English phrases | Russian phrases | Turkish phrases
Translate.vc / English → Turkish / [ S ] / Sure i did

Sure i did translate Turkish

2,292 parallel translation
- Sure I did.
Kesinlikle zorundayım.
Because he didn't get them. Uh, if you asked me to do it, I'm sure I did it.
Eğer göndermemi istediysen, eminim göndermişimdir.
To make sure I did not make a mistake, or left a blank space to add something after he went away.
Bir hata yapmadığımdan ya da o gittikten sonra başka bir şey ekleyebileyim diye boşluk bırakmadığımdan emin olmak için.
To make sure I did not make a mistake, or left a blank space to add something after he went away.
Hata yapmadığımda ve o gittikten sonra başka bir şey eklemeyeceğimden emin olmak için.
Look, all I did was make sure they put him behind bars.
Benim tek yaptığım onun içeriye girdiğinden emin olmaktı.
I'm sure you did better at the Hitler youth rally.
Hitler Gençlik Kolu'nda daha başarılı olurdun eminim.
- I sure did.
- Kesinlikle yaptım.
I sure as hell did.
Ben de çok değiştim.
I'm sure you did.
Eminim öyledir.
- Oh, yeah.Sure, I did.
- Evet, tabii ki bildirdim.
Sure, I did.
Tabii ki bunu düşündüm.
I sure did!
Kesinlikle!
- Yeah, yeah, I sure did.
Evet, evet, bendim.
I am sure he respects what you did.
Senin yaptıklarına saygı duyduğuna eminim.
Sure did. Did I go online and look up poisons that can't be detected in an autopsy?
İnternette girip otopsilerde bulunamayacak zehirlere baktım mı?
I'm sure Vex did it, But no one there is gonna tell me the truth.
Eminim Vex yaptı ama oradaki kimse bana gerçeği söylemiyor.
I'm not sure we did Greenland a favor by discovering it.
Grönland'ı keşfetmekle onlara iyilik yapmadık bence.
Yeah, looking back, I'm not sure why he did it.
Şimdi düşünüyorum da, niye yaptı anlayamıyorum.
I'll make sure you never forget her. And what she did for you.
Onu ve senin için yaptığı şeyi asla unutmamanı sağlayacağım.
I'm sure they did, but now we know that Mrs. Archer chose to take the suspect home, instead of taking him to Social Services like she should have. We need to try to figure out why.
Eminim taramışlardır, ama artık Bayan Archer'ın şüpheliyi sosyal hizmetlere vermek yerine eve götürdüğünü biliyoruz, bunun nedenini bulmalıyız.
I am sure you did not expect me to hit you on the head with the TV.
Kafana televizyon ile vurmamı beklemediğinden eminim.
I'm sure you did, Grunhilda.
- Yaptığına eminim Grunhilda.
I even sent you to Dr. Nussbaum for therapy, and he told me that I should let you keep your little friend because he made you happy, and he was sure that one day he would leave, and thank God he did.
Seni terapi için Dr. Nussbaum'a bile göndermiştim, arkadaşlığa devam etmenize müsaade etmemi söylemişti çünkü seni mutlu ediyordu, bir gün gideceğinden emindi ve tanrıya şükür ki gitti.
But if you do see him again, do the same thing you did before. Call 911 and we'll come back to make sure you're okay.
Ama eğer onu yine görürseniz daha önce yaptığınızın aynısını yapıp, 911'i arayın tekrar geri gelip, iyi olup olmadığınıza bakarız.
I sure did.
- Elbette.
I just don't know for sure he did it.
Sadece onun yaptığından emin değilim.
I'm sure you did all you could.
– Elinden geleni yaptığına eminim.
Right, right, yes, I'm sure, but just don't use all your energy, cos you did say that eight hours ago, and it wasn't "now", and I don't wanna be a doubting Thomas, but...
Eminim öyledir. Bütün enerjini kullanma, çünkü aynı şeyi sekiz saat önce de söylemiştin. Şüpheci Thomas gibi olmak istemem ama...
No, but I sure as heck did get some really awesome lessons where I got to fly over Los Angeles.
Hayır, ama gerçekten mükemmel dersler aldım Los Angeles'ın üstünde uçtum.
We did put in a special effort, though I'm not sure it will suit your tastes.
İyi bir yemek hazırlamak istedim. Umarım hoşunuza gider.
I'm sure you heard me. I did hear you. But I wonder if I heard right.
Duydum, fakat doğru duymamış olmalıyım.
Ahh! I did. Sure.
Demiştim, haklısın.
And make sure he was conscious while I did.
Ve bunu yaparken aklının başında olmasını sağlardım.
Besides, I'm not even sure she did have a big breakup.
Ayrıca, büyük bir ayrılık yaşadı mı emin değilim.
I'm sure he did.
Eminim ki kalmıştır.
I'm sure there's a reason why he did all this.
Böyle yapmasının bir sebebi olduğuna eminim.
Oh, sure, I went to school and did the best I could but nothing seemed to matter.
Tabii okula gidip, elimden geleni yapmayı ihmal etmedim fakat hiçbir şey ilgimi çekmiyordu.
Yeah, I did a little bit of that back then, sure.
Evet, bunu yaptığımı söyleyebilirm, elbette.
I am sure that they did not want to be in this war, and I am especially sure that they did not want their family and houses burnt to the ground by you Northern heathens
Bu savaşa girmeyi de istemediler. Ailelerinin yanmasını da istemediler
Did you say 50, 000 dollars? I sure did. 50, 000 Confederate.
50 bin dolar mı?
- I really did hit one. - Sure, Hiccup.
- Gerçekten bir tane vurdum.
I'm almost sure she did it on purpose.
Bile bile yaptığından neredeyse eminim.
I sure did. Thanks.
Ben onu gördüm, teşekkürler
Oh, I think you sure did it, honey buns.
Çok güzel yapmışsın tatlım.
Yeah, well, I'm not sure how well I did that.
Evet, bunu nasıl yaptığımdan emin değilim.
We sure all laughed when I played the surveillance tapes at the station. We all did.
Karakolda güvenlik kamerası görüntülerini izlerken hepimiz güldük.
- Why, I'm sure, so he did.
Evet, mutlaka göstermiştir.
- I want to make sure she did.
- Onun yaptığından emin olmak istiyorum.
I'm sure she did.
Hiç şaşırmadım.
I'm sure it did.
Keşke olsa
I'm sure you seduced him, just like you did me.
Eminim onu da, tıpkı beni baştan çıkardığın gibi, baştan çıkarmışsındır.

© 2017 - 2024 Translate.vc | [email protected]