bağlantıyı fark edeceklerdi.
And I know enough about this business to know that in a deal like this, sooner or later, you guys will squeeze me out.
Böyle bir anlaşmayı yaptıktan sonra er ya da geç beni saf dışı bırakacağınızı bilecek kadar bu işi biliyorum.
It's bound to happen sooner or later.
Er ya da geç olabilir diyorum yani.
But he's gonna find out sooner or later.
Ama eninde sonuda öğrenecek.
Sooner or later they all make mistakes.
Er ya da geç hepsi hata yaparlar.
YOU MIGHT HAVE GUESSED THIS WOULD'VE COME OUT SOONER OR LATER.
Bunun er ya da geç ortaya çıkacağını tahmin etmeliydin.
We don't make that line real to them, sooner or later, she'll cross over to kill us.
O sınırı onlar için görünür hale getirmeyelim er veya geç bizi öldürmek için o sınır aşar.
Sooner or later, you're gonna have to deal with that human LoJack you got in there.
Er ya da geç, oradaki insanımsı hırsızla uğraşmak zorunda kalacaksın.
I knew I'd have to leave sooner or later.
Er ya da geç ayrılacağımı biliyordum.
They were bound to come after me sooner or later!
Benim peşimden de er ya da geç geleceklerdir!
But it still doesn't solve the problem we have right now, which is that sooner or later, Karen is gonna find out that her boss is bleeding out in our psych ward and we're not gonna have any cards left to play.
Ama bu şu an içinde olduğumuz durumu çözmüyor er ya da geç Karen patronunun psikiyatri koğuşunda kan kaybediyor olduğunu öğrenecek ve elimizde masaya sürecek kartımız kalmadı.
No matter what you do or who you are, sooner or later, something terrible will happen to you... like it happened to Jamil, to Uncle Scott, to your husband and son, to my family.
Ne yaptığın ya da kim olduğunun önemi yok er ya da geç başına kötü bir şey gelir Jamil'in başına geldiği gibi Scott amcaya, kocana ve oğluna aileme olduğu gibi.
Sooner or later the inner man emerges for all to see.
Er ya da geç, vicdanınız herkesin görmesi için açığa çıkacak.
Sooner or later he's going to know we're on to him.
Er ya da geç peşinde olduğumuzu farkedecek.
And sooner or later, they're gonna push you away.
Er ya da geç sizi başlarından savacaklar.
They're gonna start checking the motels sooner or later.
Er ya da geç motelleri kontrol etmeye başlayacaklar.
He was going to ask me sooner or later.
Er ya da geç bunu soracağını biliyordum.
Either I shut down now, or sooner or later the bank will confiscate it.
Şimdi bile kapatsam, banka er ya da geç el koyacak.
Whether it's now or later.
Mesele şimdi mi, yoksa sonra mı olacağıdır.
It would've been about 2 : 30 or later, he was on crutches.
2 : 30'dan Sonraydı. Koltuk değnekleri vardı.
Either on stage... or later.
Ne sahne de... ne de sonra.
So sooner or later, you're gonna have to start trusting me again.
Er ya da geç, bana yeniden güvenmeye başlayacaksın.
Sooner or later, He was bound to figure out... I never really rose to His challenge. I'm still just a... drunken whore... and a murderer, trying to disguise my darkness under that miserable black cloth.
Er ya da geç, aslında benim onun çağrısına karşılık vermediğimi hâlâ karanlığını, kara bir örtünün altında gizlemeye çalışan ayyaş bir sürtük bir katil olduğumu anlayacaktı.
Or I could meet him later.
Daha sonra da tanışabiliriz tabii.
There were no signs of forced entry or any evidence of a struggle but hours later, the police found the blood-stained kitchen knife...
Eve zorla girildiğine veya birilerinin kavga ettiğine dair bir ize rastlanmadı ama saatler sonra polis, kanla bulanmış mutfak bıçağını evin çöplüğünde buldu.
A day or two later when the others returned neither mum nor dad was with them.
Bir iki gün sonra gidenler geri döndüğünde ne annem ne de babam vardı.
You know, maybe we could- - I don't know, - do dinner later, or- -?
Belki de bir ara bir şeyler yemeye- -
He got his cock out at a church picnic in Victoria Park, week or so later, tore the blouse off a pregnant woman on the Stepney omnibus.
Victoria parkında kilisenin düzenlediği bir piknikte mal afatını yine dışarı çıkarmış bir hafta falan sonra... Stepney otobüsünde hamile bir kadının bluzunu parçaladı.
No, I get in the car and get out a minute later, it looks like we're talking about a problem or making a drug deal.
Hayır, arabaya bir girip bir çıktığımdan ya bir sorunu konuşuyor ya da uyuşturucu pazarlığı yapıyoruz gibi oluyor.
They're gonna kill us now or in prison later.
Bizi ya şimdi öldürecekler ya da sonra hapiste.
Rafalca assured me that an announcement would be made later today, or...
Rafalca, açıklamanın günün ilerleyen saatlerinde yapılacağını temin ediyor. Ve ya...
You know, if you want to drab... - grab a drink later or... - Okay.
Şey, sonra bir şeyler içmek isterseniz Meksika yemekleri yapan bir yer biliyorum.
Or you can just repay me in cash later on.
Hayır, daha sonra bana bunu parayla ödeyeceksin.
You going to a hip-hop class later or what?
Hip-hop sınıfına falan mı gidiyorsun?
I was hoping maybe Ben or Colin or Carter could stop by later for apple crostata.
Ben, Colin ya da Carter'ın elmalı pasta yemek için uğrayacağını umuyorum.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]