English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ Y ] / You're welcome

You're welcome translate Turkish

13,083 parallel translation
You're welcome.
Bir şey değil.
You're very welcome.
- Hiç önemli değil.
You're welcome.
- Rica ederim.
Yes, well, you're very welcome.
Evet, evet, hoş geldiniz.
- You're very welcome.
Sefalar getirdiniz.
- You're welcome, miss.
- Rica ederim hanımım.
Princess, you're very welcome, very welcome...
Prenses, hoş geldiniz, sefa getirdiniz.
You're very welcome.
Hiç önemli değil.
You're welcome.
- Bir şey değil.
- You're welcome.
- Rica ederim.
- You're very welcome.
- Rica ederim.
Well, you're welcome.
Rica ederim yani.
That completes our week-long tour of South Pacific. You're welcome.
Böylece haftalık South Pacific turumuzu da tamamladık, rica ederim.
He says, "You're welcome."
Rica ederim diyor.
You're most welcome.
Hoş geldiniz.
Thank you. You're welcome.
- Bir şey değil.
You're not welcome around here.
- Burada istenmiyorsun.
And you're welcome, by the way!
Bir şey değil, bu arada!
You're welcome.
Rica ederim.
You're welcome.
Birşey değil.
- You're welcome so much.
- Çok rica ederim.
- You're very welcome, Miss Justineau.
- Rica ederim, Bayan Justineau.
And you're welcome.
Rica ederim.
- You're welcome for saving your life.
- Hayatını kurtardığım için "bir şey değil."
Hey, you're welcome for that alibi, by the way.
Mazeret için de rica ederim bu arada.
Yeah, you're welcome.
Evet, önemli değil.
You're welcome to join me if you'd like.
İstersen bana katılabilirsin.
- You're welcome.
- Rica ederiz. - Dikkatli olun.
Oh, great, you're welcome.
Rica ederim.
- You're very welcome.
- Hiç önemli değil.
- Yeah, you're welcome. - This means a lot.
- Bu çok şey ifade ediyor.
I say, "You're welcome." Huh?
Ben de onemlı degıl dıyeyım.
How about "you're welcome"?
- "Rica ederim" desem?
Well, you're welcome to join us overseas anytime.
İstediğin zaman bize katılabilirsin.
I just wanted to say you're welcome.
Sadece rica etmeye geldim.
You're welcome.
- Rica ederim. Hey, hey, hey.
- No, you're welcome.
- Pardon. - Sorun değil.
Welcome to where you're going.
Gittiğiniz yere hoş geldiniz.
- You're welcome.
- Afiyet olsun.
Oh, you're- - you're welcome.
- Önemli değil.
- You're welcome.
- Önemli değil.
Some fairly quotidian stuff, but you're welcome to take a look.
Günlük gibi bir şey ama bakabilirsin.
- You're welcome. At least consider the falcon.
En azından şahini düşün.
I haven't gotten to his clothes yet, but you're welcome to any of those.
Elbiselerine daha geçmedim ama onları da alabilirsin.
- You're welcome.
- Rica ederim..
- You're welcome.
- Bir şey değil.
Suzanne, if you want to visit, you're welcome.
Suzanne, beni ziyaret etmek istersen gelebilirsin.
And you, you're just here to welcome me home? Is that it?
Ya sen bana hoş geldin demek için mi buradasın?
- You're welcome.
- Lafı bile olmaz.
You're welcome.
Önemli değil.
I say you're welcome here at Dixieville, you understand?
Dixieville'de başımın üstünde yeriniz var diyorum. Anladınız mı?

© 2017 - 2021 Translate.vc | translate.vc.com@gmail.com