English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ C ] / Cutie pie

Cutie pie translate Turkish

148 parallel translation
Thank you, cutie pie.
- Teşekkürler, güzelim.
Cutie pie, if you don't give back the dough, you'll sleep with the fishes. Got it?
Lan hanım evladı bana paramı geri vermezsen, seni balıklara yem ederim.
- You know, Baxter, you're a real cutie pie.
- Gerçekten şanslısın Baxter.
Is that how you got cutie pie over there?
O şirin parçayı da bu şekilde mi kazandın?
He's a real cutie pie, Lieutenant.
Hiç canını sıkmış gibi görünmüyor.
He's the cutie pie, Lieutenant.
- En önemli, kilit ifade, teğmen.
Hey, Officer Cutie Pie?
Hey, memur sevimli şey.
Hi, cutie pie.
Selam tatlım. Seni gideceğin yere bırakayım mı?
Never from you, cutie pie.
Senden asla para almam, sevimli şey.
Name's Clarence Butts, cutie pie.
Adım Clarence Butts, sevimli şey.
- Yeah, he's a cutie pie.
- Evet, çok şeker.
Hi, cutie pie.
Merhaba, şekerparem.
Hello, cutie pie.
Merhaba, şekerparem.
Cutie pie.
sirin sey.
He's a cutie pie, isn't he?
- Çok şirin biri, değil mi?
- You's a little cutie pie.
Sen çok tatlı birşeysin.
- Cutie pie.
- Tatlı kızmış.
Whatever you say, cutie pie.
Dediğin gibi olsun, sevimli turta.
- You are, cutie pie.
- Sen tatlım.
- That's "cutie pie."
- "Şekerparem."
come on, cutie pie.
Gel, tatlı şey.
Yeah. Cutie pie.
- Ne tatlı çocuk.
The cutie pie.
Şu tatlı kız.
Well, ain't you the slice of cutie pie they said you was?
Eskiden zarif olduğu söylenen o güzel pasta dilimi sensin demek?
Bye-bye, cutie pie!
Hoşçakal, sevimli çörek!
Yes, you are a cutie pie.
Evet. Çok şirin bir turtasın.
Ooh, is she a cutie pie.
Ooh, cici kız.
Hey, Cutie-Pie.
- Merhaba şekerim.
Cutie-pie, you're hurting the nice man
Bu zavallı adamın canını acıtıyorsun.
Would you like a Kewpie doll for your cutie-pie?
Kewpie oyuncaklarından almak ister misiniz?
Come here, you cutie-pie. Come to bed like a good girl.
En iyisi onları okula göndermek.
Really digging him and liking him... more than I was liking the fact that he was a cutie-pie with a guitar.
İlgimi çekiyordu, ondan hoşlanmaya başlamıştım. Benim için o, gitar çalan bir yakışıklıdan daha öteydi.
A real cutie pie.
- Nasılsınız, efendim.
Cutie-pie.
Bu bölmenin sabah dokuza kadar temizlenmesini istiyorum.
You cutie-pie!
Seni tatlı pasta!
You know, you're a real cutie-pie.
Malın iyisinden anlıyorsun.
- And what ´ s with the cutie-pie, huh? - Ohh!
Ve bu yumuşakça da neyin nesi?
How you doing. Cutie-pie?
Nasılsın tatlı çocuk?
He's a cutie-pie.
Çok şirin.
Who is this little cutie-pie?
Bu tatlı şey kimin bakalım?
He's a cutie-pie.
Çok sevimli bir şeymiş.
Bye-bye, cutie-pie.
Hoşça kal şekerim.
She's a cutie-pie.
Hoş parça.
Isn't he a cutie-pie?
Çok sevimli değil mi?
Oh, he's a cutie-pie.
Elbette.
Oh, honey, he's a cutie-pie for a white guy.
Tatlım, o çok şeker. Bir beyaz için.
Hi, cutie-pie.
Merhaba tatlım.
! - Watching you sleep, cutie-pie.
Uyumanı izliyorum seni tatlı şey.
Frank is such a cutie-pie.
Frank çok tatlı biri.
- That's nice of you, cutie pie.
- Çok iyisin.
She's a little cutie pie.
Çok tatlı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]