English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ S ] / Seen it

Seen it translate Turkish

14,505 parallel translation
Has he seen it yet, has he taken a look at it?
Hiç baktı mı, kontrol etti mi?
I've seen it before.
Bunu daha önce de gördüm.
Because I have already seen it.
Çünkü önceden gördüm.
That last thing was his only request. I'm not sure if it's his favorite movie or if he's just never seen it.
Son söylediğim onun isteğiydi en sevdiği film olduğu için mi yoksa henüz izlemediği için mi bilmiyorum.
I've just sent you a text, have you seen it?
- Sana az önce mesaj attım, gördün mü?
- Have you seen it? - What's this?
- Gördün mü?
You know, this is the worst I've ever seen it.
Şu ana kadar gördüklerimden en kötüsü buydu.
Never seen it this bad.
Hiç bu kadar kötüsünü görmemiştim.
My cat is missing. Have you seen it?
Kedim kayıp gördünüz mü?
I've seen it with my own eyes.
Kendi gözlerimle gördüm.
I've seen it when I was traveling in Africa with my uncle.
Amcamla Afrika'da seyahat ederken görmüştüm.
I've seen it happen.
Bunun olduğunu gördüm.
If we had been honest with ourselves, we'd have seen it coming.
Kendimize karşı dürüst olsaydık bunu önceden görürdük.
You should have seen it.
Görmeliydiniz.
I shouldn't have seen it, but now I feel like I have.
Görmemeliydim ama artık görmüş kadar oldum.
It's probably the worst case of police misconduct that I've ever seen in my 27 years of law enforcement.
Bu büyük ihtimalle 27 yıllık hukuk hayatımda polisin görevini kötüye kullanması adına gördüğüm en kötü olay.
I've never seen anything like it.
Böyle bir şey görmemiştim.
Uh, it isn't odd If simpson dropped it after he climbed the wall To avoid being seen by the limo driver.
Eğer Simpson limuzin sürücüsüne görünmemek için duvarı tırmanırken düşürdüyse garip olmaz.
Frankly, it's more hard evidence than I've ever seen in a murder case.
Frankly, şimdiye kadar hiçbir davada bu kadar kanıt görmedim.
The most colossal disaster I've ever seen in courtroom practice, and it's ours, it's all ours.
Mahkeme tarihinde gördüğüm en yıkıcı felaket bizim eserimiz.
I've been all over the world. I've seen more of it than all of you combined.
Dünyanın her yanına gittim, hepinizden fazlasını gördüm.
But I've seen what happens when it goes far enough.
Ama çok ilerleyince ne olduğunu gördüm.
Ah, yes, I visited their hovels and I fed them soup and I made sure I was seen doing it.
Evet, harap evlerini ziyaret ettim onları çorbayla besledim ve bunu yaparken görüldüğümden emin oldum.
- I've seen it myself.
- Kendi gözlerimle gördüm.
Look, I know it sounds crazy but if you'd seen half of what I've seen, you'd believe me.
Bak, kulağa delice geldiğinin farkındayım ama gördüklerimin yarısını bile görseydin bana inanırdın.
And it's been a whole day since we seen that, that fucking psychopath with the fucking mask.
O gaz maskeli psikopatı, görmeden bir gün boyunca ilerledik.
How is it I've never seen this before?
Nasıl oldu da bunu daha önce görmedim.
They just don't seen now how it's possible, but I do.
Sadece nasıl mümkün olacağını görmüyorlar ama ben görüyorum.
In all my years, Ken, I must say, I've never seen anything quite like it.
Dürüst olmak gerekirse, kariyerim boyunca böyle bir şey görmedim Ken.
Because Holt hasn't seen Kevin in, like, months, and I was just thinking if that was me and you, it would make me really sad.
Çünkü Holt, Kevin'i aylardır görmüyor ve bizim durumumuz böyle olsaydı çok üzülürdüm.
I've never seen anything like it.
Ben böyle bir şey görmedim.
The harshest we had seen in a while. It was as though the valley was shrouded in the sheet of death.
Ansızın başımıza gelen o acıyı.
He popped a wheelie and rode it longer than anyone I've ever seen before.
Bir tekerleği havaya kaldırdı ve gördüğüm herkesten daha uzun süre sürdü.
But now that you've seen me. Now it is your turn.
Artık beni gördüğüne göre, sıra sende.
He will become the greatest tyrant the world has ever seen, plunging it into darkness, plague, famine, war... the end of days... until he is defeated by the returned Christ during the Last Judgment.
Dünyanın görüp görebileceği en zalim hükümdarı olacak,... dünyamızı karanlığa sürükleyecek, veba, açlık ve savaş getirecek. Kıyamet getirecek... Ta ki İsa onu mahşer gününde yok edene dek.
She had won a Courage in Journalism Award, and it was then that I realized I do not have the slightest clue what my sister's been through or seen.
Ondan sonra, kardeşimin başından neler geçtiği veya gördüğü hakkında en ufak bir fikrimin olmadığını anladım.
It is important, my darling, for you and for Sonya the first time you'll be seen in Petersburg society.
Bu çok önemli canım, senin için de Sonya için de. İlk kez Petersburg sosyetesinde görüneceksiniz.
I have seen very little of it, sir.
Pek az yerini gördüm beyefendi.
It's almost like you haven't seen me in a year.
Beni bir yıldır görmemiş gibisin.
In all my years coming here, I had never seen anything like it.
Buradaki yıllarımda öyle bir şey görmemiştim.
I never saw it like that, more like a half-moon, but... Yes, I suppose it could be seen as that kind of shape.
- Daha çok yarım aya benzetiyordum ama ama evet, soru işareti de olabilir.
It's just I've never seen you with make-up on before.
- Hiç. Daha önce makyaj yaptığını görmemiştim de.
It's best he's not seen here for a time.
- Bir süre için burada görünmemesi en iyisi.
! I've never seen anything like it in my life.
Hayatımda öyle bir şey görmedim.
Whatever methods they've seen done to their own kind, they feel resolved to repeat it upon those they deem complicit.
Kendilerine ne gibi şeyler uygulandıysa onlar da suç işleyenlere onları uyguluyorlar.
Although it's been six years since I've seen her face... To this day, if I... If I see a broom by a bed, I...
Yinede, onun yüzünü görmeyeli altı sene olmasına rağmen, eğer... eğer yatağın kenarında süpürge görürsem, Ben... onun yerini değiştiririm.
I've seen a lot of my friends go to cancer, and it ain't pretty.
Bir sürü arkadaşımın kansere yakalandığını gördüm. Hiç hoş değildi.
# So she let the phone keep ringing... # It was the first time I'd seen her since she died.
Onu öldüğünden beri ilk görüşümdü.
Yeah. I've seen you make it work before.
- Daha önce de çaldığını görmüştüm.
- I Know it, but I have not seen him for 35 years.
- Bunu biliyorum, - Ama 35 yıldır onu görmedim.
I have not seen these dicks holes or whatever it is.
Bu delikleri - delik ya da her neyse, görmedim.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]