English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / inglés → turco / [ I ] / It's good work

It's good work traducir turco

477 traducción paralela
You gotta clean up your own dirty work or it ain't any good. - But why? - Because it's hard to do, that's why.
Burası tam olarak elini tuttuğum ve Doug adında gazeteci eski bir sevgilin olduğunu söylediğin masa.
Well here's to our partnership. May it be a long and happy one. It could work out pretty good.
Pekala ortaklığımıza içelim.
- Oh, Custer, it's you. Good work.
- O, Custer, demek sendin.
It's a good technique, but it won't work twice.
İyi bir teknik ama iki kere işe yaramaz.
It's hard work, but good pay.
Zor iş, ama iyi para var.
But it's a good trick, and it'll work.
Fakat güzel bir numaraydı ve işe yarayacaktı.
It's a good place for work.
Çalışmak için güzel bir yerdir.
You could get much more in a grocery store, and it's good, steady work.
Bakkalda daha fazla para kazanabilirsin, üstelik iyi ve kalıcı bir iş.
It's not that I don't like work, it's that I don't like the idea of slaving me good self
Konu çalışmayı sevmemem değil.
Because... I think it's good to change one's life and work.
Çünkü birinin hayatını ve işini değiştirmesinin iyi olduğunu düşünüyorum.
It's a good try, Harry, but it won't work.
İyi deneme, Harry, ama işe yaramayacak.
A mere formality, for once you've signed this document the work of art is covered until it's returned to this house in good order.
Sadece bir formalite, bu belgeyi imzaladıktan sonra sanat eseri bu eve dönene kadar koruma altına alınmış olacak.
Look, I think it's good for a young man, after he's done some very good work, to enjoy himself, lie around and drink beer.
Tamam çok çalışmış, hem de başarılı olmuş bir gencin, bir müddet dinlenmesi, eğlenmesi, ense yapması kafayı çekmesi elbette normaldir.
Either the water supply's no good, and we close down the factory, or it's fine, and we push ahead with the work.
Ya yeterli su sağlayamayız ve fabrikayı kapatırız ya da başarılı olur işi ilerletiriz.
It work good, man.
İyi çalışıyor hem de.
It's a good place to work.
Çalışılacak bir yer.
I was all right with the girls, but when it came to the male slaves | used to pick the good-looking ones and ended up doing the work myself!
Kızlarla bir sorunum olmazdı ama erkek köleler söz konusu olunca, yakışıklıları seçerdim sonunda işlerim yine başıma kalırdı!
It's all very well to have a good time but some people have to work.
Hoş vakit geçirmek iyi hoş ama bazıları sabah işe gitmek zorunda.
It's no good your laughing, Zakhar, you had better set to work and clean the place.
Pek mi hoşuna gitti, Zakhar, Daha çok çalışıp burayı temiz tutmalısın.
I said to the union bloke, I said it's a good job they didn't work to rule in 14-18 in the trenches in France.
Sendika görevlisine, 1418'de Fransa siperlerinde de... iş yavaşlatma eylemi yapmamışlardı dedim.
It used to work pretty good.
lşleri tıkırındaymış.
It's good to see you, but I should get back to work.
Sizi görmek güzeldi ama işimin başına dönmem lazım.
Hoh, it's good. He's the guy who fixed it so I could come here to work.
Benim için organize eden oydu işte buradayım.
It's Cubans like you who are giving a bad name to our people, people who come here, work hard and make a good name for themselves.
Senin gibi Kübalılar halkımızın yüzünü kara çıkarıyor. Biz buraya gelip sıkı çalışarak alnımızın akıyla para kazanıyoruz.
Use it like a pad. That's it, good work. You're going all right.
Aferin çocuklar, iyi iş çıkardınız.
It's delicious and good for you. How was work today?
Lezzetli ve sana iyi gelir.
I assure you it is only through study of the good doctor's masterly exposition of your work that I now have any small capacity to reason.
İnanın bana, sadece Doktor'un çalışmalarınızı ustaca açıklamasıyla oldu. Kısıtlı mantığımla ben buna yoruyorum.
Well, it's gotta work out this time or that's it for good.
İyi olmalı yada bu son olacak.
When you do good work, don't you like to watch it?
İyi bir iş yapınca seyretmekten hoşlanmaz mısın?
It's good to finally beginning to work.
Sonunda yeniden çalışmaya başlamak güzel.
I think it's good if a man's work gives him a boner...
İnsanın böyle bir işi olması bence çok hoş.
Ken's good. So, next week... we won't have to look for work... and it won't have to look for us.
Önümüzdeki hafta iş aramak zorunda kalmayacağız.
It's no good us preaching at people and saying : "Don't take them," because that doesn't work.
İnsanlara, "Kullanmayın." diyerek vaaz vermenin... hiçbir faydası yok.
Well, that's good work, but it's too late.
evet, iyi bir çalisma, ama çok geç kaldi.
Well, I think that maybe it would be a good thing If she's not sure what she wants to study Maybe it would be worthwhile for her to take a year off and just work
Düşünüyorum da belki de ne okumak istediğinde kararsızsa, bir sene çalışması daha doğru olabilir, biraz para kazanması...
It's good to work hard and live long and then be thanked.
Çok çalışıp uzun yaşamaya şükretmek iyi bir şeydir.
Bill thought the time here, the time away from his work might somehow help. But I guess Audra's gone for good, one of IT's many casualties.
Bill işten uzak geçirecekleri zamanın faydası olur sandı ama bence Audra hiç düzelmeyecek.
- Good! Let's see it work.
- Tamam çalıştıralım,
There's a good chance it won't work.
Çalışmama ihtimali yüksek.
Well there are lots of differences between computers and brains, lots of things won't help us, it's no good looking at, for example, the improvement from valves to transistors to integrated circuits, because brains don't work like that anyway.
Bilgisayarlar ile beyin arasında oldukça fark var bir açıdan bakmamız yararsız, örneğin valflardan, transistörlere ve dahili çiplere olan gelişim gibi çünkü beyinler bu şekilde çalışmıyor.
It's hard goddamn work being this good.
Bu kadar iyi olmak çok zor.
It was the first honest day's work I had ever known, and it felt good.
Benim şimdiye kadar görmediğim, ve iyi geldi.
It's not easy work. I got to call DC. Good for you.
Washington'u aramalıyım.
It's not like I had a witness. I mean, if I had a witness who saw Jed giving you the injections, then you and doctor man would be spending the rest of your sexually-active years in a place where if you're very, very good, they'll let you work in the laundry. You're bluffing.
Tabii tanığım olmasaydı, yani Jed'in sana enjekte ettiğini gören bir tanığım varsa, sen ve doktorun seks hayatınızın geri kalanını, çamaşırhanede size izin verecekleri çok güzel bir yerde yaşarsınız.
- It's a Burger Barn, Gilbert! - make you perfect in every good work to do his will...
Bu Burger Barn, Gilbert!
It may not be glamorous, but it's good, honest work.
Çekici olmayabilir, ama dürüst ve iyi bir iş.
"For God shall bring every work and every secret thing into judgement, whether it be good, or whether it be evil."
"Çünkü Tanrı her yapılanı ve her sırrı yargılayacaktır, iyi de olsa, kötü de olsa."
I know how much you good people wanted this thing to happen, but it's flat out not going to work.
Siz iyi insanların bunu ne kadar istediklerini biliyorum. Ama iş yattı, gerçekleşmeyecek.
If you and I, you know... If we couldn't sort of get together and... you know, mano y mano, and... and sort of work something out, sort of mix it up the way we used to in the good old days.
Merak ediyorduk da eğer ikimiz evet... bir çeşit anlaşma yapıp, yani erkek erkeğe... belki bir çıkış yolu buluruz?
I know you work in the real world and you're awfully good at it.
Gerçek dünyada çalıştığını biliyorum ve çok da başarılısın.
I'd like to say to our friend here that it's very good that he wants to work his own land, but how much better it would be if we all worked it together.
Buradaki yoldaşımıza şunu söylemek isterim ; kendi toprağında çalışmak istemesi çok güzel ama hep beraber çalışırsak çok daha iyi olurdu.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]