Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ I ] / I just heard

I just heard перевод на турецкий

3,279 параллельный перевод
I just heard on the radio your girl got popped.
- Telsizde sizin kızın tutuklandığını duydum.
I just heard tomorrow's vote on Lennox Gardens is still on the books.
Az önce yarınki Lennox Gardens oylamasının hâlâ gündemde olduğunu öğrendim.
I just heard from my guy.
Adamımdan haber geldi.
Oh, uh, I just heard that the band that we missed the meeting for the other day uh, they just booked at west end, so...
Oh, aa, geçen gün görüşmeyi kaçırdığımız gruptan haber aldım. Aa, West End'te yer ayırmışlar, bu yüzden...
I just heard that Tony Mancini is going to testify that the shooting was an accident.
Az önce Tony Mancini'nin vurulma olayının bir kaza olduğu konusunda ifade vereceğini duydum.
I could swear I just heard that machine say
Az önce şöyle dediğine adım kadar eminim.
Oh, my God, I think I just heard a noise in the bedroom.
Tanrım, sanırım yatak odamdan gelen bir gürültü duydum.
I just heard.
Daha demin duydum.
I just heard the news.
Yeni öğrendim.
I just heard something.
Şuna baksana..
I just heard it.
Duydum
I just heard there's an elderly Japanese woman who fell down in the bathroom.
Yaşlı bir Japon kadının tuvalette düştüğünü duydum.
I just heard that on the radio once.
Bu hikayeyi bir radyo programında duymuştum.
Anyway, I just heard from our attorneys that everything has just been settled.
Her neyse... Az önce resmi ekibimiz arayıp her şeyin halledildiğini söyledi.
I just heard one hag booing.
Sadece bir cadının yuhlayışını duydum.
Anyway, I was just saying, uh, don't forget our hot stone massages tomorrow. I heard they're great here.
Her neyse, sadece diyordum ki ; yarınki sıcak taş masajımızı unutma.
I just wanted to know if, um, she heard anything about Jax.
Jax hakkında bir şey duydu mu diye soracaktım.
Just want to make sure that I heard you correctly.
Doğru duyduğuma emin olmak istiyorum.
I heard it hit the ground, and just walked into traffic counting on somebody else to finish the job the explosion didn't.
Yere çarptığını duydum. Patlamanın yapamadığını başka biri bitirsin diye kendimi trafiğin içine attım.
I was just lighting up, my cigarette, and I heard these two bangs. You know, loud.
Ben sadece sigaramı yakıyordum ve iki el silah sesi duydum.
Well, I've heard of guys marrying for money, just not with their own money.
Para için evlenen adamları duymuştum da kendi parası için evleneni duymamıştım.
I mean, I just... I heard what happened with her and Liam.
Yeni duydum bende, Liam'la arasında olanları.
I've always heard every ending is also a beginning and we just don't know it at the time.
Her zaman her sonun aynı zamanda bir başlangıç olduğunu duymuşumdur,... yalnızca bunun zamanını bilemiyoruz.
My son has been shot, and I've heard other gunfire, and I don't know what's happening, but can you please just let me see my son?
Oğlum vuruldu, ve başka silah sesleri de duydum... Neler olduğunu bilmiyorum ama... Lütfen oğlumu görmeme izin ver.
It's just the first time I've heard you call him that.
Ona bu şekilde seslendiğine ilk defa şahit oldum.
Okay, it's just, we said that we'd be in touch, and I haven't heard from him in, like, a week, so...
- Tamam da dediğim bağlantı kurardık önceden ama ondan bir haftadır falan ses soluk çıkmıyor. - Ne yani?
I heard it... did Caesar just...?
Evet. Yoksa Caesar...
I just noticed that you were, uh, eating lunch alone today, and then I heard you left school early, and I know this may seem like a weird question coming from me, but... everything okay?
Farkettim ki bugün yemekte yalnızdın ve okuldan erken çıktığını duydum. Biliyorum bunu sormam biraz garip olacak ama... - Her şey yolunda mı?
So I called and I called and I called and I called, and then I just never heard from him again.
Sonra da aradım, aradım aradım, aradım, ve bir daha da ondan haber alamadım.
Sorry to just show up like this, but I thought you'd wanna know as soon as I'd heard.
Bu şekilde ortaya çıktığım için kusura bakmayın. Ama duyar duymaz bilmek istersin diye düşündüm.
I had just reached an elevated state of consciousness when I heard : bang, bang!
Tam belirli bir bilinç seviyesine ulaşmıştım ki birden bir ses duydum : bang, bang!
I've heard all the words there are to hear, from dyspepsia to lemonade, and they're just sounds you make with your lips, inconsequential mouth farts.
Hazımsızlıktan limonataya kadar, söylediğin her şeyi duydum. ve dudaklarından çıkan sesler, aynı bir osuruk gibi.
'Now I'm delighted to say'we've just heard that the celebrity chef Aiden Hawkchurch'has been murdered!
'Şimdi aldığımız bir habere göre...'sevinçle bildiriyorum ki ünlü yönetici Aiden Hawkchurch'öldürülmüş!
I heard that, uh, Mrs. Burns just got booked.
Bayan Burns'un suçlu bulunduğunu duydum.
I mean, I heard he was in Florida maybe, but that's just talk.
Florida'da olabileceğini duydum ama bu sadece bir söylenti.
Well, it's just... it's the first time I've ever heard it.
Sadece... Bunu ilk kez duyuyorum.
I just heard about your freaky patient. Abdominal pain, strange blood counts, blistering. Yeah.
Garip bir hastan varmış.
Also, he just told me he's getting certified in Alexander Technique which is literally the gayest thing I've ever heard in my entire life.
Ayrıca bana Alexander tekniği sertifikası aldığını söyledi ki hayatımda bu kadar geyce bir şey daha duymadım ben.
And I know Carrie must have made boatloads writing her 800-word column for a newspaper no one's ever heard of, but I just spent my last $ 7 having a fight with my best friend who, by the way, is not available at 3 : 00 p.m. on a Wednesday to console me about some guy, because she, too, has a job.
Carrie'nin hiç kimsenin adını bile duymadığı gazetesinde 800 kelimelik makalesini yazarak çizme koleksiyonu yapabildiğini biliyorum ama ben son yedi dolarımı onun da bir işi olması sebebiyle Çarşamba geceleri bir erkek meselesi için danışamadığım en iyi arkadaşımla kavga etmek için harcadım.
♪'Cause I've heard it all before ♪ ♪ I just don't wanna hear any more... ♪
Çünkü bütün bunları daha öncede duydum, daha fazla duymak istemiyorum.
I heard about what Haley asked you, and just so you know, I never wanted to put you in that position.
Bilmenizi isterim ki sizi bu duruma sokmak istemedim.
You'll never guess what I just heard.
Az önce ne duyduğumu tahmin edemezsin.
I was just saying what I've heard.
Ne duyduğumu söyledim.
My first week there, I heard a rumor that all the water in Louisville is just purified runoff from the Kentucky Derby stables.
Oradaki ilk haftamda Louisville'deki suyun Kentucky Derby ahırlarındaki... -... suyun arıtılmış hali olduğuna dair dedikodular duydum. - İğrenç.
I heard they're opening up a new Ronald McDonald House in Lima just for you and your finger-licking, lard-loving, Gilbert-Grape-looking mama.
- Duyduğuma göre Lima'da tam sana ve parmaklarını yalayan, iç yağı seven, GilbertGrape'e benzeyen... -... anana uygun yeni bir Ronald McDonald barınağı açıyorlarmış.
Just now, I heard a sound coming from your side of the car.
Araç hareket halindeyken sizin tarafınızdan gürültü geliyor.
That one I just questioned said she heard a child last night.
Demin sorguladığım kız dün gece çocuk sesi duymuş.
Just... just a minute ago, I heard him talking.
Daha bir dakika önce konuştuğunu duydum.
I just got back to town and I heard about Tom.
Daha yeni şehirden döndüm ve Tom'u duydum.
I just want to feel heard.
Biraz sesim duyulsun istiyorum.
Just because of this reason, I heard that a lot of couples come here.
Bu yüzden buraya birçok çift gelir.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]