English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ U ] / Up top

Up top tradutor Turco

2,769 parallel translation
How's the weather up top?
Yukarıda hava nasıI?
Electrical said there was a glitch up top. That tunnel should've blown hours ago.
- Bu tünelin saatler önce patlatılması gerekiyordu.
You have to leave the dog up top.
Kopegi ust katta birakmalisiniz.
Up Top had grown rich and prosperous, while here, Down Below, we stole in verse matter from Up Top to heat our homes and to survive, risking everything even our own lives.
Yukarısı gelişmiş, zengin ve refah içerisinde yaşarken, biz aşağıdakiler, yukarıdan karşı madde çalıp her şeyimizi hatta hayatlarımızı bile riske atarak evlerimizi ısıtmaya ve hayatta kalmaya çalışıyoruz.
The only authorized contact between worlds was through Transworld, a giant corporation Up Top, created to fake cheap oil from Down Below, and to sell back to us overpriced electricity that we couldn't afford.
Dünyalar arasındaki bağlantı kurma yetkisi yalnızca Transworld üzerinden olmaktaydı. Üst Dünya'nın dev şirketi, aşağıdan ucuz petrol alıp, üstesinden gelemeyeceğimiz kadar fahiş fiyatla elektrik olarak bize geri satıyordu.
I used to go chase inverse rain from Up Top.
Üst Dünya'dan gelen karşı yağmurun peşinden giderdim.
You know, these ones from Up Top are so good.
Biliyorsun, Üst Dünya'dan gelenler çok güzel oluyor.
That means there is to be no unnecessary contact with those Up Top.
Bunun anlamı, gerekli olmadıkça Üst Dünya çalışanları ile asla temas kurmayacaksınız.
I, uh, I don't like to boast, but I've got one of the largest known stamp collections Up Top.
Övünmek gibi olmasın ama, Üst Dünya'nın en büyük pul kolleksiyonlarından birine sahip olduğumu söyleyebilirim.
I was wondering if you might be able to get me in touch with an employee... Up Top?
Üst Dünya'dan bir çalışanla iletişime geçmemde bana yardımcı olabilir misin?
Up Top?
Üst Dünya'dan mı?
All right, Pablo, if I could get you one thing, one thing from Up Top, what would it be?
Pekala, Pablo, şayet sana Üst Dünya'dan bir şey getirbilseydim, bu şeyin ne olmasını isterdin?
So, is it true everyone's rich Up Top?
Üst Dünya'daki herkesin zengin olduğu doğru mu gerçekten?
They're calling all emergency personnel to go up top.
Tüm acil durum personelini çağırıyorlar.
If they make it up top, I will deal with them.
Yukarı çıkmayı başarırlarsa onlarla ben ilgilenirim.
Groceries are gonna go in the galley, the sleeping bags and duffels up top and the ropes and climbing gear aft.
Yiyecekler mutfağa gidecek. Uyku tulumları ve kamp kıyafetleri yukarı gidecek. Halat ve tırmanma malzemeleri geminin arka tarafına konacak, tamam mı?
So, what's going on with your bits up top?
Memelerinin olayı nedir peki?
You guys, we're gonna go up top, okay? Okay...
- Millet, biz yukarı çıkacağız tamam mı?
They're gonna go up top.
Yukarı çıkacaklarmış.
Let's unload the rest of this, get it up top.
Hadi şunları indirelim de yukarıya taşıyalım.
PARSONS : You'd think it'd look better up top.
Üstte durursa daha iyi görüneceğini düşünmüyor musun?
Up top, Creevey!
Çak bakalım adamım!
As a private cocaine dealer, you'll be mostly selling Ts and eight balls, sixteenth or eighth of an ounce little baggies for up to 150 bucks a pop.
Kişisel bir kokain satıcısı olarak en çok "Ts" ve "sekiz top" satacaksınız ve 150 papel değerinde 1 / 16 veya 1 / 8'lik ons paketleri satarsınız.
You're up top. I get the bottom bunk.
Üst taraf senin.
I think that if you twist the line as you coil, - Come up from below, over the top horn, cross over, under the bottom horn. - it works better.
Eğer ipi bir bobin gibi bu bükme bağlarsak daha iyi olur sanırım.
The stoner who used to steal our milk and top it up with water.
Şu sütümüzü çalıp içine su katan müptelayı.
You know, the T-Mobile Top Five be acting up...
Biliyor musun, benim telefonum sorun çıkarıyor...
I need a little of the quinoa salad, please, and throw a couple of extra cranny-b's on top, if you could, and I kind of need you to hurry up, chief.
Biraz quinoa salatası lütfen. Üstüne de fazladan birkaç cranny-b at yapabilirsen... Bir de biraz acele etmen lazım şef.
Jed's face was puffed up like a football, so top of the shopping list is an anti-in? ammatory.
Jed'in yüzü bir futbol topu gibi şişmişti o yüzden ihtiyacımız olan ilk şey iltihap önleyici ilaç.
And the local villagers were able to hoist me up on top of the elephant, and at the end, I was pronounced dead.
Yerel köylüler beni filin üzerine çekmeyi başarmışlardı, sonunda, ölü ilan edildim.
I mean, she didn't get to the top without crushing a few souls on the way up.
Yani, en tepeye bir kaç ruh ezmeden çıkmadı.
If you press down hard on the top of the table and draw your hands toward your body, the outer two table lengths are going to go up like a schoolgirl's dress.
Eğer masanın üzerinden aşağı sertçe bastırırsanız ve ellerinizi vücudunuza doğru çekerseniz masanın dıştaki bacakları liseli kızların eteği gibi havaya kalkar.
The glass top flips up.
Camı açılıyor.
Lord know he needs some, but if you just have to go, there's some extra change up in my top drawer.
. Ama illa gitmek istiyorsan Çekmecenin üstünde bozukluklar var
The guy did a deuce down in Sumter where he hooked up with a top Kashalov lieutenant.
Kashalov'un başyardımcılarından biriyle Sumter'da iki sene yatmış.
We just got up to the top of this skyscraper - 63 stories high above Panama City.
Panama City'deki 63 katlı bu gökdelenin tepesine çıktık.
I've seen you land on your head from 30 feet up with a street bike on top of you.
- Nitro Circus'tayız. Motosikletle on metreden kafa üstü yere çakıldığını bile gördüm.
Top. Get up!
Bin arabaya.
I ran up on top of the bleachers and I pulled out my uzi and I fired a couple shots into the ceiling and I told everyone to get down.
Önce tavana doğru birkaç el ateş ettim ve herkese yere yatmalarını söyledim!
♪ Wild on top, wild all around I ♪ Pedal to the metal and I can't slow down ♪ ♪ Tight like a drum, wound up like a spring ♪
â ™ ª zirvede vahşi, heryerde vahşi â ™ ª Metale doğru ilerlerim ve yavaşlayamam â ™ ª â ™ ª davul gibi sıkı, bahar gibi taze â ™ ª â ™ ª Kızım senin zilini çalacağım, ding-a-ling-a-ling â ™ ª
We reach the top that damn mountain... and from up there... my guns sent to hell the Muslim camp.
O lanet dağın zirvesine ulaşacağız... Ondan sonrada... Toplarım müslümanların otağını cehenneme çevirecek.
You line the record up with the top edge like this.
Kayıdı kağıdın üst köşesine böyle koyuyoruz.
Should I put the top up?
- Arabanın üstünü kapatayım mı?
- Well, if you decided to, then you would generally start out as a bottom, and that means you would be the one being tied up, and then you can be a top, but everybody has their own preferences, so...
Hala yapmak istiyorsan, en alttan başlayacaksın ve bu bayağı yoğun olacağın anlamına geliyor. Sonra yükselebilirsen, herkes seni tercih edecektir.
She always in the trenches, picking up blitzers so the quarterback can lead the drive.
Her zaman tetiktedir oyun kurucu top sürebilsin diye tehlikeleri algılar.
Sir, whenever you're ready, go ahead and reach up to the top and bring your visor down slowly.
Efendim, ne zaman hazır olursanız o zaman başlayın ve tepenize uzanın ve kaskınızı yavaşça aşağıya indirin.
Can you bring up your top a bit.
Üzerinizi biraz açar mısınız?
Oh, fuck me. You end up tugging and adjusting all day long. There's CamiSecret, the new fashion accessory that looks just like a tank top.
Lanet olsun.
There were two of us up top, right?
Üst katta iki adamımız vardı, değil mi?
Go downstairs and work your way back up to the top.
Aşağı kata inin, üst kata kadar arayın.
♪ up on top of a rainbow ♪
♪ up on top of a rainbow ♪

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]