English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / İngilizce → Türkçe / [ G ] / Get it going

Get it going Çeviri Türkçe

4,191 parallel translation
Get it going!
Hadi! - Çalış!
Get it going, Tommy.
- Tamam! Götür bizi Tommy.
let's get it going.
devam edelim.
And I'm going to give you a day's pay to get it.
Ve sana yazman için bir günlük ücret vereceğim.
But sooner or later you're going to get it.
Ama er ya da geç anlayacaksın.
What, is it going to take you two years to get back in?
Ne, aynı yere gelmeniz iki yıl mı sürecek?
Ok, um, Trent, it's been really lovely watching you guys catch up, but Sally, it's... it's... we gotta get going,'cause we gotta... we gotta... we gotta let the cat in.
Pekâlâ Trent sizin birbirini tekrar görmenizi, izlemek çok hoştu ama Sally gitmemiz gerek çünkü kediyi içeri almamız lazım.
It's going to be hard to get in close enough.
Yakınlaşmak zor olacaktır.
So you need to close the southern portal, but if Unalaq's army controls the South, how are we going to get to it?
Demek Güney Portalı'nı kapatman gerekiyor ama Unalaq'ın ordusu Güney'i kontrol altında tutuyorsa... -... bunu yapmayı nasıl başaracağız?
You're going to drive them off over there and then around the back, but you gotta leave a little corridor between the fountain and right there so people can get through. You got it.
Sen insanları oradan buraya doğru süreceksin sonra arka taraftan bu yana doğru, ancak, burası ile çeşme arasında bir koridor bırakmalısın ki insanlar rahatça geçebilsin, anladın sanırım.
It took us half an winter to get here, we are not going to waste time with the surrounding.
Kışın yarısını buraya gelerek geçirdir etraftan dolaşıp vakip kaybetmeyeceğiz.
I'll get it... I'm going.
Tabii ki açacağım.
How are you going to get it?
- Parayı nasıl almayı düşünüyorsun?
Just if we keep going at it like this, it's only gonna get worse.
- Daha kötü nasıl bir hale gelebilir ki?
It was stupid. You know, I've spent too many Saturdays stuck on a bus going downstate to get felt up by dyke prison guards.
Cumartesi günlerimi lezbiyen hapis muhafızları beni becersin diye otobüsle şehir dışına çıkarak harcadım.
I mean, maybe it is, but if I wrote it, the only thing that's going to happen is you're going to get in a shitload of trouble and nothing's going to change.
Yani, belki öyle, ama bunu yazsam pek birsey olacagini sanmiyorum sadece basin bir sürü belaya girecek... ve birsey degismeyecek...
Now, are you going to give it to me or am I going to fucking come and get it from you?
Malı güzelce verecek misin yoksa gelip zorla mı almamı istersin?
He used to go to school and he got the cuts that many times, his hands and everything, that he decided that he wasn't going to get it anymore so he didn't do anything to the teacher but he just said,
Eskiden okula giderdi ve çoğu zaman,... elini veya bir çok şeyi keserdi,... ve artık böyle olmasını istemediğine karar verdiği zaman,... yani öğretmene tabi ki hiç bir şey yapmadı,... ama ona dedi ki,
Look, we need to get a fire going on before it gets dark.
Bakın, karanlık olmadan ateş yakmamız lazım.
It's going to get ugly.
Kırıyorlar. - Çirkinleşecek.
And I don't think he ever saw it would get better, And that's why he just stopped going.
Sanıyorum o da iyiye gideceğine hiç ihtimal vermedi, böylece okula gitmeyi bıraktı.
We had been thinking oh we're going to Antarctica and when you get here it's like, oh yeah I've gotta work
"Vay be! Antarktika'ya gidiyoruz" diye düşünmeye başlamıştık. Buraya geldiğinizde çalışmak zorundasınızdır.
I've got to get off at the next stop or I'm going to lose it in my shorts in front of all these people.
Gelecek durakta inmek zorundayım yoksa herkesin önünde altıma kaçıracağım.
Now you're going to get it!
Şimdi göreceksin gününü!
Yeah, yeah, I get it. You loved going to the clubs and the parties.
Anlıyorum, kulüplere ve partilere gitmeyi çok sevdin.
Now, it was my turn to show these idiots how to get a party going.
Bu salaklara bir partinin nasıl yapılacağını gösterme sırası bendeydi.
It's going to get worse than you think!
Yoksa düşündüğünüzden daha kötüye gidecek işler!
I'm not going to let it happen, so all you're going to do is get rejected and embarrass yourself.
Gerçekleşmesine izin vermeyeceğim. - Tek elde edeceğin, reddedileceksin ve mahcup olacaksın.
And we have our first volunteer, who is going to show us how to get back to basics and really strip it down.
Ve ilk gönüllümüz bize nasıl özümüze dönüp sadeleşebileceğimizi gösterecek.
And what I was going to say was that I hope none of you came here expecting that it would help you get into NYADA as a student.
Ve şunu söylemeliyim ki umarım hiçbiriniz buraya gelmenin NYADA öğrencisi olmanıza yardım edeceğini düşünmüyordur.
Sir, what I'm going to do is insert the straw in the hole and it will allow the oxygen to get to your brain.
Bayım, şimdi pipeti deliğe sokacağım ve beyninize oksijen gidecek.
It's all right. It's going to be all right. I will get another job.
- Önemli değil, başka bir iş bulacağım.
But I'm going to find it some food and water, get it to hunker down.
Ama gidip biraz yiyecek ve su bulacağım böylece yuva yapabilir.
And then it's going to be your turn Emily, so get ready to say goodbye to Paige,'cause I promise you, "A's" going to take her from you.
Ve sonra senin sıran gelecek, Emily. Paige'e hoşçakal demeye hazırlan "A" onu senden alacak, söz veriyorum.
If you get published in this journal, it's going to do wonders for your career.
Eğer ki gazetende bunu yayınlarsan, kariyerin için mükemmel olur.
Today we are going to be talking about what it takes to get an episode of television on the air, how to deal with talent, manage the expectations of the faculty, and how to produce an entertaining segment.
Bugün bir programı yayına koymak için ne gerekir onu tartışacağız. Bir yıldızla nasıl baş edilir? İnsanların beklentilerini karşılamak için ne yapmalı?
I may be planning a mere kiddie pageant... please don't get me started about how horrible that is, but... it is going to be the best damn kiddie pageant
Önemsiz bir çocuk yarışması planlıyor olabilirim, bunun ne kadar korkunç olduğuna girmeyelim bile, ama herkesi görüp gördüğü en iyi
He wanted to know how long it was going to take to get from the living room to the fuse box with the house in complete darkness.
Ev zifiri karanlıkken oturma odasından sigorta kutusuna ne kadar zamanda varacağını öğrenmek istiyordu.
And I had it in my head that we were going to get married, have kids, the whole shebang.
Kafamda evleneceğimizi hayal ediyordum çocuklarımızın olacağını, hepsini.
You're going to get to spend it with me.
Öğleden sonranı benim ile geçireceksin.
Okay, this is going to hurt, but it's gonna get you better.
Tamam, bu zarar edecek, ama böyle daha iyi alacak.
You extend your noncompete, and you get a chance to earn your name on the door, because it's not going up there now.
Rekabet etmeme anlaşmasını uzatırsın ve kapıda ismini yazdırmak için bir şansın olur çünkü şu anda adın oraya yazılmayacak.
That Mike Ross is a fraud, and I am not going to let him get away with it.
Mike Ross'un bir sahtekar olduğunu ve bunu yanına bırakmayacağımı.
Oh, when are you going to get it through those blonde locks of yours, Maggie?
Bunu sarışın kafan ne zaman alacak Maggie?
This is a mistake, and it's going to get handled.
Bu bir hata ve düzeltilecek.
Better get going and prep the next phase. On it.
- Sonraki aşamaya hazırlansak iyi olur.
I'm going to get it taken down.
Videoyu sildirmeye çalışıyorum.
The way I work, it's never going to get to open court.
Ben öyle mahkemeyle filan uğraşmam.
You lose, you stay, you extend your noncompete, and you get a chance to earn your name on the door because it's not going up there now.
Kaybedersen şirkette kalır ve rekabet etmeme anlaşmasını uzatırsın kapıya ismini yazdırma şansı da yakalayabilirsin çünkü şimdi ismin oraya yazılmayacak.
It's tomorrow and it's $ 2 a head. And, actually, I don't know what I'm going to get.
Yarın ve kişi başı 2 dolar ve ne alacağıma karar veremedim.
You are not going to like it, but you are going to have to get over it.
Hoşuna gitmeyecek, fakat mecburen geçeceksin bu işleri.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]