English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / Inglês → Turco / [ T ] / The door's open

The door's open tradutor Turco

1,976 parallel translation
... if you don't open the door, I'm gonna cut out your daughter's eyes one by one.
Kapıyı açmazsanız kızınızın gözlerini teker teker oyacağım.
I listen by the door for a while, then I open it up, I'm like, "Hello?"
Kapıyı bir müddet dinlermişim, sonra bir açarmışım, "Merhaba?" falan.
He's hiding in plain sight. His door's open like he's no more on the lam than I am.
Ayrıca kapılar açıkken ne yapmamı bekliyorsun ki?
I'm never gonna walk into my house and see the third period at a ranger game going on with the goddamn bay door wide open so the whole goddamn neighborhood can see!
Gün bitmeden The Post'tan ararlar mı diye bahse var mısınız? Sonra merkezdekiler bu işin peşine düşer. Ve buradaki sorun bu değil bile.
Do you think it's safe to open the door a little?
Girişi biraz aralasak bir sorun olur mu sence?
Don't leave the door open... the cold air gets out.
Kapıyı açık bırakmayın, sıcak giriyor.
The door flew open and just when the lights went out.
Lanet kapı uçtu ve sonra ışıklar söndü.
The door's open.
"Bilim Laboratuarı"
This may not be the best time to tell you, but I got the door open.
Bunu söylemenin pek sırası değil belki. Ama kapıyı açmayı başardım.
Then the security door won't open and we'll be trapped.
Güvenlik kapısı açılmaz, biz de burada kapana kısılırız.
- Open the door! - Where's my lunch?
Kapıyı açın!
The door to the outside world is open.
Dış dünyanın kapısı açık.
- Open the door, Jean!
Dış kapı açılıyor.
- Come on! - Get the door open!
Açmaya çalışıyorum!
Whether it's the coroner, the paramedics or one of our officers open a door before we've had a chance to document the scene and you've let in the defense.
Biz olay yerini belgelemeden önce, ya adli doktor, ya ilk yardım ekibi, ya da bizim memurlardan biri bu kapıyı açmış, siz de onu savunuyorsunuz.
The truth is our way of life is leaving the door open to an infinite number of threats equally as pernicious as the tiny pine beetle.
Gerçek o ki yaşam sonsuz sayıda tehditlere kapısını açık tutmaktadır.
Kitt, open the cargo door.
KITT, kargo kapısını aç.
I probably knocked it open when I hit the door with my shoulder.
Büyük ihtimalle kapıya omzumla giriştiğimde açmışımdır orayı.
The door was open. The alarm was cut.
Kapı açıktı, alarm devre dışıydı.
But in my haste, I left the door open, and the apartment across the hall is being watched by the feds on a tip that there's a militia cell operating out of it.
Ama bir hışımla çıkarken kapıyı açık bıraktım. Ve caddeinin karşısındaki apartman Federaller tarafından izleniyordu.
Don't you know you never open the closet door Until you make sex.
Beraber olana kadar tuvaletin kapısını açık bırakmaman gerektiğini bilmiyor musun?
The back door was pried open from the outside.
Arka kapı dışarıdan zorla açılmış.
The back door was pried open. The fire alarm was set off.
Arka kapı zorla açılmış, yangın alarmına basılmış.
It's not breaking in if the front door's wide open.
Eğer ön kapı ardına kadar açıksa izinsiz girmek sayılmaz.
And I think I can open the garage door remotely.
Ayrıca garaj kapısını... uzaktan komuta ederek açabilirim sanırım.
There's a broken door to the bedroom and the window was wide open like someone maybe got out that way or tried to.
Yatak odasının kapısı kırılmış. ve cam sonun kadar açık. camdan birisi dışarı kaçmış gibi yada denemiş.
They're coming back. Look, the door's open a little.
- Bak, kapı azıcık açılmış.
Just going to open the fire door for your mate.
Arkadaşınıza yangın kapısını açmaya gidiyorum.
The doctor ran up to the front door of the fortress and tried to open it.
Doktor, kalenin ön kapısına koşup onu açmaya çalıştı.
A few nails in the right places on a car door blocks the lever bar, making it impossible to open, and leaving you free to do pretty much whatever you want.
Bir araba kapısının doğru yerlerine birkaç çivi çakarsanız, Açılmasını imkansız kılabilirsiniz,.. bu, size yapacaklarınız için yeterince zaman verir.
I'd like to get in, but I need to open the door.
Evime girmeye çalışıyorum. Evime girebilmek için de kapıyı açmam lazım.
No one can open the door to the treasure : It is protected by a group of secret guards.
Gizli bekçilerin koruduğu bu hazinenin kapısını kimse açamaz.
Okay, the door's gonna open and you guys say, "Freeze,"
Tamam kapı açılacak ve sizler "Kıpırdama" diyeceksiniz..
Yo, open the fucking door, you green-ass nigga.
Ey, lanet kapıyı açarmısın, seni yeşil kıçlı zenci.
All right, but you just have to go sit down because you can't be near the cockpit door when it's open.
Pekala, ama sizin yerinize oturmanız lazım. Çünkü kokpit kapısına yaklaşamazsınız. Tabii ki.
Come on, the door's open.
Hadi kapı açık zaten.
Ahmet! Open the storeroom door! I've got your wheat.
Ahmet, oğlum şu ambarın kapısı açın da buğday getirdim.
What's wonderful about it is you open the door to things.
En harika yanı da önünüzde kapılar açması.
If I come over, will you open the door?
Oraya gelirsem, kapıyı açacak mısın?
Neighbor found the door open and called the super.
- Komşu, kapıyı açık görüp yöneticiyi aramış.
ROBIN : The door's open.
Kapı açık.
I'll open the door using Herb's logical picklock.
Kapıyı Herb'in mantıksal maymuncuğu ile açacağım.
the door's open. trish?
Kapı açık.
- What's wrong, Manu? shiva, open the door.
Bu gün izlediğim bölümde iki çekiç gördüm.
Yeah. Thank you. anything you want to tell me, anything at all... the door's always open.
Anlatmak istediğin bir şey varsa, ne olursa olsun, kapım açık.
AND I THINK I CAN OPEN THE GARAGE DOOR REMOTELY. IT COULD COME IN HANDY.
Ayrıca garaj kapısını... uzaktan komuta ederek açabilirim sanırım.
Here we go, buddy. Let's open the door. Load him.
Pekala, işte böyle dostum.
Open the fucking door, it's locked!
Aç kapıyı! Açık değil, dolayısıyla açamıyorum.
He's not a new car, but the point is, you got to wait for the door to open before you can run.
Ama yeni bir arabası var, yani önemli olan, koşmaya başlamadan önce kapının açılmasını beklemelisin.
Could you open the service door for me?
Üstü kalsın, kapıyı açar mısın?
The door's open.
Kapıyı aç.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]