English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ B ] / Book it

Book it translate Turkish

6,917 parallel translation
So we put it in a book.
O yüzden deftere geçirdik.
The book that you gave me.. ... on Shubhojifs life history, I read it all night.
Shubhojit'in hayatıyla ilgili bana verdiğin bu kitabı bütün gece okudum.
The knowledge in that book, he's stolen it!
Kitaptaki o bilgileri çalmış!
Maybe it will make a great book, but it doesn't make for much of a case.
Bundan güzel bir kitap olabilir ama dava dosyası olarak pek işe yaramaz.
If they wanted to shoot me, I'd do it for them, promote my book and take down these vultures, all at the same time.
Beni vurmak isteselerdi, ben onlar için yapardım, kitabımın reklamı olurdu ve tüm bu sahtekârları paramparça ederdim.
But I'm getting the sense that this next book... if it's okay to say... is, um, gonna be a little bit more commercial.
Ama ben yeni kitabın biraz daha şey... Nasıl söylesem ticarî amaçlı olacağını düşünüyorum.
Lieutenant Foster, I imagine there'd be no difficulty in escorting Mrs. Beauchamp to Inverness, where she may book passage to wherever it pleases her to go.
Teğmen Foster, Bayan Beauchamp'a kendisini mutlu edecek yere geçit olabilecek Inverness'e kadar eşlik etmeniz zor olmayacaktır sanırım.
IT'S JUST AN EMPTY BOOK.
Sadece boş bir defter.
- It's for my book.
- Kitabım için.
It's just... it's just this book.
Bu kitap işi falan...
Got it off of a library book from the photos you guys uploaded.
Sizin yüklediğiniz fotoğraflarda, kütüphanedeki bir kitabın kaydından.
- It's your book, man.
- Kitap senin kitabın oğlum.
- What's this? - It might not look like much... but neverjudge a book by its cover, you know?
- Pek bir şeye benzemiyor olabilir ama görünüşe aldanmamalı.
Do you know, if there was any doubt that the book industry was dead, it is here in my hand.
Kitap endüstrisinin öldüğüne dair bir kanıt gerekirse eğer onu tam burada, elimde bulabilirler.
It's a children's book.
- Çocuk kitabı.
We're going to book you in, and your belongings, under the name Janine Riley, although it's currently assumed that this is not your real name.
Gerçek ismin olarak farz edilmese de bütün eşyalarını Janine Riley adıyla kayıt altına alacağız.
Maybe he's telling us he's closing the book on Seattle and opening it on Vegas.
Belki bize Seattle'da kitabın kapandığını... Vegas'ta açıldığını söylüyor.
And they'll even put in more man-hours, so if you're not ready to close the book on it, just say the word.
Dosyaya daha fazla kişi bile atarlar. Dosya tekrar incelensin dersen söylemen yeter.
If you give a kid an early edition of a book, it's because you had a bond.
Bir çocuğa eski basım bir kitap veriyorsan aranda bir bağ var demektir.
It's hard enough to rein them in without you dangling that clippings book in front of them.
Sen Küpür Kitabını onların önünde sallamadan önce onları kontrol etmek zaten yeterince zordu.
It was in the book.
Kitapta yazıyordu.
Whatever keeps you in line, it's good in my book.
Benim kitabıma göre, seni hizada tutan her şey iyidir.
The picture on the book cover shows how it feels inside me.
Kitap kapağındaki resim, içimdekileri yansıtıyor.
It's no secret your last book, "Wild Storms," slipped off the best-seller list.
Son kitabınız Wild Strom'un, çok satanlar listesine girmesi bilinmedik bir şey değil.
I could use it as a writing space, finish my book.
Yazacağım zamanlar oraya gider, kitabımı bitiririm.
We have to change the book because it's wrong about you.
Kitabı değiştirmek zorundayız çünkü senin hakkında yanılıyor.
I'd finally had a book published, took ten years, and it was just nothing.
Yazması 10 yıl süren kitabım nihayet yayımlanmıştı ve hiçbir şey ifade etmiyordu. Kimse okumadı.
Hey, why don't you just let that lady write your book and be done with it?
Neden kitabını o kadının yazmasına izin verip konuyu kapatmıyorsun?
It's the first book I ever got.
Bu sahip olduğum ilk kitap.
Well, I suppose there's some magic book with all the majors in it that tells me what I'm supposed to be.
Herhalde içinde branşların yazılı olduğu sihirli bir kitap bana ne olmam gerektiğini söyler.
Where does that leave us as far as the book of it all?
Kitap ne zamana ertelenir?
She's writing a book that's not even gonna have her name on it.
İsminin bile üzerinde yazılı olmayacağı bir kitap yazıyor.
Look, I won't put what happened today in the book if you don't want me to. No, it's okay. Full truth like we agreed.
Bak, eğer sen istemezsen bugün olnanları kitaba koymam.
Listen, if reading a book you wrote is anywhere near as great as it is to actually spend time with you, I'm sure it's gonna be wonderful.
Dinle, yazdığın kitabı okumak seninle vakit geçirmek kadar muhteşemse eminim o kitap da harikadır.
This book has been everything she said it would be.
Bu kitap için ne dediyse o oldu.
You gonna write another book about it?
Bu konuda da kitap yazacak mısın?
I call it Newtopia Rising, Book 1 :
İsmini : "Yenitopya Yükseliyor, Kitap 1 :"
No need to mention her in the book either, unless it's a business book.
Bir iş kitabı olmayacaksa kitapta ondan da bahsetmeye gerek yok.
Instead, I channeled it all into my next book.
Aksine, bir sonraki kitabım bununla ilgili oldu.
It's like a book of spells.
Büyüler kitabı gibi bir şey.
It was the best book I've ever read.
Okuduğum en güzel kitaptı.
- The last time Mattias was here it was for a book of Cold War secrets.
- Son seferinde Mattias Soğuk Savaş sırları adlı bir kitap için gelmişti buraya.
It's a book, Bernie!
O bir kitap, Bernie!
I've been working on this book for nine years, but I've been too afraid to show it to anybody.
Dokuz yıldır üstünde çalışıyorum ama birine göstermeye korkuyordum.
So there's gonna be a real live book out there with your name on it?
Yani şimdi üstünde adın yazan bir kitap mı olacak?
I'm a boy! But in the book, I'm drawn smooth down there, so it's not a bad question.
Ama kitapta alt tarafım düz çizilmiş o yüzden kötü bir soru sayılmaz.
Now the publisher wants another book and it's all on me!
Şimdi de yayıncı benden bir kitap daha istiyor ve tek başıma kaldım.
It's from the book, Peter.
Kitaptan, Peter.
Hid the bug in a rare book, and I sold it to him via a third party.
İçine sakladığım nadir kitabı satması için birini gönderdim.
No, I think John Adams was a mini-series I didn't watch because it looked like a book.
Hayır, John Adams'ı tıpkı bir kitaba benzediği için izlemediğim bir mini dizi sanıyorum.
But if it makes a difference, I'm gonna throw the book at them.
Ama eğer bir fark yaratacaksa, hak ettiklerini alacaklar.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]