English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Anglais → Turc / [ O ] / On the contrary

On the contrary traduction Turc

1,724 traduction parallèle
It's not bad news, on the contrary.
- Bu kötü haber değil, tam tersi.
On the contrary.
Aksine.
It never guaranteed freedom, on the contrary. Today... lt's fight Versailles or die, what's your choice?
Ordu olağanüstü bir coşku gösterdi ve ne kadar kıymetli olduğunu kanıtladı.
- On the contrary.
- Tam aksine.
- On the contrary,
- Tam tersine.
On the contrary, I was looking forward to reaching the Nebari outpost.
Tam aksine, Nebari karakoluna varmayı bekliyordum.
On the contrary.
Tam aksine.
On the contrary, Roz, it's-it's... quite becoming.
Aksine, Roz, sana oldukça yakışmış.
On the contrary, he unhooked...
Tam tersine. Kimseye takılmadı.
On the contrary, he was proud of it.
Tam tersine, gurur duyuyordu.
On the contrary.
Tam tersine.
On the contrary- - you taught me well.
Aksine - - bana gayet iyi öğrettiniz.
On the contrary, I'm trying to make a point.
Tam tersine, bir konuya parmak basmaya çalışıyorum.
Oh, on the contrary.
Oh, aksine.
On the contrary, Captain.
Aksine, Kaptan.
On the contrary, my feelings of remorse help me remember what I did and prevent me from taking similar actions in the future.
Aksine, pişmanlık hissi gelecekte aynı hataları yapmamı önlemede bana yardım etti.
On the contrary. We spoke to Immigration.
Biz karşıt gücü konuşuyorduk.
On the contrary...
Ona karşı..
On the contrary.
BiIakis.
On the contrary, in this day and age, that is his best credential in the eyes of those who dare to judge their king.
Ama bu sürede, krallarını yargılamaya cüret edenlerin gözünde bu onun en iyi referansı oldu.
No, on the contrary, I like it a lot, it's very beautiful...
- Hayır çok hoşuma gitti.
Yet there was always bread on our table... and you were never forbidden to sit down with the family... on the contrary... all we ever wanted was to have you at our table.
Masamızda her zaman ekmeğimiz vardı ve söylediğinin aksine aile ile birlikte oturman yasaklanmış değildi. Tüm istediğim şey seni masamızda görmekti.
On the contrary, each lover brings them more, and you get all the benefit.
Tam tersine, her aşık onlara birşey katar, ve sen de bundan faydalanacaksın.
- On the contrary, he's happy.
- Tam tersi, çok mutlu.
So unless I hear any objection on the contrary... I'd like to set it for 2 : OO... and we will take testimony of your witness at that time.
O yüzden, itiraz olmadığı takdirde, tanıklarınızın ifadelerini almak için duruşmayı 14.00 " e alıyorum.
On the contrary, if I beg, tighten my bonds, please.
" Bağlarımı sıkılaştır lütfen...
On the contrary. They kind of massage you all day... inspiring all kinds of thoughts.
Bilakis sanki gün boyu insana masaj yapıp aklına türlü türlü düşünceler sokuyorlar.
I went to see into Marta Cecilia's garbage to be sure if they ate the same food the rest of human beings ate or if on the contrary they were blessed bodies.
Marta Cecilia'nın çöpünü görmeye gittim. Eğer insanoğlunun geri kalanı gibi.. aynı yemeği yemiyorlarsa..
On the contrary... that's just where it's been lately, in the background.
Aksine mesele zaten geçmişinde. Kabul et, beş yıl önceki güce sahip değilsin.
On the contrary, Chief-Inspector, it's very good of you to come.
Aksine, Başmüfettiş, ne iyi ettiniz de geldiniz.
No, on the contrary.
Hayır, bilâkis.
Then you obviously don't know as much about me as you thought you did. On the contrary.
O zman beni düşündüğün kadar iyi tanımıyormuşsun.
On the contrary, it is a residence of the 1 7th century... when everything was only one ruling taste, the court and the nobility.
Aksine, şurada bir 17. yy rezidansı var... her şeyin estetik olduğu zamanlardan, saray gibi, soylu.
On the contrary, it's profoundly stimulating. You might want to get that down.
Aksine çıldırtıcı ve bunu yazmak isteyebilirsin
On the contrary. It's nice to know no matter how big the universe is, there's always a Vulcan ship nearby.
Aksine, evren ne kadar büyük olursa olsun yakında bir Vulcan gemisi olmasını bilmek çok güzel.
On the contrary, you summoned me
Tam tersine, beni sen çağırdın
On the contrary.
- Hayır tersine.
On the contrary, a thin file for a parent indicates lack of participation.
Aksine. İnce bir dosya velinin ilgisiz olduğunu gösterir.
On the contrary, Mr. Neelix... you are much more than that.
Tam tersine, Bay Neelix... ondan daha fazlasısın.
On the contrary, Major, that is exactly why you are here.
Tam tersine, Binbaşı, tam olarak bunun için buradasınız.
But this has not only not destroyed my faith, my faith in reason, in truth, in human solidarity, on the contrary, it has made it indestructible.
Ama bu benim inancımı yok edemedi. Mantığa, gerçeğe ve insan dayanışmasına olan inancımı. Tam tersi daha da sağlamlaştırdı.
On the contrary. I think it perfectly expresses thejoy I have felt with you.
Tam tersine, bence seninleyken hissettiğim mutluluğu ifade ediyor.
I wasn't scared... on the contrary, I grew bolder.
Korkmadım... tam tersine daha da cesaretlendim.
On the contrary, I think I've been exceedingly polite.
Bilakis, ben son derece kibar davrandığımı düşünüyorum.
On the contrary, Aunt Augusta, I've realised for the first time the vital importance of being earnest.
Aksine Augusta Teyze,... ömrümde ilk kez ciddi olmanın hayati öneminin farkına vardım.
On the contrary.
Tersine.
- I don't believe that concerns you. - On the contrary.
Son 9 gündür nerelerdeydin?
On the contrary, I vowed that I will never play again.
Aksine, bir daha oynamamak için yemin ettim.
Oh, on the contrary, actually...
Oh, tam tersi.
In contrary to common belief, The lobster feeds exclusively on shellfish
Bilinenlerin aksine ıstakozlar deniz kabuklularıyla beslenir.
On the contrary.
Tam tersi.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]