English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ E ] / Even if it was

Even if it was translate Turkish

1,216 parallel translation
I always think that you would have been so much happier doing that play, even if it was just okay.
Her zaman düşünürüm, o oyunda sen oynasaydın mutlu olacaktın.
Even if it was great, just not the best ever. And maybe, just maybe, it would have been the best ever.
Vasat bir oyun olsa bile, güzel bir oyun olsa bile, sadece en iyi değil ve belki belki dünyanın en iyi oyunu olurdu.
And even if it was emotional turmoil...
Duygusal karmaşa veya büyük bir üzüntü de yaşasa...
Even if it was Godzilla, it hasn't been seen for 50 years.
Godzilla'ysa bile, 50 yıldır görülmüyordu.
Even if it was true and we admitted being indifferent to our wife's infidelity and glad that our mother died, there wouldn't be much left.
Eğer gerçek bu bile olsa karımızın bizi aldatmasına seyirci kalıp annemizin ölümünden sevinç duymayı kabul edersek geriye pek bir şey kalmaz.
Even if it was the wrong kind, or too heavy, or whatever... But I also enjoyed it some of the time,
Yanlış veya çok aşırı bir şekilde yaşanmış olsa da aynı zamanda çok zevk aldığımı da söylemeliyim.
I mean, really hear me... - even if it was just for one second.
Bir saniyecik bile gerçekten beni dinlese.
I got to meet some of my people again... even if it was a short visit.
Halkımdan bazıları ile görüştüm... çok kısa bir görüşme olsa bile.
It would have been an honor serving alongside you again even if it was on a flying brick.
Yeniden çalışmak bir onur olur hatta şu uçan tuğla olsa bile.
Even if it was short.
Kısa olsa bile.
even if it was the Marines,
Denizcilerin işi olsa bile.
I know it's kind of silly, but I guess it'd been kind of an ego thing, knowing that I was number one at something in Oscoda, even if it was a bomb-threat list.
- Aptalca olduğunu biliyorum ama bu bir çeşit ego tatmini gibi bir şey. Oscoda'da bir şeyde birinci olmak isterdim. Bu bir bomba listesi olsa dahi.
I liked it even if it was a lie.
Yalan olduğunu bildiğim halde hoşuma gitti.
Even if it was all lies.
Hepsi yalan olsa da.
Even if it was his friends, they tricked him.
Arkadaşları yaptıysa bile onu kandırmışlardır.
And even if it was, it'll be of no help.
Ama yine de işimize yaramaz.
Even if it was, the occupants probably died in the crash.
Öyle olsa bile, içindekiler muhtemelen çarpışmada ölmüştür.
But even if it was said, you can't be serious about him winding up.... - You know.
Ama bu lafı ettiyse bile dünya değiştirebileceği konusunda ciddi olamazsın.
if It was anyone else but C.W., we wouldn't even be discussing this.
C.W. değil de başka biri olsaydı, bunu tartışıyor bile olmazdık.
It was much more cost effective cost effective real dollar returns to build it on Linux and Apache than was to build it on IIS and NT even if it meant that you have to spend a little bit of money
Bu daha masrafa değer bir şeydi sonuç verici bir masraf... Linuxta Apache kurmak IIS te NT kurmaktan daha fazla dolar getirir.
It doesn't change the fact that I killed a witch, even if I was tricked into doing it.
Bir cadıyı öldürdüğüm gerçeği değişmiyor bunu yapmam için kandırılmış olsam da.
I mean, even if any of this was true, Ames has nothing to do with it.
Doğru olsa bile, Ames'in bunlarla hiçbir ilgisi yok.
With this equipment, it's going to take forever, and even if I was sure of how to do it- - which I'm not...
Bu ekipmanla bu sonsuza kadar sürer ve bunu nasıl yapacağımdan emin olsam bile - ki değilim...
I was just saying, the croquet stall went well, but it might have gone even better if you'd put the new sign in the car.
Kroket oyununun iyi tuttuğunu söylüyorum ama yeni tabelayı arabaya koyarsan çok daha iyi gidebilir.
Even if there was, it's too late to get another like it by tomorrow.
Olsaydı bile, yarından önce...
I believe, even if I was somehow able to remove it, she would be essentially braindead.
Sanıyorum ki, bir şekilde onu beyninden çıkarsam bile en basit tabiriyle beyin ölümü gerçekleşmiş olur.
THAT EVEN IF YOU NEVER SAW ME AGAIN, IT WAS ENOUGH JUST TO KNOW THAT A WOMAN LIKE ME EXISTED.
Eğer seni bir daha göremezsem bile senin gibi bir kadının var olduğunu bilmek bile yeter bana.
And as in America, labor was forced to drop policies that would not directly benefit the swing voters, even if it meant sacrificing it's fundamental principles.
Amerika'daki gibi, İşçi'lerde kararsız seçmenleri tam mutlu etmeyen politikaları bıraktılar. Bazı temel prensiplerden vazgeçmek anlamına gelse bile bu.
and Bernays'concept of democracy was one of maintaining the relations of power, even if it meant that one needed to stimulate the psychological lives of the public.
Bernays'in demokrasi anlayışı ise,... iktidar ilişkilerini korumaya yönelikti. Hatta bunu, halkın psikolojik hayatını etkilemek pahasına yapıyordu.
¶ The winter looked the same as if it never had gone ¶ and I didn't even have the courage to realize I was home.
"Kışta hiç bitmeyecek gibi göründü" Ve evde olduğumu farkedecek cesaretim bile yoktu.
If you're not even safe in a police station... Do they think it was the woman who put the bomb in his office?
İnsan karakolda da güvende olamayacak mı?
So I'd do it, even if it meant mine was over.
Öyle yapacaktım, bu, kendi ölüm fermanımı hazırlamak olsa da.
I don't know where he got it, probably wasn't even his but he said he'd use it if he found out who she was seeing.
Nereden bulduğunu bilmiyorum. Muhtemelen ona bile ait değildi ama kiminle görüştüğünü öğrendiğinde onu kullanacağını söylemiş.
Even if I believed you, it was your responsibility to keep your cart with you.
Sana inansam bile, arabanı yanında ayırmamak senin sorumluluğunda.
Look, Lee, I don't even care if it was him.
Bak Lee, onun olup olmaması umrumda değil.
Even if she was perfect, it's incredible that mum should suddenly prefer women.
Mükemmel olsa bile, annemin kadınlardan hoşlanıyor olması inanılır gibi değil.
There wasn't ever any baby, and even if there was, whose was it?
- Ne var?
Even if they believe me, the timing might make it seem like I was looking for an excuse for my recent performance.
Bana inansalar bile, zamanlama o kadar kötü ki son zamanlardaki başarısızlığım için mazeret uydurduğumu düşünebilirler.
It was an adjustment. But they want to be married to me... ... even if it's not full-time.
Bir ayarlama yaptık, tam zamanlı olmasa bile benimle evli olmak istiyorlar.
So you're telling me it was worth it, even if my cousin's dead?
Kuzenim ölse bile buna değeceğini mi söylüyorsun?
She was... amazing, and it's like no matter how hard I train, even if I get a handle on this telekinesis thing...
İnanılmazmış. Eğitimim ne kadar zor olursa olsun eğer bu telekinetik şeyini taşıyabilirsem...
Even if she got better, they would think it was because of the prayer.
İyileşse bile bunun dualar sayesinde olduğunu düşünecekler.
Even if he woke up one morning and was suddenly gay it's not like I would actually get involved with the guy.
Bir sabah kalkıp gey olduğunu anlasa bile ben onunla ilgilenir miydim?
You don't even know if it was a she.
Dişi olduğunu bile asla bilemeyeceksiniz.
And even if they did find it, they wouldn't know what it was.
Ve bulsalar dahi, onun ne olduğunu anlamayacaklardı.
I think it would be even more impressive if I was shirtless.
Gömleksiz olsaydım bundan bile daha etkiyeyici olacağımı düşünüyorum
And even if I did, it was self-defense.
Öldürseydim bile meşru müdafaa olurdu.
He was indulging in something he knew could kill him... but even if it's accidental it's still sort of on purpose, right?
Öleceğini bile bile yapmış. Ama kazara bile olsa, aslında kasten sayılmaz mı?
Even if we can shut the device down, it's possible there was residual particle radiation my instruments couldn't detect.
Eğer cihazı kapatabilsek bile, cihazlarımın saptayamadığı artık parçacık radyasyonu kalmış olabilir.
Isn't there? Well, even if there was it's not like they control the- -
Ee, eğer olsa bile, şeyi kontrol edecek değiller ya...
Even if he did, it was the Red Sox last night.
Gelmiş olsa bile, dün akşam Red Sox maçı vardı.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]