English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ I ] / I'm fed up

I'm fed up tradutor Turco

977 parallel translation
I'm about fed up with you. lf you don't want to go, I do.
Eğer sen gitmek istemiyorsan, ben gidiyorum.
I'm fed up.
İçim daraldı.
Listen, I'm getting fed up on these rubber checks bouncing in.
Dinle, şu karşılıksız çekler canımı sıkmaya başladı.
I'm fed up.
Bıktım artık.
I'm fed up, fed up!
Daraldım, çok daraldım!
I'm fed up with underwear, cement, linoleum!
İç çamaşırlarından, çimentodan muşambadan bıktım usandım!
I'm fed up!
Usandım ya!
I'm fed up!
SıkıIdım!
" I'm fed up!
" Bıktım artık.
I'm fed up with this whole thing.
Bu işten tamamen bıktım.
I'm fed up with fish
Aman kalsın. Bıktım balık yemekten.
And you'd still be with Lea if she hadn't married poor Gustave I'm a family man at heart I'm fed up with tarts, and even
Ve zavallı Gustave ile evlenmeseydi, hâlâ Lea ile birlikteydin. Artık bir aile babası olmak istiyorum. Hayatım boyunca yosmaların peşinde koşamam.
I'm fed up!
Yetti artık, yetti.
I'm fed up with being humiliated.
Gururumla oynanıp duruluyor.
I'm fed up with you!
Bıktım senden!
I'm fed up with politics -
Bu politika işinden bıktım.
You know, Max, I'm getting awfully fed up with my job as a motorcar salesman.
Yani, Max, araba satıcılığından feci şekilde bunalmaya başladım artık.
I'm fed up with her. I've been wanting to tell her for years.
Senelerdir biriktirdim.
- You'll take care of nothing. I'm fed up with you.
- Hiçbir şeyle ilgilenmeyeceksin.
I'm fed up on the whole thing.
Bütün bunlardan bıktım.
I'm fed up with pretending something I don't feel.
Üzgün hissediyormuş gibi rol yapmaktan usandım.
- I'm getting fed up with your feet.
- Ayakların canımı sıkmaya başladı ama!
I've been fed up with them for years.
Benim yıllardır canımı sıkıyorlar ya!
Holmes I'm fed up with all this shopping for antiques.
STANLEY'İN ANTİKA DÜKKANI Holmes, bütün bu antika alışverişinden usandım.
- I'm fed up with that word!
Bu kelimeden bıktım.
Christ, I'm so fed up with this!
Tanrı aşkına, usandım artık!
I'm fed up with this kind of fishing.
Bu cins balık maceralarından bıktım artık.
I'm so fed up with her high-hatting me, one of these days I'll slap her face.
Bana ukalalık yapmasından sıkıldım, tokadı basacağım.
Well it's the truth, I'm fed up with you!
Ama doğrusu bu, bıktım senden!
I got fed up anyway, so I came to New York.
Ben de bıkıp usandığım için New York'a geldim.
I'm fed up with your games.
Oyunlarından bıktım artık.
I got fed up and didn't care!
Burama kadar geldi ve umursamadım!
I am fed up with taste and discrimination.
Zevk ve ayrıcalığınızdan bıktım.
- I'm fed up with your nobility and wisdom and superiority... - and your contempt for me in everything I try to do.
Asaletinizden, bilgiçliğinizden, kibrinizden ve yapmaya çalıştığım her şeye duyduğunuz nefretten bıktım.
I'm fed up with Addie Ross!
Addie Ross'tan bıktım!
I'm fed up listening to your waa-waa-waa.
Senin sızlanıp durmandan bıktım.
And I'm fed up with both the young lady and her qualities.
Hem genç bayan, hem de nitelikleri burama kadar geldi.
I'm tired, and I'm fed up.
Yorgunum ve bıkkınım.
Somewhere along the way, I got fed up, and in order not to be deceived, I started deceiving others.
Öyle bir an geldi ki, canıma tak etti ve artık aldatılmamak için ben başkalarını aldatmaya başladım.
I'm fed up with you.
Senden bıktım.
You just go, I'm fed up with your moods.
Sen gideceksin, bense senin surat asmanı hatırlamakla kalacağım.
You know, I'm getting pretty fed up with the North Pole.
Kuzey kutbundan iyice sıkıldım.
I'm fed up with Earl, his wife, his moods, his money, his everything.
Earl'den sıkıldım, karısından, parasından, her şeyinden.
I tell you, Monsieur Lautrec, I am fed up with these Lorettes!
Gördünüz Mösyö Lautrec, bu kadınlardan bıktım artık.
I'm fed up with her ordering me around.
Altar'ın etrafımda emirler yağdırmasından bıktım.
I'm fed up.
- Bütün bunlardan bıktım artık.
I'm fed up.
Sıkıldım.
I was fed up years ago with all our bullshit.
Bütün bu boktan işlerden yıllar önce bıkmıştım.
The truth is that I'm fed up with teaching
Gerçek şu ki öğretmenlikten bıktım.
I'm fed up with your big shot act.
Bıktım artık büyüklük taslamandan.
Anyway, I'm fed up with it here.
Zaten buradan bıktım.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]