English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ I ] / I'm right here

I'm right here tradutor Turco

10,114 parallel translation
I'm right here.
Buradayım.
I've got everything I need right here.
İhtiyacım olan her şey burada.
All right, I think it's, uh, time we gotta get out of here.
Tamam sanırım buradan gitme zamanı geldi.
I'm right here.
Ben buradayım.
I read the file on Conrad Harris, and I saw that he had a daughter that was working Criminal right here in New York, so I looked into her and I saw an agent who was inexperienced, but smart, resourceful, tenacious.
Conrad Harris'in dosyasını okudum ve burada, New York'ta Kriminal'de çalışan bir kızı olduğunu gördüm, ben de onu araştırdım ve tecrübesiz olsa da zeki, becerikli, işini seven bir ajan gördüm.
Okay, um, I'll get you set up right over here, okay?
Pekâlâ, sizi şuraya alalım, olur mu?
But I'm here for you, Wes, all right?
Ben yanındayım Wes, tamam mı?
And I'm sticking right here in the family tree.
Ve burada, aile ağacımda kalıyorum.
It's all right, son. I'm here.
Korkma oğlum, ben buradayım.
-... when I am right here.
- Ben yanındayım.
I-I'm right here, Jo. I'm in your corner.
Ben buradayım Jo, yanındayım.
I'm right here, okay? I'm right...
Yanındayım, tamam mı?
I'm right here.
Yanı başındayım.
I'm here because we need you right now.
Buradayım, çünkü sana ihityacımız var.
But I... you know, if I really care about them, I got to do the right thing here.
Ama onları gerçekten önemsiyorsam doğru şeyi yapmalıyım.
♪ Yes, Josh is a dream ♪ But I'm right here ♪
Evet Josh bir hayâl ama ben buradayım
Hey. I'm right here.
Buradayım.
Now, we went back and forth a dozen times on this deal, and every time I went to his office, I walked out the south entrance right below us, and any time he came here, he used the same doors.
O anlaşma için birbirimize defalarca gidip geldik ve onun ofisine her gidişimde, hemen altımızdaki güney çıkışını kullandım ve o buraya her gelişinde de aynı kapıyı kullandı.
Guys, I'm right here.
Beyler, ayıp oluyor ama.
All right, I think I'm getting into a groove here.
Çalışma düzenimi kurdum sanırım.
I'm sorry about our fight, and I'm sorry things aren't great right now, but that doesn't mean you can just stay in here forever.
Kavgamız için özür dilerim, ve şu anda işler iyi gitmediği için özür dilerim, ama bu senin burada sonsuza dek kalabileceğin anlamına gelmiyor ki.
Dad? I'm right here, okay? Neal :
Birini Eli'yı alması gerek!
All right, Dad, I'm here for you.
Tamamdır baba, geldim. Hadi bitirelim şu işi.
Danger, danger, he found me. I'm right over here and he's looking at me.
Biraz hava almaya çıkacağım.
No, I'm good, I'm gonna stay right here.
Sorun yok. Ben gelmiyorum.
After seeing the pawnshop guy stuffed in the'frigerator, I'm happy to stay right here.
Buzdolabındaki rehineyi gördükten sonra seve seve arabada kalabilirim.
But, Mrs. Florrick, if the next word out of your mouth isn't "right here" or "dead," then I will be very upset.
Ama Bayan Florrick, ağzınızdan çıkacak bir sonraki kelime "işte burada" ya da "öldü" değilse, çok kızacağım.
I think I'm gonna fall asleep right here.
Sanırım burada uyuyacağım.
Yeah, I grew up with Manu, but then, you know, we would get into so much trouble, and my parents send me here to my grandmother's right here.
Evet, Manu'yla büyüdüm ama sonra başımızı olmaz işlere soktuk ve ailem de beni buraya büyükannemin yanına gönderdi.
I will have you arrested right here, right now.
Seni hemen burada tutuklatacağım.
What I'm talking about here is by March 1st and March 2nd of 2006, which are important dates in this investigation. You know that, right?
Burada demeye çalıştığım, 1 Mart ve 2 Mart 2006 tarihleri bu soruşturmada çok önemli tarihler.
[rock song continues ] [ screaming vocalizations] I'm right here, Jimmy!
Tam burdayım, Jimmy!
Can I get some help right here?
Yardım edebilir misiniz?
- This is the only help I need right here.
- Tek ihtiyacım olan bu.
No, I'm gonna settle this right here and now.
Hayır, bu işi şimdi halledeceğim.
I'm right here.
- Buradayım.
- Nowhere, I'm right here.
- Hiçbir yere, buradayım.
Because I'm right here.
Çünkü buradayım.
I'll just be right behind here, listening close.
Tam burada yakından dinliyor olacağım.
I need you to tap into that super-spy stuff and I need you to get us the hell out of here right now. Do you hear me?
Senin bu süper casus şeylerini kullanıp bizi burdan hemen çıkarman lazım.
I'm not here right...
Ben Billy Zane. Şu an müsait değilim.
I've been busting my ass over here, all right?
Canımı dişime takıp çalışıyorum.
I'm staying right here in my bunker where it's safe.
Tam burada sığınağımda kalıyorum, güvenli yerde.
I'll be right here for you, Bridget.
Senin için burada duracağım, Bridget.
I'm literally right here.
Tam anlamıyla buradayım.
- I'm kind of in the middle of it right here.
- Bir işin tam ortasındayım.
I can see where it ends from right here.
Burada ne kadar uzağa gidiyormuş bakacağım.
- I'm right here.
- Tam arkandayım.
I'm gonna go ahead and get right on outta here.
Ben devam edip buradan çıkacağım.
- I'm coming right back here.
- Hemen buraya geliyorum.
I'm fine right here.
Ben böyle iyiyim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]