English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ S ] / Sign in

Sign in translate Turkish

3,355 parallel translation
- There's the full nondisclosure agreement that Kristin's required to sign in order to get her settlement.
- Anlaşıldı. - Kristin'in tazminatını alabilmek için imzalaması gereken gizlilik sözleşmesinin tam metni işte burada.
Every other sign in town has an apostrophe on it, Liam.
Şehirdeki her tabelanın kesme işareti var, Liam.
Visitors have to sign in, so it'll be in the records.
Ziyaretçiler giriş yapmak zorundalar. Kayıtları vardır.
He just wants visitors to sign in.
Ziyaretcilerin kayıt olmasını istiyor.
Harvey will sign whatever I put in front of him.
Harvey önüne ne koyarsan imzalayacaktır.
You want me to sign over all my shares in Zetrov over to you.
Zetrov'daki bütün hisselerimi sana devretmemi mi istiyorsun?
No sign she left in a hurry.
Alelacele çıkmış gibi de değil.
French authorities have dispatched hundreds of search boats, looking for any sign of life amidst the wreckage in the water below.
Fransız yetkililer, suyun altındaki enkazın içinde yaşam belirtisi araması için yüzlerce arama botu sevk etti.
If you sign it you get to stay in school.
İmzalayın ve okulda kalın.
You come in with a stupid smile and you sign yourself a death sentence.
Nikah salonuna gelir ve aptalca bir gülümsemeyle ölüm fermanını imzalarsın.
That's the international sign of someone going up in a helicopter.
Bu birisinin helikoptere bindiğini gösteren uluslararası bir işaret.
Why don't you sign this now, and I'll save you what I can and then drop it in the mail tomorrow?
Neden sen şimdi bunu imzalamıyorsun ben de ne kurtarabileceğime bir bakıp yarın postalarım.
But it is also a sign... of the birth of the most destructive entity in the Universe.
Ancak, aynı zamanda da bir işaret. Evrendeki en şiddetli varlığın doğuşu.
Now, remember the time we did it in sign language?
İşaret diliyle yaptığımız zamanı hatırlıyor musunuz?
And I'm telling you that I didn't sign up for Animal Farm in space.
Ben de sana uzayda geçen bir Hayvanlar Çiftliği için buraya gelmediğimi söylüyorum.
If you want to be in the movie, you have to know how to sign.
Bu filimde olmak istiyorsan işaret dilini öğrenmek zorundasın. Pekâlâ.
No sign of a break in, the windows are fine the door was locked.
Zorla giriş izi ve pencerelerde sorun yoktu kapı kilitliydi.
Again, there's no sign of break-in.
Yine zorla giriş izi yok.
I've found that those who understand something as detailed as that are also proficient in sign language.
Bir şeyi ayrıntılı olarak anlayan bu kişilerin işaret dilinde de uzman olduklarını öğrendim.
Look, if you get in a jam, just bow your head and make the sign of the cross.
Bak, eğer içeride sıkışırsan sadece başını eğ ve istavroz çıkar.
Maybe it's a sign meeting her in Berlin.
Berlin'de onunla karşılaşmam belki de bir işarettir.
In order to pay my tax bill, I had to sign on to do a movie,
Vergilerimi ödeyebilmek için bir film anlaşmasını imzalamak zorunda kaldım.
Emma's mom wants to put Emma up for adoption and for Ben to sign away his rights.
Annesi, Emma'yı evlatlık vermek istiyor bunun için de Ben'in hakkını feragat etmesini istiyor.
Sign this statement of facts, agree to say these words out loud in front of a judge, and you have chosen life.
Bu ifadeyi imzala, bunları hakimin önünde de yüksek sesle söyle. Ve yaşamayı seçmiş ol.
First officers on the scene found sign of a struggle in the kitchen and in the master bedroom.
Olay yerine gelen ilk memurlar, mutfakta ve ebeveyn yatak odasında boğuşma izleri bulmuşlar.
And, I don't know, maybe in a few weeks, I'll tell her the label liked it and wants to sign me.
Ve belki bir kaç haftaya da şirketin beğenip anlaşma istediğini söylerim...
They didn't find anything on Becca, and there's no sign of a break-in.
Becca'yla alakalı hiçbir şey bulamadılar ve içeri girildiğine dair hiçbir iz yok.
It can also be a sign that Lightning McQueen is about to get his ass kicked.
Ayrıca Şimşek McQuenn'in yakında kıçına tekmeyi... yiyeceğinin göstergesi de olabilir.
There's no sign of a struggle in here.
Burada boğuşma izi yok.
Sign-in sheet says she walks in at 8 : 40.
Kayıtlarda 8.40'da çıktığı yazıyor.
In September? We tried to get the stop sign or the flashing light?
Dur levhası koydurtmaya çalışmıştık hani ya da ışıklı levha işte.
I have a spare apostrophe here I'm more than happy to bring down to you, it's just it doesn't really belong in the sign.
Elimde fazladan bir kesme işareti var ve sana gayet seve seve ucuza veririm. Sadece tabelaya hiç gerekli değil.
Sure, no-one's coming in to the shop, because they think I've shrimped on the sign.
- Dükkana kimse gelmiyor çünkü tabelamı demode buluyorlar. - Tamam.
What in the hell...? Shh, shh. ... and I headed for the corner, and then, um, some other car ran the stop sign, almost hit me.
Bu ne demek ve köşeye yönelmiştim sonra başka bir araba trafik işaretini ezdi ve neredeyse bana çarpıyordu.
Stashed her in his car, and then tore through the stop sign.
Kızı arabaya sakladı ve dur işaretini parçaladı.
Well, despite what the sign says out front, if you came here'cause of an emergency, you're in the wrong place.
Tabelada yazdığının aksine, acil bir şey için geliyorsan yanlış yerdesin.
If he doesn't sign that form, I'll challenge him in the courts.
- Söyle ona eğer formu imzalamazsa ona dava açacağım.
The sign on the door may say "Captain", but it's been a long time since you were in charge of this precinct.
Senin kapının üzerinde "Yüzbaşı" yazabilir, Uzun zamandan beri bu karakoldan sorumlu olmuş olabilirsin.
That's a given. I mean, you know, a sign of good faith, Probably a half-a-million-dollar buy-in,
İyi niyet göstergesi olarak yarım milyon dolar iyi olacaktır.
Please don't forget to sign our petition to help keep Diego Flores in the country.
Diego Flores'ın ülkede kalmasını sağlamak için dilekçelerinizi imzalamayı unutmayın.
A beautiful, smart woman ends up in my pool, naked, it's hard not to take that as a sign from God.
Ama bak şimdi ama çok güzel ve akıllı bir kadın çıplak şekilde havuzuma girince bunu tanrıdan bir işaret olarak almamak zordur.
So we think Octavio rented a car in L.A.... no sign of it at the motel.
- Octavio'nun arabayı Los Angeles'ten kiraladığını düşünüyoruz... otelde ondan hiç bir iz yok.
It took 5 minutes to sign up and 19 years in the business world to prepare.
Kayıt olması beş dakikamı, buna hazırlanması ise on dokuz yıllık kariyerimi aldı.
Just, just sign right here... Wait! What are you doing in here?
Dikkatimi dağıtmayacağım.
We're all going to be together in the dark, watching The Sign of the Cross, a movie full of fire, sex, and the death of Christians.
Karanlıkta, hepimiz toplanıp Haç İşareti filmini izleyeceğiz. Bu film ; alevler, sevişmeler ve birçok Hristiyanın ölümüyle dolu.
Why don't you just hang a sign on the door - - "sting in progress"?
Onun yerine kapıya "harekat var" yazısı assaydın ya?
There's no sign of Nix in here.
- Nix'ten hiç iz yok burada.
She was attacked in her home and now there's no sign of her.
Evinde saldırıya uğramış ve kendisinden iz yok.
- Hey, now that we're best friends, I was wondering if you guys would sign my phone books and then rip'em in half for me.
Hey, şimdi en iyi arkadaşlar olduğumuza göre, acaba telefon rehberlerimi imzalayıp ve sonra yırtabilir misiniz diye merak ediyorum.
- I have to sign her in.
Eski tarz yani? - Girişini yapmalıyım.
I checked the perimeter, there's no sign of a break-in.
Etrafı kolaçan ettim, kapı zorlanmamış.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]