Английские фразы | Русские фразы | Турецкие фразы
Translate.vc / английский → турецкий / [ Y ] / You understand nothing

You understand nothing перевод на турецкий

410 параллельный перевод
You understand nothing!
Hiçbir şey anlamıyorsun!
- You don't understand. You understand nothing!
- Anlamıyorsun, anlayamıyorsun!
- Do you understand nothing?
- Bir şey anlamıyor musun?
Nothing... do you understand?
Hiçbir şey... anlıyor musun?
And you will say nothing, you understand?
Hiçbir şey söylemeyeceksiniz, anladınız mı?
But, nothing for the Smiths, do you understand?
Smith'lere hiçbirşey verilmeyecek, Anladın mı?
You understand, there's nothing personal.
Şahsi bir şey olmadığını bilin.
But, Colonel, I don't understand... suppose these two did have a romance, that's nothing you have to worry about.
Ama Albay, hiç anlamıyorum... İkisinin arasında bir ilişki varsa bile bunun endişelenecek bir tarafı yok.
Nothing you should play, you understand? [Shouting]
Hiçbir şey ödemezsin, anladın mı?
I understand. You admit nothing.
Anladım, sorumluluk almıyorsunuz.
This food... say nothing about it. You understand?
Yiyecekler hakkında hiçbir şey söyleme.
Nothing against you, you understand?
Sana karşı bir garezim yok, anlıyor musun?
Nothing serious, you understand.
Anladığınız üzere ciddi bir şey yok.
I understand you, you're calculating you're nothing but a cold calculating person
Seni anlıyorum, hesapçının tekisin. Soğuk ve hesapçı birinin tekisin.
Nothing you'd understand.
Anlayabileceğiniz bir şey değil.
Nothing you say here will be held against you, understand?
Burada söylediğin hiç bir şey aleyhine kullanılmayacak.
When you have more experience you'll understand dames mean nothing but trouble.
Daha fazla tecrübe kazanınca kadınların başa beladan başka bir şey olmadıklarını anlayacaksınız.
Nothing personal, you understand. It's just that...
Sen de biliyorsun ki...
I'd put nothing past you, the way you've acted none of your friends understand you.
Bu eski sen değilsin. Arkadaşların da neden böyle olduğunu anlamıyor.
And, I guess there's nothing else to say except I hope you'll understand.
Umarım bizi anlayışla karşılayarsın ve herhangi bir sorun çıkmaz.
There's nothing official about this, you understand.
Resmi bir suçlama yok, henüz.
You can't understand. Friendship between men, nothing's better.
İki adamın arasındaki dostluk, ötesi var mı!
Look, you don't do nothing for that guy, you understand?
Bak, bu adam için hiçbir şey yapmayacaksın, anladın mı?
I don't understand why you let yourself get so disturbed over nothing.
Kendini boşuna niçin böyle rahatsız ediyorsun, anlamıyorum.
NOW, YOU UNDERSTAND, THERE'S NOTHING STRANGE ABOUT THAT. IT WAS AN OPTICAL ILLUSION.
Bunda garip bir şey yok, yalnızca optik yanıIsama olduğunun farkındasınızdır.
You better understand that for me Nothing at all happened.
Benim açımdan hiç bir şey olmadığını iyi anlamalısın.
I understand that because of the war anyone could have... You could have nothing!
Bunu anlıyorum, çünkü savaş nedeniyle... herşey olabilir.
Nothing out of Dior, you understand, madame.
Dior marka olması gerekmez madam.
You understand nothing.
Hiçbir şey anlamıyorsun.
Charlotte, you have just got to understand that there's nothing, absolutely nothing, that Miriam can do about it now.
- Charlotte şunu kafana sokmak gerek Miriam'ın şu durumda yapabileceği hiç ama hiç bir şey yok.
You understand I know nothing about the wire.
Tel hakkında bir bilgim olmadığını anla.
I tell you, the way you're talking I don't understand nothing no more.
Şu kadarını diyeyim, siz böyle konuştukça artık hiçbir şeye akıl erdiremiyorum.
I understand what you're saying, sir but I'm just an anma, nothing more!
Ne dediğinizi anladım, efendim ama ben "Anma" dan başka birşey değilim...
I have nothing to do with this Do you understand?
Benim bununla ilgim yok. Anlıyor musun? Hiç.
Well, professor, I'm sure you'll understand when I say that, to me, nothing is more important than my work.
Profesör, eminim söylediğimde anlayacaksınız benim için hiçbir şey işimden önemli değildir.
Nothing is more important than our child, do you understand?
Çocuğumuzdan daha önemli bir şey yok. Anladın mı?
You're a slave and nothing else! You understand! ?
Sen köleden başka bir şey değilsin, anladın mı?
Nothing important, you understand, but I would like to get'em tied up.
Önemli değil ama ucu açık kalmasın diyorum.
It's nothing personal, you understand.
Kişisel almayın.
Nothing big, you understand, but he's pretty good.
İsim yapmamış ama oldukça iyidir.
I have nothing further with you. I understand!
- Seninle bir ilgim kalmadı.
Understand or not, nothing you've said disproves my point.
Anlayayım veya anlamayayım, söylediklerin beni yalanlamıyor.
Nothing can escape me... for I see it all. You understand?
Benim gözümden hiçbir şey kaçmaz.
Read it out exactly in the way it is written here, changing nothing, do you understand? - Francesco! - I'm sorry.
Yüksek sesle, burada yazanı oku, hiçbir şeyi değiştirmeden, anlaşıldı mı?
" There's nothing personal in it, you understand, but it just has to be done.
" Bu kişisel bir şey değil, anlarsın, ama yapılmak zorunda.
You don't understand nothing.
Hiçbir şey anlamıyorsun.
I understand you ain't nothing! We do all the work!
Hiçbir şey yapmadığını anlıyorum.
I understand, but the old man don't show you nothing without a down payment in gold.
Anlıyorum, fakat yaşlı adam altın olarak kapora vermeden sana hiçbir şey göstermez.
If I understand, what you hold against me is that I cost nothing.
Anladığım kadarıyla, bana hiç değer vermiyorsun.
I understand, but there's nothing I can do for you today.
Anlıyorum ancak bugün elimden gelen bir şey yok.
I understand your concern, but I promise you have nothing to fear.
Endişelerinizi anlıyorum ama korkacak hiçbir şey yok!

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]